Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3405 K.2025/4094
8. Hukuk Dairesi 2024/3405 E. , 2025/4094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1249 E., 2024/87 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/55 E., 2018/483 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyü 229 parsel sayılı ve 9.329.050 m² yüzölçümlü taşınmazın kapsadığı alanın öncesinde Mayıs 1325 tarihli ve 71 ila 80 sıra sayılı kayıtlarda 23/40 hissesi muhtelif kişilere ve 17/40 hissesinin ise Hazineye ait müşterek tapulu arazi olduğu; 1926 yılında Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinde taksim ve ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve taşınmazın tarımsal nitelikli 878.564 m²'lik kısmının bölünerek taksimine ve taşlık-çalılık nitelikli 22.201.202 m²'lik bölümünün satılarak ortaklığın giderilmesine hükmedildiği; kararın Yargıtay'dan geçerek kesinleştiği; Hazine'nin satışından sonra oluşan temel tapunun 2 yıl sonra (1946 yılında) Devlet ormanı sınırları içine alındığı; tahdidin kesinleşmesinden 5 yıl sonra taşınmazın makilik olarak ayrıldığı; orman sınırları dışına çıkarılmadığı; davacı tapu maliklerinin kayden malik sıfatıyla taşınmaz üzerinde tasarrufları devam ederken 1975 yılında yapılan çalışmada taşınmazın orman sayılmayan makilik olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 29.05.1975 tarihli tutanakla kesinleşerek 229 parsel ve çevresini kapsayan alana 4 parsel numarası verildiği; orman rejimi dışına çıkarma işlemi kesinleştikten 18 yıl sonra Antalya Kadastro Mahkemesinin 1988/302 Esas, 1994/2476 Karar sayılı dosyasında 4 no.lu parselin haritasında renk değişikliği yapılarak doğuda kalan 5.202.698 m²'lik bölümü (590 parsel) kırmızı renkle 2/B'lik alan olarak, batıda kalan (229 parsel) bölümü sarı renkle maliki olarak değerlendirildiği; 4 no.lu parselin batı kesimin oluşturan 229 parsel bölümü için yapılan maki değerlendirmesinin, Yargıtay Büyük Genel Kurulu kararı karşısında yok hükmünde olması nedeniyle bu bölümün de kesinleşen Mahkeme kararına dayanarak 590 parsel bölümü gibi 2/B lik alan olarak değerlendirilmesi gerektiği; Kadastro Mahkemesinin iptal kararının, 229 parsel alanının 1964 yılı itibarıyla orman sayılan yerlerden, 1976 yılında ise orman rejimi dışına çıkarılan 2/B'lik alan olduğunu gösterdiği; aynı dava dosyasında bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan özel parselasyon haritasında 32.898,00 m² alanlı 114 parselin 1/2 hissesinin davacının tapusu kapsamında kaldığını belirlediği; Yargıtay tarafından 229 parseli bölümünün de 2/B'lik alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini kesin bir dille ifade ettiği; ...229 parselin tamamı 2/B kapsamında kaldığından orman dışına çıkarılarak Hazine adına tespit gördüğü ve fakat ikiye ifraz edildikten sonra 590 parselin 2/B olarak, 229 parselin makilik olarak değerlendirildiği; davacılar ait taşınmazın 229 parsel içinde kaldığı ve herhangi bir revizyon görmediği; tapu kütüğüne 2/B lik alan şerhi konulmadığından kullanım kadastrosuna açılmadığı ve davacı tapu maliklerinin 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu'nun (6292 sayılı Kanun) doğan haklardan mahrum edildiği iddiasıyla, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı tapusunun iptaliyle 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca 4.848,70 m²'sinin davacı adına tesciline, kabul edilmediği veya kısmen kabul edildiği takdirde fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere şimdilik 15.000,00 TL taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ettiği... 