Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4275 K.2025/3924
8. Hukuk Dairesi 2024/4275 E. , 2025/3924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/424 E., 2024/668 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/112 E., 2022/14 K.
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, bir kısım müdahiller yönünden görevsizliğe karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili, dahili davalı...Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ...mirasçısı ... vekili, davalı ................ mirasçıları ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ... mirasçıları ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince istinaf harcı ve istinaf gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle dahili davalı...Genel Müdürlüğü vekili ile davalılar ... ve arkadaşları vekilinin, istinaf gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ... ...mirasçısı ... vekilinin istinaf başvurusu yapmamış sayılmalarına, istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... .......... mirasçısı ...'ın istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekili ve davalı ... ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalılar/dahili davacılar/asli müdahil ... vd. vekili, katılma yoluyla ... vd. vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı istinaf harcı ve istinaf gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı usulüne uygun istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını süresinde usulüne uygun istinaf etmeyen davalı ... ve arkadaşları vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Katılma yoluyla temyiz eden davalı ... vd. vekilinin adli yardım talebinin kabulü ile, davalı Hazine vekilinin gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında .............. köyü 546 parsel sayılı 2.464.250,00 m², 547 parsel sayılı 41.000,00 m², 548 parsel sayılı 55.000,00 m² ve 549 parsel sayılı 1.089.000 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları, vergi kayıtları, irsen intikal, pay satışı, noter satış senedi ve muvafakat nedeniyle ... ve paydaşları adlarına tespit edilmiştir.
1974/57 Esas sayılı dosyada davacılar ..., ... ve ... noterden pay satın almaya,
1974/54 Esas sayılı dosyada davacı .......... ile ... ve ... ihale yoluyla ve haricen pay satın almaya
1974/53 Esas sayılı dosyada davacı ..., noterden pay satın almaya ve zilyetliğe,
1974/56 Esas sayılı dosyada davacı ... ve ... tapu kaydına ve zilyetliğe,
1974/55 Esas sayılı dosyada davacı ... .............tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Kadastro tespitinden sonra Afşin Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1974/80 Esas sayılı dosyada ............. Hazine ve ........... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine men'i müdahale davası açmış olup İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine Kadastro Mahkemesi'nin 1976/34 Esasına kaydedilmiştir.
Aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle 1974/57 Esas sayılı dosyasında birleştirilerek yargılama yapılmıştır.
Afşin Kadastro Mahkemesi'nin 1974/57 Esas sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılama sırasında Elbistan Kadastro Mahkemesine devir edilmiş ve Elbistan Kadastro Mahkemesinin 2013/112 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Yargılama sırasında müdahil ..., müdahil ..., ... ve ..., müdahil ..., müdahil ..., müdahil ..., müdahil ..., müdahil ..., müdahil ..., müdahil ..., müdahil ..., ... ve ..., müdahil ..., müdahil ..., müdahil ............, müdahil ... ve ... ile müdahil ... ayrı ayrı miras yoluyla gelen hakka, harici pay satın almaya ve zilyetliğe dayanarak müdahil ...........Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi muhtar .........., taşınmazların bir bölümünün köy merası olduğunu öne sürerek davaya katılmışlardır.
