Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5342 K.2025/4079

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5342 📋 K. 2025/4079 📅 26.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/5342 E.  ,  2025/4079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1064 E., 2023/1018 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/83 Esas, 2022/84 Karar
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalılar Hazine, Orman İdaresi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile, kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalılar Hazine, Orman İdaresi vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu........................Mahallesinde 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılan ve 19.06.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi, 1964 yılında yapılan tapulama çalışması ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 19.11.2015 tarihinde ilan edilen, aplikasyon, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ve tüm bu ormanlarda yapılan 2/B madde uygulaması yapıldığı, çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakıldığı, taşınmazın bulunduğu... Mahallesinde 10.05.2023 tarihinde güncelleme çalışması yapıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın mülkiyet hanesi boş bırakılarak tespitinin yapıldığı ve 11.01.2024 tarihinde İzmir Kadastro Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ................. ilçesi... Mahallesinde bulunan yaklaşık 1.000 metrekare miktarındaki tapusuz taşınmazın, davacının bayiileri ile birlikte dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandan beri tarım arazisi olarak nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı ve davacı yararına zilyetlikten mülkiyet edinme koşulları gerçekleştiğinden taşınmazın davacı adına tescilini istemiş; davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu............... ilçesi... köyünde yer alan taşınmazın orman sınırı dışında kaldığı, öncesi maki bitki örtüsü ile kaplı olan meyili toprak muhafaza karakteri taşımayan, orman sayılmayan yerlerden olduğu, bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1039,27 metrekarelik bölümün 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında çayır, mera vasfında olmadığı, davacı lehine zilyetlikten edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu .................. ilçesi... köyü Harmanyeri mevkinde bulunan batısı yol ve sonrası 169 parsel, kuzeyi yol, doğusu kısmen tapusuz tarla kısmen 2/B arazisi, güneyi yol yani karatekeli caddesi ile çevrili olan bilirkişilerin 02.12.2021 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.039,562 metrekare miktarındaki taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalılar Hazine, Orman İdaresi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu edilen taşınmazın, dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandır davacı ve bayiileri tarafından tarım arazisi olarak nizasız, fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı ve davacı lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararı isabetli olup, davanın niteliği gereği yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, davacıdan harç alınmaması ve yasal hasım olmalarına rağmen davalı kurumlar aleyhine yargılama giderleri yüklenmesi ve dahili davalı ... İdaresinin sıfatının, karar başlığında ihbar olunan olarak gösterilmesi isabetsiz ise de; bu eksiklikler yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı Hazine, davalı ... İdaresi ve davalı ... Belediyesi vekillerinin istinaf itirazlarının bu yönlerden kabulü ile kararın kaldırılıp düzeltilmesine, davanın kabulü ile, .................... Mahallesinde bulunan ve teknik bilirkişilerce düzenlenen 03.12.2021 havale tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 1.039,562 metrekarelik kısmın tarla niteliği ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılarak davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine yönelik olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) İlk Derece Mahkemesince görülmesi gerekir. Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 4 üncü fıkrasına göre, Kadastro Mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevi sona erer. 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tesbiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.”. Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinde de bu tür yerler için kadastro tespit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur. Kadastro Kanunu'nun 26/C madde hükmüne göre ise, "Kadastro mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca kadastro mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlar.”
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda; tapusuz taşınmazın tesciline ilişkin dava istinaf incelemesinde iken, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kanuna göre 2023 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı ve dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 10.05.2023 tarihinde kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince; uyuşmazlıkta görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması ve dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı şerhi verilip Kadastro Mahkemesinde yargılama yapılması için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak görevsizlik hükmü kurulması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye ya da görevli Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekli olup, yanlış değerlendirme ile davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu kabul edilerek işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca temyiz olunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.