229 parselin 4.848,7 m²'lik kısmının parselin hangi bölümü olduğunun ölçekli olarak belirtilmediğini, ...229 parselin 9.329.050 m² ise bu bütün tapunun hangi kısmının dava konusu edildiğinin ölçeklendirilerek belirtilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde dava edilen kısmın dava değerinin düşük gösterildiğini, davanın kabulü veya reddi halinde vekalet ücretinin belirlenebilmesi için dava değerinin tespiti gerektiğini, dava konusu edilen parselin son imar parseli olup olmadığının, davacı tarafın davayı açmakta aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, revizyon görüp yeni imar parsellerine dönüşmüş ise son imar parseline dava açılması gerektiğini, bölgede aynı hukuki sebeplere dayalı olarak davalı İdare aleyhine çok sayıda tapu iptali ve tazminat davası açıldığını, davacının dayandığı tapu kayıtları... 229 parsele kadastro işlemleri sırasında uygulandığını, Hazine adına tespit edilerek açılan davalar sonucunda davacının iddialarının yerin olmadığını, dayanak yapılan tapu kaydının dava konusu 229 parsel no.lu taşınmaza uymadığı, başka taşınmazlara uygulanarak tedavül gördüğü, diğer kadastro işlemleri ile hukuki değerini yitirdiğini gibi sebeplerle davaların yerinde görülmeyerek Hazine adına tescil verilen kararların Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek dava konusu yerin belirlenmesi ile davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil olmazsa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Dosya içeriği ve Antalya Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas, 2005/5 Karar sayılı dava dosyasındaki belgelerden; ............ (........)’de 1964 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 229 parsel sayılı taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulunduğundan kadastro dışı bırakıldığı, 1975 yılında yapılıp 20.10.1975 tarihinde ilan edilen, itirazlı yerlerde ise 23.05.1980 tarihinde ilanı yapılan 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1980 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında makilik niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, itirazları kadastro komisyonunca reddedilen bir kısım davacıların kazandırıcı zamanaşımı zillyetliğine, bir kısmının 2.000 dönüm (1.838.000 m2) yüzöçümlü Mayıs 1325 tarihli 71 ila 80 ve 136 ila 141 sıra nolu sicilden gelen tapu kayıtlarına tutunarak dava açtıkları, Antalya Tapulama Mahkemesince 1980 yılında yapılan kadastronun ikinci kadastro olduğu gerekçesiyle 229 parsele ilişkin tespitin iptaline karar verildiği, temyiz üzerine 16. Hukuk Dairesince bozulduğu, bozmaya uyulduktan sonra Antalya Kadastro Mahkemesinin 1988/302 E. - 1994/2476 K. sayılı ilamıyla 229 parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi uyarınca makilik alan niteliğinde olduğu belirtilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, orman sınırları dışına çıkarma işleminin 1744 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapıldığından anılan Kanun'un 2.maddesi uyarınca tapulu arazilerin sahiplerine iade edilmesi gerektiği, orman rejimi dışına çıkarılan yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gerekçesiyle 229 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 21.06.1994 tarihli raporda (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile işaretlenen kesimlerinin Hazine adına tapuya tesciline, keşif krokisinde 89 ve 90 parsel numaraları ile belirtilen sırasıyla 89.784 m2-100.952 m2 yüzölçümlü bölümlerinin eldeki davacıların murisleri olan .......... ve paydaşları adlarına tapuya tesciline, diğer yerlerin ise dava dışı kişiler adlarına tapuya tesciline karar verildiği, temyiz üzerine 16. Hukuk Dairesince kişiler adlarına tescile karar verilen kesimler yönünden araştırma bozması yapıldığı, Hazine adına tescile karar verilen bölümler yönünden onandığı, Antalya Kadastro Mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra 1996/27 E. - 1997/151 K. sayılı ilamla aynı gerekçelerle aynı yönde hüküm kurulduğu, temyiz üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulduğu, Antalya Kadastro Mahkemesince bu kez 1999/285 E. - 1999/292 K. sayılı ilamla direnme kararı verildiği, HGK’nın direnme kararını bozması üzerine Antalya Kadastro Mahkemesinin 2004/1-2005/5 K. sayılı ilamla dayanak tapu kayıtlarının Mayıs 1325 tarih 71 ila 80 ve 136 ila 141 sıra nolu sicilden geldikleri, kök tapuların 2.000 