Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3625 K.2025/3903
8. Hukuk Dairesi 2022/3625 E. , 2025/3903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2010/7 E., 2021/48 K.
DAVA : Kadastro (Tespite İtiraza İlişkin)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ..., davacı - davalılar ... ve ... vekili tarafından ve davacı - davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; masraf yokluğu nedeniyle duruşma talebinin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
.......................köyü / Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 15, 16 ve 108 parsel sayılı 13.100, 16.850 ve 16.650 metrekare yüzölçümdeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, sırasıyla ...oğlu ... , ...oğlu ... ve ...oğlu... ve ...oğlu ... adına, 14 parsel sayılı 48.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...oğulları ... ve ... ile...oğlu ... adlarına tespit edilmiştir.
İtirazları komisyonca reddedilen davacılar ... ve arkadaşları mirasçılık sıfatlarına, davacılar ... ve ... ise, taşınmazın müstakilen kendilerine ait olduğu iddiasına dayanarak, ........................köyü / Mahallesi 14 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescili talebiyle dava açmışlar ve kadastro tespitinden önce ... ve ... tarafından, ..........., ...ve ..................... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış bulunan men'i müdahale davası, dava konusu taşınmazlar hakkında tapulama tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Tapulama Mahkemesine devir edilmiş ve yargılama sırasında müdahiller ..., ...................... ve ..., taşınmazlarda hakları bulunduklarını öne sürerek davaya katılmışlardır.
İtirazları komisyonca reddedilen davacılar - katılanlar ... ve arkadaşları, tapu ve vergi kayıtlarına; davacılar - katılanlar ... ve arkadaşları ise, mirasçılık sıfatlarına dayanarak, ...................... / Mahallesi 15, 16 ve 108 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince, ................köyü / Mahallesi 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen 09.10.1989 tarihli ilk karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.11.1990 tarihli ilamıyla; ''... mahallinde yeniden keşif yapılarak tarafların dayandığı K.Sani 288 tarih 142 sıra numaralı tapu kaydı ve gittileri uygulanmak suretiyle kapsamının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığının etraflıca sorularak saptanması, tapu kaydının, taşınmazı tamamını ya da bir bölümünü kapsaması halinde davacı ve davalılara, tapu kaydının ilk maliki ...bin ...ile akrabalık bağlarının ispatı için imkan verilmesi, tarafların tapu kayıt maliki ile akrabalık bağlarının bulunmadığı belirlendiği takdirde, malikin ölüm tarihi, tapu kaydının intikali ve taşınmazın kullanım durumu nazara alınarak kaydın hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği üzerinde durulması, teknik bilirkişiye kayıt kapsamını gösterir kroki düzenlettirilmesi, toplanan delillerin tespit tutanağındaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılması ..." gereğine; ....................../ Mahallesi 15, 16 ve 108 sayılı parseller hakkında verilen 04.09.1990 tarihli ilk karar ise, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.02.1992 tarihli ilamıyla; "... bir kısım davacıların dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının revizyon durumu araştırılarak, varsa revizyon gördükleri parseller ile 15, 16 ve 108 parsel sayılı taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler katılımı ile yeniden keşif yapılarak, dayanılan tapu ve vergi kayıtları uygulanmak suretiyle kapsamlarının belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kaldığı ve kimin ne zamanda beri kullandığı, tarafların murisine