Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2015 K.2025/4123
8. Hukuk Dairesi 2024/2015 E. , 2025/4123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/876 E., 2023/1342 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/387 E., 2020/308 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından ise katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; .................Mahallesi 65 parsel sayılı taşınmazın kadimden beri davacının zilyetliğinde olduğunu, bitişiğindeki 68 parseldeki metruk evin davacıya ait olduğunu, ancak kadastro tespitleri sırasında taşınmaz tescil harici bırakılarak 65 parsel numarası ile Hazine adına yazıldığını, oysa bu parselde davacının zeytin bahçesi bulunduğunu, etrafının kuru duvarla çevrili olduğunu, imar ve ihya şartlarının tamam olduğunu, davacının bu taşınmazda 1961 yılından beri zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında davacı, dava konusu taşınmazın 101 ada 65 parsel olduğunu beyan etmiş ve ayrıca davacının, aynı davalılara karşı aynı sebeplerle, 101 ada 52 parsel no.lu taşınmaza yönelik olarak açmış olduğu dava, eldeki dava ile birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... 1990 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu arazilerin tarımsal amaçlı işlenmediğinin tespit edildiği, keşif tarihi itibarıyla davaya konu arazilerin zirai açıdan üzerinde henüz genç zeytin ağaçlarının bulunduğu, imar ve ihyasının henüz tamamlandığı, taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan önce imar ve ihyasının tamamlanmadığı ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava tarihi itibarıyla dava konusu parsellerin imar ve ihyasının tamamlandıktan sonra geçen sürenin 20 yıllık zilliyet koşullarını taşımadığı, davacı lehine kazandırıcı zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak hükmün 4. maddesinde düzenlenen vekalet ücretinin hangi davalıya verilmesi gerektiği belirtilmeden hatalı biçimde "davalıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmasının, dava konusu parsellerin tapu kayıtlarında malik Hazine olup diğer davalılar hakkında husumetten redde yönelik hüküm kurulması gerekirken herhangi bir hüküm kurulmamasının ve davanın ve birleşen davanın reddine yönelik karar verilmesi gerekirken "Davanın Reddine" şeklinde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu ..." gerekçesi ile istinaf talebinin kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve birleşen davanın ... yönünden esastan reddine, davanın ve birleşen davanın davalılar Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... yönünden husumetten reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.140,98 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ... vekilinin, katılma yoluyla vekalet ücretine yönelik temyiz talebinin değerlendirilmesinde; eldeki davada, davalı ... vekili tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmemiş ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz edilmiştir.
Davacı, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığına ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm kamu düzenine aykırılık nedeni ile düzeltilmiş olup, işbu karar ile de davalı ... taraf aleyhine yeni bir durum oluşturulmadığına göre, davacının Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Bu itibarla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki yazılı gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19/2. maddesi, "Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir." hükmünü ihtiva etmekte olup, bu yasa maddesi, sahibi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına imkan sağlamaktadır.
Eldeki davada; İlk Derece Mahkemesinin, her iki taşınmaz yönünden, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı yönündeki kabulü yerinde ise de, dosya içeriğine göre, 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 101 ada 65 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının içerisinde bulunduğu belirtilene, 40 - 50 yaşlarında 3, 10 - 15 yaşlarında 90, 7 - 8 yaşlarında 10 adet zeytin ve 10 - 15 yaşlarında 1 adet incir ağacının davacıya ait olduğu anlaşılmakta olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince davacının talebinin "muhdesat" talebini de kapsadığı düşünülerek taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilen, davacı tarafından dikilen ağaçların yaşları da belirtilerek davacıya ait olduğu hususunun 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının (2) nolu bendinde yer alan "esastan reddine" ifadesinin hüküm yerinden çıkarılmasına ve "Davanın ve birleşen davanın davalı ... yönünden" ibaresinden sonra gelmez üzere "Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; a. Mersin ili Anamur ilçesi Karadere mahallesi 101 Ada 65 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine '08.01.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazın B harfi ile gösterilen kısmının içerisinde bulunan 40-50 yaşlarında 3, 10-15 yaşlarında 90, 7-8 yaşlarında 10 adet zeytin ve 10-15 yaşlarında 1 adet incir ağacının ...'a (TCKN:.............8) aittir' şerhinin yazılmasına; b. Fazlaya dair istemin reddine; c. 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına" ibaresinin eklenmesineve Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.