Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2490 K.2025/4084

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2490 📋 K. 2025/4084 📅 26.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2490 E.  ,  2025/4084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1012 E., 2024/166 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/239 E., 2021/160 K.
Taraflar arasındaki orman olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Hatay 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı ...vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ...vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli................. Mahallesi .............mevkii 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosunun 1982 yılında yapıldığı, yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan ve 05.11.2009 ila 05.05.2010 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına göre dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı, bu tespite karşı davalı tarafından itiraz edildiği, itirazın Hatay Kadastro Mahkemesinin 2010/5 Esas, 2010/38 Karar sayılı ilamı ile sonuçlandırılarak davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 2011/2066 Esas, 2011/5196 Karar sayılı ilamı ile onanarak karar düzeltme aşamasını müteakiben 03.10.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ............... Mahallesinde orman kadastro ve 2/B maddesi uygulamalarına ait kadastro çalışmaları yapılarak 05.11.2009 tarihinde askıya çıkarılarak ilan edildiğini, itiraz sonrasında Hatay Kadastro Mahkemesince davanın reddine karar verilerek Yargıtay incelemesinden geçerek 03.10.2011 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen orman sınırları içinde kalan yerlerdeki tapu kayıtlarının hukuki değer taşımayacağının Yargıtay kararlarında belirtildiğini, davalının da bu hususu bildiğini, her ne kadar davalı elinde tapu bulunduğunu belirtmiş ise de bu tapunun hukuki geçerliliğini yitirdiğini belirterek davalı adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiş, davalı ...vekili davanın reddini savunmuştur.
Dava, orman olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu olan yerin, kesinleşmiş olan orman kadastrosuna ve memleket haritalarına göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; ............. mevkii 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı ...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kaldığı dikkate alındığında özel mülke konu olamayacağı açık olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.