ait ise, ölümünden sonra terekesinin usulüne göre paylaşılıp, paylaşılmadığının saptanması, uzun süre kullanımın harici taksimin karinesi olduğunun ve paylaşmada eşitliğin zorunlu bulunmadığının göz önünde tutulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamlarına uyularak ve .................köyü / Mahallesi 14 parsel hakkındaki dava ile diğer parseller hakkındaki davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda, 30.01.2018 tarihli ve 1992/286 Esas, 2008/6 Karar sayılı kararla verilen, çekişme konusu 14, 15, 16 ve 108 sayılı parsellerin ...oğlu ... ve ... mirasçıları ile...oğlu ... (aynı zamanda...mirasçısı) adına hisseleri oranında tesciline dair ikinci hüküm, davacı (karşı davalı) ... mirasçıları, ........, ..........,................ ............., ... ile ...oğlu ... mirasçısı ... ve ...oğlu ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.06.2009 tarihli ve 2008/6366 Esas 2009/4210 Karar sayılı ilamıyla; ''... İlk derece mahkemesince Kasım 1954 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ve tapu kaydına göre tesis edilen 1937 tarih ve 68 tahrir numaralı vergi kaydının çekişmeli parsellerin tamamını kapsadığı ve tapu maliklerinin zilyet olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için yeterli bulunmadığı, bozma ilamlarına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediği, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktessap hak oluşacağı, bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, çekişme konusu 14 sayılı parselin 15.11.1954 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak ve ...evlatları ..., ... ve sonradan tapu hisse tedavülü nazara alınarak ..............., ...ve...oğlu ... adlarına, 15 sayılı parselin irsen ve taksimen intikal ile 25 yılı aşkın zilyet bulunduğundan ...oğlu ... ...adlarına, 16 sayılı parselin aynı nedenle ...oğlu ............. adına ve 108 sayılı parselin de yine aynı nedenle eşit paylarla ...oğlu...........ve ...oğlu ........adlarına tespit edilmiş olduğu, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği halde taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kaldığı, kimin tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususlarının olarak araştırılmadığı, bozma ilamından önce yapılan keşifte taşınmazların kök muris ...' (halk arasında bilinen adı ile ............) dan mirasçıları........, ...ve ..........’e kaldığı, bu şahısların ölümleri ile de mirasçılarının zilyet bulunduğu beyan edildiği halde, son keşifte taşınmazların 14 sayılı parsele uygulanan tapu ile davacıların dayandığı vergi kaydı malikleri ..........,........... ve ...’ya atalarından intikal ile, bildiklerinden beri zilyet olduğunun, diğer parsel tespit maliklerinin zilyetliğinin bulunmadığının ifade edilmiş olması nedeniyle zilyetlik hususunda alınan beyanlar ve bu beyanlar ile tutanak içeriği arasında çelişki oluştuğu, ancak bu bu çelişkinin giderilmediği, 20.01.1984 tarihli keşif zabtında 14 sayılı parsel tespit maliki ve tapu kaydı maliklerinden ...'nun, 15, 16 ve 108 sayılı parsellerde zilyetliğinin bulunmadığı, ancak tapusunun kapsamında kaldığı için dava açtığı şeklindeki imzalı beyanının zilyetlik hususunda bağlayıcı olup olmadığının da değerlendirilmemiş olduğu, komşu 12 sayılı parsele uygulanan 72 tahrir numaralı vergi kaydının güney hududunda taşınmazları '........... iken ...............' olarak okuduğu halde sözü edilen ......’in kim olduğunun da araştırılmadığı, yine bozma kararında belirtildiği halde, davacı ve karşı davalıların dayanağını oluşturan tapu kaydının intikali, maliklerin ölüm tarihi ve kullanım durumuna göre hukuki kıymetini koruyup korumadığı hususlarının araştırılmamış olduğu, tespit bilirkişilerin nüfus kayıt örnekleri