Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6036 K.2025/4235

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/6036 📋 K. 2025/4235 📅 27.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/6036 E.  ,  2025/4235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/785 E., 2023/133 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Dairemiz tarafından bozulmuş olup; bozma ilâmında "Davacı tarfından dava konusu edilen taşınmaz bölümünün ................ köyünde maki komisyonunca yapılan çalışmalar sonucunda makiye ayrıldığı, daha sonra 7 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca 27.10.1951 tarihinde 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'na (4753 sayılı Kanun) göre tevzi edilerek 1952 tarihli ve 22 sıra numaralı kök tapunun oluşturulduğu, bilahare 1 ada 72 numaralı tevzi parseli oluşturularak 22.000 m² yüzölçümüyle 1952 tarihli ve 89 sıra numarasıyla ................... adına tapuya bağlandığı, anılan tevzi tapusuna isabet eden taşınmazın bir kısmının 163 ada 141 parsel numarasıyla tevzi tapusuna dayanılarak gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, bir kısmının ise yörede 1996 yılında ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde bırakıldığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; dava konusu edilen taşınmazın tevzi tapusu kapsamında kalan ve bilirkişi raporunda (C) ve (Z) harfi ile gösterilen bölümlerinin maki komisyonunca 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun'a (5653 sayılı Kanun)
Göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olup, İlk Derece Mahkemesince, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı kararı uyarınca, tevzi tapusu kapsamında kalan taşınmaz bölümleri yönünden davanın kabulüne ve bu bölümler hakkındaki orman kadastro komisyonu işleminin iptali ile orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak devam eden yargılama neticesinde bozma ilâmındaki gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile 02.02.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu krokisinde (C) ve (Z) harfi ile gösterilen tevzi tapusu kapsamında kalan taşınmaz bölümleri hakkındaki orman kadastro komisyonu işleminin iptaline ve orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş olup; hüküm, davalı ... İdaresi vekili ve davanın kabulüne karar verildiği halde kısmen kabulüne denilerek yaratılan çelişkinin düzeltilmesi istemiyle davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Orman Kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1939 yılında yapılan ancak ilân edilmediği için kesinleşmeyen orman kadastrosu, daha sonra 1951 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen makiye ayırma işlemi, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılıp 26.07.1996 tarihinde ilân edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve (2/B) uygulaması ile daha sonra 2007 yılında 4999 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışması vardır. Arazi Kadastrosu 2006-2007 yıllarında yapılmıştır.
1. Davalı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler aşağıdaki husus dışında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin tüm ve davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği halde, kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulması ayrıca, hükme esas alınan raporun tarihin hatalı belirtilmiş olması ve dava konusu olmadığı halde tutanak aslı dosyada bulunan 163 ada 141 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan usule göre kesinleştirme işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ise de bu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin 7. fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,
2. Davacı vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazının (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ''1'' numaralı bendinde geçen "kısmen" ifadesinin hükümden çıkarılmasına; yine aynı bentte geçen "02.02.2018" ifadesinin çıkartılarak yerine "27.01.2018" ifadesinin yazılmasına ve ''1'' numaralı bendinin sonuna "Dava konusu olmadığı halde tutanak aslı dosyada bulunan 163 ada 141 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan usule göre kesinleştirme işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
27.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.