Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1830 K.2025/4190

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1830 📋 K. 2025/4190 📅 27.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/1830 E.  ,  2025/4190 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/1 E., 2022/21 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar ... ve arkadaşları, .............ilçesi ...köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan sınırlarını belirttikleri taşınmazların adlarına tescili istemiyle; davacı Hazine vekili ise, aynı taşınmazların Hazine adına tescili ve adı geçenlerin bu taşınmazlara yapmış oldukları müdahalenin önlenmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı dava açmışlardır.
Asliye Hukuk dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; asıl davanın davacısı ...'nun açmış olduğu davanın kabulü ile fen bilirkişisi ...........nın 14.01.2010 tarihli krokisinde (J) harfi ile gösterilen 6.719,65 metrekarelik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline; birleşen 2008/441 Esas sayılı dava dosyası davacısı ...'in davasının reddine; birleşen 2008/463 Esas sayılı dava dosyası davacısı ... in açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile aynı rapor ve haritada (N) harfi ile gösterilen 4.224,63 metrekarelik kısmın davacı... adına tesciline; birleşen 2008/462 Esas sayılı dosyası davacısı...........'ın davasının kabulü ile aynı rapor ve haritada (M) harfi ile gösterilen 4.876,08 metrekarelik kısmın davacı... adına tapuya tesciline; birleşen 2009/11 Esas sayılı dava dosyası davacı Hazinenin açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile aynı rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 747,95 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 4.138,61 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 41.15,47 metrekare, (D) harfi ile gösterilen 3.883,62 metrekare, (E) harfi ile gösterilen 1.918,76 metrekare, (F) harfi ile gösterilen 1.706,68 metrekare, (G) harfi ile gösterilen 683,50 metrekare, (H) harfi ile gösterilen 3.455,03 metrekare, (K) harfi ile gösterilen 3.083,69 metrekare, (L) harfi ile gösterilen 3.178,95 metrekare, (I) harfi ile gösterilen 1.626,89 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin davacı Hazine adına tapuya tesciline, davalılar ..........., ............., ..........., ..., ........... ve ...........'ın bu yerlere müdahalesinin önlenmesine, (K) harfi ile gösterilen yerde bulunan ..................'e ait evin kal'ine; davacı - davalı ...'ya karşı açılan men'i müdahale davasının reddine, fen bilirkişisi ...........'nın 14.01.2010 tarihli krokisinde (M), (N) ve (J) harfleri ile gösterilen kısme yönelik açılan tescil, meni'i müdahale ve kal davasının reddine, fen bilirkişisi .................'nın 14.01.2010 tarihli krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davacı... vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 19.11.2013 tarihli ve 2013/155514 - 16974 Esas, Karar sayılı ilamıyla onandıktan sonra, davalı - davacı Hazine vekili tarafından fen bilirkişi raporunda (J), (N) ve (M) harfleriyle gösterilen sırasıyla 6.719.65, 4.224.63 ve 4.876,08 metrekare yüzölçümlü alanlara hasren karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; "... hüküm tarihinden sonra ancak temyiz incelemesinden önce (Nisan 2013 tarihinde) bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanun'un geçici 8. maddesine dayalı olarak (tesis kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında) kadastro çalışmasının yapıldığı ve çekişmeli taşınmazlar hakkında da eldeki dava nedeniyle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit tutanaklarının düzenlendiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların Mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlendiği, Mahkemece, karar düzeltme talebine konu (J), (N), (M) harfleriyle gösterilen ve sırasıyla 6.719.65, 4.224,63 ve 4.876,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki dava yönüyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerektiği ..." gerekçesiyle, karar düzeltme talebi kabul edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda, görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılması üzerine Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... fen bilirkişi raporunda (J) harfi ile gösterilen kısmın kadastro sırasında.............ilçesi ...köyü çalışma alanında bulunan 874 parsel sayılı 6.421,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz olduğu ve genel mahkemede dava konusu olmasına rağmen Hazine adına tespit edildiği, dava konusu taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanımı için, imar ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıl süre ile nizasız ve fasılasız bir şekilde kullanımın gerektiği, davacının dava konusu taşınmazı ...........'den aldığını iddia ettiği ancak mahalli bilirkişilerin tamamının dava konusu yerin ... ile alakası olmadığını beyan ettikleri, dava konusu taşınmazın imar ihya işleminin 2012 yılında tamamlandığı, davacının davasını 2008 yılında açtığı taşınmazın zilyetlik yolu ile kazanımı için kanunun aradığı sürenin oluşmadığı, yine dava konusu taşınmazın davacı tarafından ...........'den aldığının da ispat edilemeyip, bu yerin ............ ile alakasının olmadığının tespit edildiği, dava konusu taşınmaz üzerindeki seranın ........... tarafından yaptırıldığının mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılmış olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 874 parsel sayılı taşınmazın 6.421,66 m2 yüzölçümlü olarak ve tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet sera .......... oğlu ..............’e aittir" ibaresinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.