getirtilerek ölü olduklarının belgelendirilmediği, davacı tarafın dayandığı K.Sani 288 tarih 142 sıra numaralı sicilden gelen tedavülleri Kasım 1954 tarih 4 ve Kasım 1964 tarih ve 4 sıra numaralı tapular olan tapu kaydının 'İbrahim' sınırı dava konusu 16 sayılı parsel olarak gösterilmiş ise de komşu 18 ve 19 sayılı parsellere uygulanan vergi kaydının.......... oğlu ...ve ...oğlu ...adlarına kayıtlı olduğu, tapu kaydının uygulanan diğer hudutları da nazara alındığında güneydeki ark sınırının açık kaldığı anlaşıldığından tapu kaydının sabit sınırlarla taşınmazları kapsamadığı hususunun değerlendirilmemiş olduğu, zilyetlik hususunda yetersiz beyanlara itibar edilerek hüküm kurulduğu açıklanarak, doğru sonuca varılabilmesi için, bozma ilamından önce 20.01.1984 tarihinde yapılan keşiflerde dinlenen ve son keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklar ile sağ oldukları nüfus kayıt örneğinden tespit edilen tespit bilirkişilerinin katılımı ile taşınmazın başında yeniden keşif yapılması, keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taraflar arasında isim ve soy isim benzerliği bulunması nedeniyle adları da belirtilerek kimlerin zilyet olduğu, komşu 12 sayılı parsele uygulanan vergi kaydının taşınmazlar yönünü neden ' iken ...' okuduğu hususlarının etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınması, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının beyanları arasındaki ve önceki beyanlar arasındaki çelişkinın giderilmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsellere uygulanan kayıtlarla denetlenmesi, beyanların tutanağa aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, çekişme konusu taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parsellere uygulanan kayıtların taşınmazlar yönünü kim olarak okuduğu üzerinde durulması, 14 sayılı parsele uyduğu kabul edilen 1937 tarih ve 68 tahrir numaralı vergi kaydı hudutları taşınmazları kapsasa bile vergi kaydının tapu kaydına göre oluşturulduğu ve davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının tüm hudutlarının taşınmazları çevrelemediği ve tapu kaydı taşınmazı sabit sınırlarla kapsamadığından miktarı ile geçerli olduğunun düşünülmesi, kayıt miktar fazlası yönünden zilyetlikle mülk edinme şartlarının kim veya kimler lehine gerçekleştiğinin araştırılması, zilyetlik hususunda tapu maliki ...’nun keşifteki beyanının değerlendirilmesi, Kasım 1954 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren intikallerinin, maliklerinin ölüm tarihleri ve taşınmazlar üzerindeki zilyetlik durumu nazara alınarak kaydın hukuki değerini kaybedip kaybetmediği üzerinde durulması, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir kapsamlı rapor ve kroki düzenlettirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması ...'' gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... dava konusu taşınmazlardan 14 numaralı parselin tapulama tespitinin K.sani 1288 tarih 142 numaralı sicilden gelen tapu kaydına istinaden yapıldığı, tapu kaydının ilk maliki olan ...oğlu ...un ölüm tarihinin kesin olarak tespit edilemediği, ancak nüfus tahririnden önce öldüğünün anlaşıldığı, tesis kayıt maliki ...oğlu .........' un Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/528 Esas sayılı veraset ilamındaki ...oğlu ...olduğu, bir kısım davacının iddiasına esas ...oğlu ...un ise başka bir ...oğlu ...olup buna ilişkin olarak Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/423 Esas sayılı veraset ilamının bulunduğu, 1971/423 Esas sayılı veraset ilamındaki bir kısım mirasçı tarafından Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/528 Esas sayılı veraset ilamının iptal edilmesi için Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 1984/431 Esas