Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/192 K.2025/3894
8. Hukuk Dairesi 2025/192 E. , 2025/3894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/894 E., 2024/1578 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/322 E., 2024/176 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılardan ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; ..............Mahallesinde kain 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapuda davacların miras bırakanı... adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın bitişiğinde yer alan 106 ada 3 parselin ise davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmalarında taşınmazların sınırlarında hata yapıldığını ve davacılara ait taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğünü ileri sürerek, kadastro çalışmaları sırasında hatalı sınırın düzeltilmesi suretiyle yüzölçümü tespitinin yapılmasına ve tespit edilen kısmın tapusunun davalılara ait parselden iptali ile davacılara ait parsele eklenmek suretiyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... yapılan keşfin sonucuna göre hazırlanan fen bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere gerek asıl dava gerekse de birleşen dosya davacısının taleplerine ve tanıkların gösterimine göre oluşacak değişiklik miktar itibariyle toplamda 1040,67 m2'yi bulmakla birlikte ifraz öncesi 8690,35m2 alana sahip dava konusu taşınmaz için bu miktarda (%11,97) değişiklik kaba hesap hatasının üzerinde eylemli sınır değişikliği derecesinde farklılık göstermekle birlikte zeminde gösterilen ve fen bilirkişi raporlarına da yansıyan tanıkların ve mahalli bilirkişilerin göstermiş oldukları sınırlarda, sınır vasfı taşıyacak şekilde zeminde sınır kısımda farklı olması, bariz patika yolu, bahçe duvarı olması ve çit tellerin bulunmasından ve bu belirtilerin bölgede sadece iki taşınmaz arasında sınır ayrımında kullanıldığının değerlendirildiği, keşif esnasında ölçülen sınırın kadastral sınır olacağı kanaatine rağmen bahsi geçen unsurların her zaman değiştirilebilecek sabit olmayan sınırlar olması karşısında mahkemece yukarıda açıklanan prensipler ve yönetmeliklere göre belirsiz ve çekişmeli sınırlar için uygulanması gerektiği belirtilen dengeleme planına göre fen bilirkişi raporunda düzenlendiği anlaşılan 'tesis kadastrosu ölçüsüne göre' taşınmazların arasındaki sınırın belirlenmesi gerektiği ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne dosyaya sunulan 13/03/2023 tarihli fen bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 1040,67 m2 alanın 106 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazlara yönelik tesis kadastro tespitinin 1953 yılında yapılmasına, teknik bilirkişinin raporunda taşınmazların tesis kadastro tespit tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 1956 yılına ait hava fotoğrafının incelenmesinde, davacıya ait 106 ada 2 parsel ile davalıya 106 ada 3 parseller arasında tonç bulunduğu ve buna göre, tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların kuzeyinde bulunan 708 ila 709 nolu noktalar arasında takeometrik ölçü ve herhangi bir sabit noktadan röper yapılmadığı ve dava konusu edilen sınırın paftasına tersimatının herhangi bir ölçüye dayalı olmadan yapıldığından tesis kadastrosu sırasında tersimat hatası yapıldığı, yapılan bu tersimat hatasının ise ilk derece mahkemesince düzeltildiği ve verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.