Davalı ..., yargılama sırasında davacılar ... ve ... ile davacı ... tarafından açılan davalarda davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı ...'ın, asıl dosya davacıları .........., .......... ve ... ve murisleri ...'ın ... mirasçılarından bir kısmının paylarını satın aldıkları, satış senetleriyle sabit olduğu, davacılar ............. ve ...'ın ... adına tespit olunan payları ihale yolu ile, ... adına tespit olunan payları taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve dava yolu ile, ... adına tespit olunan payları taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve ibra yolu ile, kardeşleri ................, ..., ... ve ... adına tespit olunan payları ise hisse devir sözleşmesi ve satış senedi ile satın aldıkları ancak ............... ve .............. adına tespit olunan payları satın aldıklarına dair herhangi bir delil ibraz edemedikleri, davacı ... ...........'ın dava konusu taşınmazların tamamında tapu kaydındaki hisseleri oranında pay sahibi olduğu, davacılardan ...... ve ...'ın dava konusu taşınmazlar yönünden iddia etmelerine rağmen tapu kaydı ibraz edemedikleri, davacı ...'ın Hazineye yönelik dava yönünden herhangi bir delil sunmadığı ve keşifler sırasında müdahale edilen yeri gösteremediği, mirasçılardan ... ...'ın, ..., ... ve ...'in taşınmaz üzerindeki payları tapu yolu ile satın aldığı, kadastro tespit tarihi itibarıyla intikal görmeyen eski tarihli tapu kayıtlarının hukuken geçerliğini yitirdiğinden ve Hazine dosyada taraf olduğundan hukuken geçerli olmayan payların Hazine adına tapuya kayıt ve tescile karar verilmesi gerektiği, müdahil ...'nın 549 parsel numaralı taşınmaz sınırları içerisinde kendisine ait taşınmaz bulunduğunu iddia etmiş ise de, keşifte uygulanan tapu kayıtlarında taşınmazların sınırlarının tespit edilemediği, keşifte bulunmadığı ve sınırlarını göstermediği, herhangi delilde ileri sürmediği, müdahiller ...kızı ..., ..., ..., ..., müdahil ... kızı ..., ... oğlu ..., müdahil ...oğlu ..., müdahil ...’ın, müdahil ... kızı ..., müdahil ..., müdahil ...ve ..., müdahil ..., ..., müdahil ... ..., ..., ..., aynı zamanda dosyanın tarafı veya mirasçıları olduğu, müdahil davacı mirasçısı...ın ..., ..., ..., ........., ... talepleri, davacı mirasçısı ...’ın ...’a yönelik talebi, müdahil ... ve ...’ın ... ...’a yönelik talepleri, müdahil ...’ın eşi ...’a yönelik talebi, davacı ...’ın eşi ...’a yönelik talebi, müdahil ...’ın ..., ... ..., ..., ..., ..., ...’a yönelik talepleri, müdahil davacı mirasçıları ...’ın ..., ... ..., ..., ...’a yönelik, müdahil davacı mirasçısı ...’ın ............... ve ...... ile ..., ... ile ...’e yönelik talepleri ve davaları yönünden satın alma, bağışlama ve devir işlemlerinin tapulama tespitinden sonra ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 40. maddesinde belirtilen usul ve esaslar gözetilmeden yapıldığı, kadastro tespitinden sonra adı geçen müdahiller tarafından yapılan işlemler yönünden Mahkemenin görevsiz olduğu" gerekçesiyle davacılar ..., ... ve ...’ın davasının kısmen kabulüne, birleşen 1976/34 Esas sayılı dosya davacısı ...’ın davasının reddine, birleşen 1974/55 Esas sayılı dosya davacısı ...................'ın davasının kısmen kabulüne, birleşen 1974/54 Esas sayılı dosya davacıları ..., ... ve ...’ın davasının kısmen kabulüne, birleşen 1975/53 Esas sayılı dosya davacısı ...’ın davasının kısmen kabulüne, birleşen 1974/56 Esas sayılı dosya davacıları ... ve ...’ın davalarının reddine, Kahramanmaraş Tapulama Bölge Müdürlüğünün 27.03.1973 tarih ve 1973/57 no.lu komisyon kararının iptaline, dava konusu 546 ve 547 numaralı parsellerin tamamı ile 548 parsel numaralı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 18.505,14 m² ve (C) harfi ile gösterilen 4.526,28 m²'lik kısmın, 549 parsel numaralı taşınmazın (D ) harfi ile gösterilen 947.273,87 m² ve ( G ) harfi ile gösterilen 35.287,22 m²'lik kısmın tamamı 1.788.272.640.000 pay kabul edilerek hüküm yerinde payları gösterilen ve adları belirtilen kişiler adlarına, 84549104640 payın ise Hazine adına tapuya tesciline, harita mühendisi fen bilirkişisi ................tarafından düzenlenen 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide 548 parsel no.lu parsel üzerinde (B) harfi ile gösterilen 32.200,04 m² 'lik kısım ile, 549 no.lu parsel üzerinde (E) harfi ile gösterilen 12.435,90 m² ve (F) harfi ile gösterilen 92514,19 m²'lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numaraları verilmek sureti ile "kanal" vasfında...Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline, bu bölümlerin adı geçenler ve mirasçıları adına mülkiyetin tespitine, müdahil ...’nın davasının reddine, müdahiller ...kızı ..., ..., ..., ..., müdahil ... kızı ..., ... oğlu ..., müdahil ...oğlu ..., müdahil ...’ın, müdahil ... kızı ..., müdahil ..., müdahil ...ve ..., müdahil ..., ..., müdahil ... ..., ..., ..., aynı zamanda dosyanın tarafı veya mirasçıları olduğundan talepleri esas hakkında değerlendirildiğinden talep ve davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, müdahil davacı mirasçısı...ın ..., ..., ..., ......................, ..., talepleri, davacı mirasçısı ...’ın ...’a yönelik talebi, müdahil ... ve ...’ın ... ...’a yönelik talepleri, müdahil ...’ın eşi ...’a yönelik talebi, davacı ...’ın eşi ...’a yönelik talebi, müdahil ...’ın ..., ... ..., ....... ..., ......... ..., ............ ..., ...’a yönelik talepleri, müdahil davacı mirasçıları ...’ın ..., ... ..., ..., ...’a yönelik, müdahil davacı mirasçısı ...’ın .............. ve ..... ile ..., ... ile ................’e yönelik talepleri ve davaları yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükme karşı davalı Hazine vekili, davalı ... ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili, davalı ... ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede tapu kaydına dayalı olarak tespiti yapılan taşınmazlarda taraflar arasında noter sözleşmeleri ile yapılan satışlar dikkate alınarak hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte tedavül görmeyen paylara ilişkin tapu kayıtlarının hukuki kıymetini yitirdiğine dair değerlendirme yapılarak bir kısım tapu kayıtlarının ihtiva ettiği payların Hazine adına tesciline dair karar verilmiş ise de hüküm dosya kapsamı ile uyumlu değildir.
Şöyle ki; Hazinenin taraf sıfatı yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınmazlar kadastro tespiti sırasında gerçek kişiler adına tapu kaydına dayalı olarak tespit edilmiş, davacı gerçek kişiler tarafından asıl ve birleşen davalar tespite itirazen açılmıştır. Hazine kadastro tespit tarihinden sonra açılan birleşen 1976/34 Esas sayılı elatmanın önlenmesi davası nedeniyle davalı olarak dosyada yer almaktadır. Yargılama sırasında Hazine vekilince davaya müdahale talebinde bulunulmadığı gibi, eldeki dava Genel Mahkemeden aktarılan ve 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereği re'sen araştırma ilkesine tabi olan davalardan da değildir. Hal böyleyken usulünce açılmış bir dava veya müdahale talebi bulunmayan Hazine lehine hüküm kurulması bu yönüyle doğru değildir.
Hazine lehine verilen pay yönünden esasa yönelik incelemede ise; tapu kaydına dayalı olarak tespiti yapılan taşınmazlarda tapu kayıtlarının hukuki kıymetini yitirmesine dair kanuni düzenleme 3402 sayılı Kanun'un 13/B-c maddesinde şu şekilde ifade edilmiştir: " Kayıt sahibi yirmi yıl önce ölmüş veya gaipliğine hüküm verilmiş veyahut tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur." Tapu sicili zilyetliğe karine ise de üçüncü kişilerin uzun süre bir kimsenin taşınmazı üzerindeki zilyetliğini sürdürmesi nedeniyle ortaya çıkan fiili duruma kanun koyucu üstünlük tanımak suretiyle taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olabileceğini öngörmüştür. İlk Derece Mahkemesince Hazinenin kanun koyucunun kastettiği anlamda taşınmaza zilyet olamayacağı dikkate alınmaksızın tapu kaydının tedavül etmeyen paylar yönünden Hazine lehine hukuki kıymetini yitirdiğinin kabulü doğru olmamıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş bir kısım tedavül etmeyen pay tapu kayıtlarının Hazine lehine hukuki kıymetini yitirmeyeceği kabul edilerek tapu kayıt malikleri lehine pay dağıtılmak suretiyle, davacılar ve davalıların miras yoluyla intikal eden ve satın alarak sahip oldukları pay oranları hesaplanarak, pay satışı yapan mirasçıların miras bırakanlarının ölüm tarihine göre taşınmazın müşterek veya elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup olmadığı da dikkate alınarak terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan tapu kayıt maliklerinin terekeye göre üçüncü kişi konumunda olan kişilere pay devirlerinin geçerli olmayacağı da gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerekir.
Davalı ... ... mirasçılarının bu yönleri amaçlayan temyiz taleplerinin kabulü ile dosya kapsamı ile uyumlu olmayan değerlendirme yapılarak karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma nedenine göre Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Davalı ... ... mirasçılarının 2 no.lu bentte belirtilen temyiz taleplerinin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.