sayılı davanın reddedilerek kesinleştiği, netice itibarıyla bu kişilerin tapu kayıt maliki ...oğlu ...un yasal mirasçıları olmadıklarının sabit olduğu, tapu kaydının tesisinden sonra ilk kez 1954 yılında tedavül gördüğü ve ilk tesis kayıt malikinin ölümünden itibaren ilk tedavüle kadar 20 yıldan fazla zaman geçtiği, bu sebeple tapu kaydının hukuki kıymetinin incelenmesi gerektiği, ancak tapu kaydının malikinin ölümünden itibaren 20 yıl boyunca tedavül görmemesinin tek başına tapu kaydının hukuki kıymetini yitireceği anlamına da gelmediği, tesis kayıt malikinin ölümünden sonra mirasçıları adına oluşan tedavül kaydına kadar geçen süre zarfında tesis kayıt malikinin mirasçıları dışındaki üçüncü bir kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının sağlandığına dair dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi, belge, delil olmadığından tesis kayıt maliki ...oğlu ...mirasçıları dışında üçüncü kişi lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-c maddesi uyarınca kazandırıcı koşulların gerçekleşmediği, bu sebeple tespite esas tapu kaydının hukuki kıymetini haiz olduğunun kabulü gerektiği, mahallinde icra edilen keşiflerden anlaşılacağı üzere kaydın '.............' hududu dışındaki hudutlarının nizalı 14 numaralı parsele ait olduğu, hudutlardaki ........' ın doğu hududundaki parselin maliki evveli olduğu, tapu kaydına istinaden ihdas edilen 68 tahrir numaralı vergi kaydının doğu hududunda okunan '.......' nın ise kaydın ihdas tarihi itibaryla doğu hududundaki parselin malikini okuduğu, tapu kaydının ...............hududunun da kuzeydeki parselin maliki evveli olduğu, vergi kaydının aynı hududunda okunan 'Mehmet' in ise kaydın ihdas tarihi itibari ile kuzey hududundaki parselin malikini okuduğu, tapu kaydının '...........' okuyan hududu olarak ise dava konusu taşınmazlardan 15, 16, 108 sayılı parsellerin bulunduğu yön olan güney hududunu okuduğunun kabul edilmesi gerektiği, zira mahallinde ilk icra edilen keşifte de mahalli bilirkişi beyanından anlaşılacağı üzere aynı sonuca varıldığı, bunun dışında civar parsellerin tespitlerine esas alınan kayıtlarda da aynı 'Halil' hududunun mevcut olduğu, vergi kaydında ise bu hududun 'Çeltik Arkı' okuyarak evveliyatta mevcut olup bilahare kapanan arkı okuduğu, civar parsellerden kuzeydeki 9 ile 12 numaralı parsellerin tespitlerine esas alınan 72 tahrir numaralı vergi kaydının nizalı parselin bulunduğu yönü ......okumakla doğru okuduğu, doğudaki 17, 18, 19 numaralı parsellerin tespitlerine esas alınan 1 tahrir 100 hesap numaralı vergi kaydının nizalı parselin bulunduğu yönü '.............' okumakla doğru okuduğu, batıdaki 13 numaralı ve yolun ötesindeki 5 numaralı parselin tespitine esas alınan 70 tahrir numaralı vergi kaydının nizalı parselin bulunduğu yönü "....... ve .............." okumakla doğru okuduğu, tapu kaydının başkaca bir parsele revizyon görmediği de göz önüne alınarak yukarıdaki bilgiler doğrultusunda tespite esas alınan nizalı 14 numaralı parsele ait olduğunun kabul edilmesi gerektiği, tapu kaydının dört hududunun birden şahıs tarlası okumasına rağmen 'İbrahim' hududu bilinemediğinden kaydın gayrisabit hudutlu kabul edilmesi gerektiği, gayrisabit hudutlu kayıtların da 3402 sayılı Kadastro Kanunu madde 20/C uyarınca miktarları ile geçerli olacağından K.sani 1288 tarih 142 numaralı sicilden gelen kaydın miktarı olan 18.380 metrekare ile geçerli olacağı, bu durumda tespitine esas alınan 14 numaralı parselde dahi kayıt miktar fazlası bulunduğundan tapu kaydının nizalı 15, 16, 108 numaralı parselleri de kapsadığı kabul edilemeyeceği, miktar fazlası yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda ise bu parsel yönünden mahallinde icra edilen ilk keşifte ...oğulları ...ile...'in uzun yıllardır parseli tasarruf ettikleri, hatta babaları...'in de zamanında öküzler ile bu parseli sürdüğüne ilişkin tanık beyanının da mevcut olduğu, bu itibarla tapu kayıt miktar fazlası yönünden tapulama tespit tarihi itibarıyla ...oğulları ...ve...lehine zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden kazanım koşullarının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği, ...'in zilyetliğinin bulunmadığını beyan ettiği taşınmazların 15, 16, 108 numaralı parsellere ilişkin olup tapu kaydına istinaden tespiti yapılan 14 numaralı parselle ilgili olmadığı, dosya arasında mevcut müzekkere cevaplarından da anlaşılacağı üzere ... köyünde bu şahısların senetsizden - belgesizden edinimlerinin de bulunmadığı, 14 numaralı parsel için bir kısım davacının - asli müdahilin iddiasına esas kayıtların ise bir kısmının dava dışı civar parsellere revizyon gördüğü, bir kısmının ise civardaki parsellerin de ötesindeki dava dışı parsellere revizyon gördüğünden 14 numaralı parseli de kapsadıkları kabul edilemeyeceği anlaşılmakla netice itibarıyla 14 numaralı parsele ilişkin olarak davacıların ve bir kısım asli müdahillerin davalarının sübuta ermediğinden reddine, bir kısım asli müdahilin davasının reddine ilişkin karar onanarak kesinleştiğinden davaları hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu 14 numaralı parselin tespitine esas alınan tapu kaydının miktarına göre kapsam tayin edilen ve fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmının tapu kaydının tedavüllerindeki hisseler de göz önüne alınarak kayıt malikleri olan ...oğulları ...ve...ile...oğlu ...mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, kayıt miktar fazlası olan ve fen bilirkişisinin krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmın ise yarı hissesinin ...oğlu ...mirasçıları adına, diğer yarı hissesinin ise ...oğlu...mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescil edilmesine karar verilmesi gerektiği, dava konusu 15, 16, 108 numaralı parseller için 14 numaralı parselin tespit maliklerinin bu parsele ait kayıtların 15, 16, 108 numaralı parselleri de kapsadığı iddiasının kaydın miktarı sebebi ile yukarıda da açıklandığı üzere sübut bulmadığı, bu parseller yönünden diğer iddia sahiplerinin iddialarının ise halk arasında...olarak bilinen ... ile ...'nın oğulları ...'ye dayandığı, bu parseller yönünden mahallinde ilk icra edilen keşifte 15, 16, 108 numaralı parsellerin halk arasında...olarak bilinen ...'dan oğulları ...'ye, onlardan da kendi mirasçılarına kaldığı belirtilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin 1915, 1912, 1922 doğumlu olmaları ve nizalı parsellerin kendisinden kaldığını beyan ettikleri ...'yı bilmelerinin gerçek dışı olduğu, hatta 1921 ile 1916 yıllarında ölen ...'nın çocuklarının da parseller üzerindeki tasarruflarını bilmelerinin hayatın olağan akışında nadir rastlanabilecek bir durum olduğu kanaati ile mahalli bilirkişilerin samimi olmayan, tarafsızlıkları hususunda şüpheye düşüren ve birbirleri ile birebir aynı beyanlarına itibar edilmediği, her ne kadar 14 numaralı parsel de dahil olmak üzere civar parsellerin tespitlerine esas alınan kayıtların bir kısım hududunda okunan...in, halk arasında...olarak bilinen ... olabileceği hususu mevcut ise de bu durumun tek başına taşınmazların...den kaldığını kabul etmek için yeterli olmadığı, bu açıklamalar doğrultusunda nizalı parsellerin bu murislerden kaldığına dair mahkemede vicdani kanaatin oluşmadığı, 15, 16, 108 numaralı parsellerin tespit maliklerinin dosya arasında mevcut müzekkere cevaplarından da anlaşılacağı üzere ...........köyünde senetsizden - belgesizden edinimlerinin de bulunmadığı anlaşılmakla, 15, 16, 108 numaralı tapulama tespitlerinin aksi ispat edilemediği ..." gerekçeleri ile, ..............köyü 14 sayılı parsel yönünden, davacı ...'nun davasının feragatine binaen reddine, davacılar ...oğlu ..., ...oğlu ..........., ...oğlu ..., ...oğlu ..., ...oğlu ...,.............oğlu ... ile ...kızı ...'un davalarının sübuta ermediğinden reddine, asli müdahiller ... ile ...'