dönüm (1.838.000 m2) olan miktarının Hazinenin de taraf olduğu ortaklığın giderilmesi davasıyla 22.201.202 m2 olarak belirlenmiş ise de anılan dava yüzölçüm artırılması davası olmadığından Hazineyi bağlamayacağı, tapu kayıtlarının ilk tesisindeki miktara (2.000 dönüm) itibar edilmesi gerektiği, miktarından fazlasıyla Koyunlu Köyünde bulunan 3.931.926 m2 yüzölçümlü dava dışı parsellere revizyon gördüğü gerekçesiyle davacıların davalarının reddine, 229 parselin 4.126.352m2 yüzölçümlü olarak makilik niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, temyiz ve karar düzeltme isteklerinin Yargıtay 7. Hukuk Dairesince reddedilerek 01.07.2008 tarihinde kesinleştiği, anılan davada 229 parsel yönünden dayanılan tapu kayıtlarının kökü olan Mayıs 1325 tarih 71 ila 80 ve 136 ila 141 sıra nolu tapu kayıtlarının miktarının 2.000 dönüm (1.838.000 m2) yüzöçümlü olduğu, maliklerinin gerçek kişiler ile eşhası menkuleye izafeten Hazine olduğu, bir kısım tapu malikleri tarafından diğer tapu malikleri gerçek kişiler ile Hazine taraf gösterilerek açılan ortaklığın giderilmesi davası üzerine Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.01.1940 tarih 15/1 sayılı kararı ile Mayıs 1325 tarih 71 ila 80 ve 136 ila 141 sıra nolu tapu kayıtlarının kapsadığı alanın 23.079.766 m2 olduğuna, 878.564 m2'sinin tarım arazi niteliğinde olduğundan taksimine, geriye kalan 22.201.202 m2 yüzölçümlü bölümünün tarıma elverişli olmadığından satılarak ortaklığın giderilmesine karar verildiği, 878.564 m2 yüzöçümlü tarıma elverişli taşınmazın taksimle 28 parçaya ayrıldığı, Hazinenin payına karşılık olarak ayrılan 353.815 m2 yüzöçümlü taşınmazın iskanen ...köyünde bulunan göçmenlere dağıtıldığı, tarıma elverişsiz 22.201.202 m2 yüzöçümlü taşınmazın ihale ile satılarak alıcıları... ve ...adlarına 13.04.1944 tarih 118 sıra nolu tapu kaydının oluştuğu, anılan tapunun ifraz edildiği, 17.578.632 m2 yüzölçümlü kesiminin 29.04.1958 tarih 30 sıra numarasıyla ...ve... adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı iken yine ifraz edildiği, 3.913.685 m2 yüzölçümlü kesiminin Koyunlar Köyünde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında revizyon gördüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 14.06.1968 gün Tasarruf Dairesi Başkanlığının 4.1.10.4/451 sayılı emirleri uyarınca 307.500 m2 yüzölçümlü kesiminin orman olarak ayrıldığı ve 30.07.1968 tarih 6 sıra nolu tapunun Hazine adına oluştuğu, anılan tapunun...’de yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 230 sayılı orman parseline revizyon gördüğü, 13.357.447 m2 yüzöçümlü bölümünün ...ve... adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı iken tapu maliklerinin rızai taksim yaptıkları, bir kesimini yola terk ettikleri, gerisini 113 parçaya ayırdıkları, 30.07.1968 tarih 8 ila 120 sıra nolu ifraz tapularının oluştuğu, ifraz haritasında 1 ila 10, 15 ila 33, 37 ila 46, 49 ila 55, 57 ila 67 ve 115 numaralı yerlerin ... köyünde bulunan parsellere revizyon gördüğü, ifraz haritasındaki 11 ila 14, 34, 35, 36, 47, 48, 56, 68 ila 114 nolu yerlerin ise... 229 parsel içinde kaldığı, davacıların dayandıkları 09.09.1977 tarih 8 ve 12 sıra nolu tapu kayıtlarının kök Mayıs 1325 tarih 71 ila 80 ve 136 ila 141 sıra nolu tapulardan ifrazlar ve satın alma yoluyla oluştuğu, 09.09.1977 tarih 8 sıra nolu tapu kaydının ifraz haritasındaki 89 nolu yere, 09.09.1977 tarih 12 sıra nolu tapu kaydının ise ifraz haritasındaki 90 nolu yere ilişkin olduğu, 89 ve 90 nolu yerlerin de 229 parsel içinde kaldıkları anlaşıldığına, bu durumda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşen Antalya Kadastro Mahkemesinin 2004/1-2005/5 K. sayılı ilamıyla davacılara ait tapu kaydının kökü olan Mayıs 1325 tarih 71 ila 80 ve 136 ila 141 sıra nolu tapu kayıtlarının ilk tesisindeki miktarına (1.838.000 m2) itibar edilip, miktarından fazlasıyla da dava dışı parsellere revizyon gördüğü belirlendiğine göre..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.