Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5126 K.2025/3923
8. Hukuk Dairesi 2024/5126 E. , 2025/3923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/208 E., 2021/598 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/766 E., 2017/598 K.
Taraflar arasındaki 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun (2981 sayılı Kanun) 10/b maddesi uyarınca yapılan kadastro uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmiş, duruşma istemi değerden reddedilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1969 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında .................Mahallesi 1429 ada 80 parsel sayılı 3.3389,00 metrekare taşınmaz tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı ... ve paydaşları adına tespit edilerek kesinleşmiş, taşınmazın 302/3302 payı 29.06.1978 tarihinde davacıların murisi ... adına tescil edilmiştir.
2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca 1991 yılında yapılan kadastro uygulaması ile .............Mahalle 3943 ada 2, 3, 4 ve 5, 3941 ada 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar oluşturularak kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve ................, 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca yapılan uygulama ile miras bırakanlarına ait olan pay tapu kaydına değer verilmediğini ileri sürerek 23.10.2012 tarihinde dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi; “üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak Valilik veya belediyelerin talebi üzerine: 1-Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak, 2-Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak, Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir” şeklinde düzenlenmiş olup, yapılan işlem kadastro işlemi olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde; “kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı” düzenlenmiş olması karşısında dava şartı olarak resen dikkate alınması gereken hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı anlaşıldığından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.