ın (temsilcisi ...oğlu ...........) davalarının reddine ilişkin Kadirli 1. Tapulama Mahkemesinin 1984/431 Esas 1985/860 karar sayılı hükmü Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 1990/2700 Esas, 14583 Karar sayılı ilamıyla onanmış olmakla anılan asli müdahillerin davaları hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asli müdahiller ..., ................... oğlu ... ile ...'nun davalarının sübuta ermediğinden reddine; ................. köyü 15 sayılı parsel yönünden, davacılar ............. oğlu ..., ............ oğlu ..., ...oğlu ..., ............ oğlu ... ile ...kızı ...'un davalarının sübuta ermediğinden reddine, katılan davacı ... oğlu ...'nun davasının sübuta ermediğinden reddine; ................köyü 16 sayılı parsel yönünden, davacılar ........ oğlu ..., ,.............oğlu ..., ...oğlu ..., .............. oğlu ... ile ...kızı ...'un davalarının sübuta ermediğinden reddine, asli müdahil...oğlu ...'nun davasının sübuta ermediğinden reddine; ...................köyü 108 sayılı parsel yönünden, davacılar ............ oğlu ..., ....................oğlu ..., ...oğlu ..., ...kızı ...'un davalarının sübuta ermediğinden reddine, katılan davacı ... oğlu ... ile asli müdahil ,,,,,,,,,,,,,,,oğlu ...'nun davalarının sübuta ermediğinden reddine;14 sayılı parselin tapulama tespitinin iptaline, ................ köyü eski 14 parsel yeni 198 ada 17 parsel sayılı 47.733,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın fen bilirkişisi..............i'nin 24/03/2021 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 18.380,00 metrekaresinin tamamı 15.360 hisseye itibar edilerek, K.evvel 1288 tarih 142 numaralı sicilden gelen tapu kaydının tedavüllerine istinaden tedavüllerdeki hisselere göre tapu kayıt maliklerinin (..........oğlu ..., ........oğlu ...,...............oğlu ...) mirasçıları adına hüküm yerine gösterilen hisseleri oranında tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen tapu kaydı miktar fazlası 29.353,98 metrekaresinin tamamı 13.440 hisseye itibar edilerek toplam hissenin yarı hissesi .............. oğlu ... mirasçıları adına olacak şekilde belirtilen hisseleri oranında, toplam hissenin yarı hissesi ise ...oğlu ... mirasçıları adına olacak şekilde hüküm yerinde gösterilen hisseleri oranında tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, .................köyü eski 15 parsel yeni 198 ada 27 parsel sayılı 13.447,04 metrekare .yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 144 hisseye itibar edilerek tapulama tespit maliki ...oğlu ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen hisseleri oranında tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, ..................köyü eski 108 parsel yeni 198 ada 29 parsel sayılı 16.417,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tamamı 215.040 hisseye itibar edilerek toplam hissenin yarısı tapulama yarı hisse tespit maliki ...oğlu ... mirasçıları adına hüküm yerinde belirtilen hisseleri oranında ve toplam hissenin yarısı diğer yarı hisse tespit maliki ...oğlu ... mirasçıları adına hüküm yerinde belirtilen hisseleri oranında tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davacı - davalılar ... ve ... vekili ve davacı - davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ile davacı - davalılar ... ve ... vekili, davacı - davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.