Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5049 K.2025/4092
8. Hukuk Dairesi 2023/5049 E. , 2025/4092 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/367 E., 2022/273 K.
KARAR : Davanın reddi
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında 1975 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu yeride içine alacak şekilde 81 no.lu parsel tapulama parseli olarak tespit edilerek haritasına işlenmiş, Orman İdaresinin itirazı üzerine, komisyon kararı ile 81 no.lu parselin orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, ancak 81 no.lu parsel, 1979 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarında tahdidin dışında bırakılmış, 1984 yılında tapulama harici yerlerin tescili işlemi sırasında dava konusu taşınmazın bir bölümü ile tescil harici bırakılan taşınmazlar 1030 parsel numarası ile Karatepe Devlet ormanı olarak tapuya tescil edilmiş, 2010 yılında yörede 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulama çalışmaları başlatılmış, davalı yerin de kısmen içinde bulunduğu 1030 parsel, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Davacı irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne çekişmeli 81 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2020/3689 Esas, 2021/1930 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, zilyetlikten edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Dava, Hazine ve Orman İdaresi aleyhine açılmış İğdir Köyü Tüzel Kişiliği yargılama sırasında davaya dahil edilmiş olup, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca davalı köyün tüzel kişiliği kalktığı için, mahalle olarak bağlı olduğu Gürsu İlçe Belediye Başkanlığı ve Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin de davada taraf olması gerektiği gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca dava konusu taşınmazın 1030 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde mi yoksa tescil harici bırakılan alanda mı kaldığı belirlenmemiştir. Hükümde 81 nolu parselin davacı adına tesciline karar verilmiş ise de komisyon kararı ile 81 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle tescil harici bırakıldığı halen bu parsel numarasında bir parsel bulunmadığı dikkate alındığında hükmün bu haliyle infazının mümkün olmadığı, kaldı ki 2013 yılında yapılan keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporunda davacının talebinin eski 81 nolu parselin tamamına yönelik olmadığı (A) harfi ile gösterilen 2.902,00 metrekarelik bölümüne ilişkin olduğu da dikkate alınmamıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle, 6360 sayılı Kanun uyarınca Bursa İli'nin mülki sınırlarının büyükşehir belediyesi sınırı olarak belirlendiği, büyükşehir sınırlarındaki köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliklerinin sona erdiği dikkate alınarak, ... ve ...'nı davaya dahil etmesi için davacıya süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalıdır. Daha sonra eski 81 nolu parselin kadastro paftası ile 1030 parsel sayılı taşınmazın çapı getirilerek davacının talep ettiği bölümün tescil harici alanda kalıp kalmadığı belirlenerek davanın tapu iptali ve tescil davası olarak mı, yoksa tapusuz taşınmazın tescili istemine mi ilişkin olduğu belirlenerek, davanın niteliğine göre gerekli bilgi ve belgeler toplanarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının reddine, davaya konu ... köyü 1215 parsel sayılı taşınmazın 20.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.890,80 m²'lik kısmının ifrazı ile tarla vasfı ile Hazine adına tescili ile taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2B uygulaması ile orman sınırlarının dışına çıkarıldığının ve davacının kullanımında olduğunun tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; gerçek kişi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında dava konusu edilen (B) harfli alanın keşifte belirlenen toplam değeri üzerinden noksan harç tamamlattırıldığına ve dava reddedildiğine göre, reddedilen alanın keşifte belirlenen dava tarihindeki değeri olan 138.940,47 TL üzerinden davalı Hazine lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Temyiz itirazlarının, yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan "Taraf vekilleri lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına," ibarelerinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine "Davalı Hazine kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.140 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine'ye verilmesine, diğer davalı vekilleri lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ...'ye iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.