Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1563 K.2025/4121

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1563 📋 K. 2025/4121 📅 26.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1563 E.  ,  2025/4121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/219 E., 2023/193 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı, davacı vekili ile davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ................... beldesi .............. Mahallesinde yer alan, sınırlarını dilekçesinde tarif ettiği yaklaşık 12.000 metrekare yüzölçümündeki tapusuz taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının lehine oluştuğunu öne sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine dair önceki karar, davacının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/3779 Esas, 2021/2971 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... orman kadastrosu evrakları ve komşu taşınmazların evrakları incelenmeden eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğu belirtilerek, yeniden yapılacak keşifle uygulamaya ve araştırmaya dayalı, imar ihya ve zilyetlik süresini belirtir şekilde bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... kesinleşen orman kadastrosuna göre 26.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile betimlenen alanın orman sınırları dışında, (D) harfi ile betimlenen alanın orman sınırları içinde, (C) harfi ile betimlenen alanın orman sınırları dışında, (B) harfi ile betimlenen alanın orman sınırları dışında ve ....................Mahallesi 403 ada 1 (eski 212) parsel numarasında tapuya kayıtlı bulunan taşınmazın kapsamı içinde kaldığı, hava fotoğraflarından dava konusu taşınmazın 1982 ile 1992 yılları arasında tarımsal amaçla kullanıldığı, taşınmazın davacının babası ve davacının 1990 yılı ve sonrasında zilyetlikleri altında bulunduğu, dava konusu taşınmazdaki davacının zilyetliğinin tarımsal faaliyette bulunma şeklinde ekonomik amaca uygun olarak sürdürüldüğü ..." gerekçesi ile (A) ve (C) harfleri ile betimlenen alanların çalışma alanı içinde bulunan son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (D) harfi ile betimlenen ve (B) harfi ile betimlenen alanlara ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 529,50 TL'nin temyiz eden davacıya istek halinde iadesine iadesine,Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.