Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2832 K.2025/3886
8. Hukuk Dairesi 2024/2832 E. , 2025/3886 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1612 E., 2024/97 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/204 E., 2022/202 K.
EK KARAR TARİHİ : 31.08.2023
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine 31.08.2023 tarihli ek kararla, istinaf talebinin reddine karar verilmiş olup, ek kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair İlk Derece Mahkemesinin 31.08.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve asıl karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; davalı ... vekilinin duruşma isteminin masraf bulunmaması nedeniyle reddine karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .................... köyü 1085 ada 73 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına yapılan tescilinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın 6831 sayılı Kanuna göre orman sayılan, 4785 sayılı Kanuna göre devletleştirilen ve 5658 sayılı Kanuna göre de iadeye tabi bulunmayan yerlerden olduğunu, işbu taşınmazın bitki örtüsü, toprak yapısı, toprak muhafaza karakteri taşıması ve eğimi dikkate alındığında orman sayılan yerlerden olduğunun görüleceğini, çekişmeli taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planında da orman alanlarında kaldığını, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... yapılan keşif sonrası orman bilirkişilerinden alınan rapor ile, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında ve memleket haritalarında ve amenajman planı meşçere haritasında ağaçlık ve ormanlık alanı olduğu, arazinin eğimi yüksek olduğundan su ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, evveliyatı orman olan bir yerin üzerindeki bitki örtüsü yok edilse dahi toprağın orman toprağı olduğu, evveliyatı orman olan ve üzerinde aktüel olarak orman bitkisi örtüsü bulunan yere 20.03.1953 tarihinde fındık bahçesi niteliğiyle tapu tesis edildiği, davalı taşınmazın onlarca hektar ormanlık alanının devamı ve bütünlüğü içinde olduğunun ve bu davalı taşınmazı ormanlık alanlardan ayıran herhangi bir doğal veya suni unsur olmadığının, taşınmazın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ..................Mahallesi 1085 ada 73 no.lu parselin davalılar adına olan tescilin iptali ile orman vasfında hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 31.08.2023 tarihli ek kararıyla hükmün kesin olarak verildiği gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiş, bu ek kararın da davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... davalı ... vekilinin asıl karara yönelik istinaf başvurusu kararın kesin olarak verildiği gerekçesiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 426/1 ve 432. maddeleri gereğince reddedildiği, gerek 3402 sayılı Kanun'un Ek-6. maddesindeki yasal düzenleme, gerek davanın orman iddiasına yönelik olması, gerekse de dava konusu taşınmazın keşfen belirlenen değeri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair ek kararının isabetsiz olduğu ve ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, yargılama sırasındaki tüm tebligatların davalı ...'in gerekçeli karar başlığında da yazılı olan adresine yapıldığı, gerekçeli kararın ise dosya kapsamı itibarıyla adı geçen davalının bilinen son adresi olan bu adrese çıkartılmadan doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi uyarınca mernis adresine gönderildiği, bilinen adrese herhangi bir tebligat yapılmadan mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılmasının usulsüz olduğu, hal böyle olunca davalı ...'in öğrenme tarihi olarak bildirdiği 03.08.2023 tarihinin tebligat tarihi olarak kabulü gerektiği, bu tarihin adli tatile isabet ettiği, dolayısıyla davalı ... vekilinin 27.08.2023 tarihli istinaf kanun yolu başvurusunun süresinde olduğu, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olduğu, hüküm kurmaya elverişli bulunan orman bilirkişi raporuna göre eğim oranı % 50 - 70 arası değişen çekişmeli taşınmazın su ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, çekişmeli taşınmaza komşu 1085 ada 69, 71, 72 ve 74 parsel sayılı taşınmazların tamamının hükmen orman olarak tescil edildiği, dava konusu taşınmazın hükmen tesciline ilişkin Giresun Gezici Kadastro Mahkemesinin 1955/4-254 E,K sayılı kararında davacı ... İdaresi taraf olmadığından işbu kararın orman vasfı ve Orman İdaresi yönünden herhangi bir bağlayıcılığının ve kesin delil olma özelliğinin bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.08.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davalı ... vekilinin asıl karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.08.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verildiğini, verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu, davalı ...’in istinaf başvurusunun süresinde olduğu şeklinde kabulü ile istinaf başvurusunun kabulü yönündeki kararın bozulması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin 31.08.2023 tarihli istinaf başvurusu reddi kararının kaldırılmasının temyizen incelenerek bozulması ve asıl karara yönelik istinaf başvuru esastan reddi kararının onanması gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın fındık bahçesi niteliğinde tarım arazisi olduğunu, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, kesin hükmün dikkate alınmadığını, kesin hükmün dikkate alınmadığını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu taşınmazın hükmen tescil edildiğini dikkate almadığını, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine karşı açılan davanın kesinleşmesi ile 05.03.1973 tarihinde hükmen tescil edildiğini, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 20.03.1953 tarihinden sonraki hava fotoğraflarına itibar edilemeyeceğini, taşınmazın 20.03.1953 tarihinde fındık bahçesi olduğunu, 1953 tarihinden sonraki hava fotoğraflarına göre bu taşınmazın orman olmasının mümkün olmadığını, 1955 tarihinin teknik imkanları ile çok yüksekten çekilen hava fotoğrafları ile doğru sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın güney ve kuzey sınırlarında bulunan taşınmazların fındık bahçesi niteliğinde ve dava konusu taşınmaz ile bir bütün içerisinde olduğunu, İlk Derece Mahkemesince karar vermeye elverişli olmayan orman mühendisi raporuna itibar edilerek karar verildiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.