Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6161 K.2025/3859

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/6161 📋 K. 2025/3859 📅 21.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/6161 E.  ,  2025/3859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3342 E., 2024/3568 K.
DAVA TÜRÜ : Vakıf senedinin tescili
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/181 E., 2024/475 K.
Hasımsız olarak vakıf senedinin tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın Denetim Makamı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Denetim Makamı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ".." adıyla kurulmak istenilen vakfın, vakıf senedinin tescili istenmiştir.
II. CEVAP
Senet değişikliği davası hasımsız olup, senet değişikliği ile ilgili olarak denetim makamı ...'nün görüşü alınmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-)Davanın KABULÜ ile, .. .. Noterliği'nde 05.03.2024 tarih ve .. yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Vakıf Senedi'nin ..Vakfının tesciline,
2-)Karar kesinleştiğinde Vakıfların tesciline ilişkin esas defterine kaydedilmesine,
3-)Karar kesinleştiğinde Vakıf kurucu tarafından .. Bankası .. Şubesi'ne bloke edilen 500.000,00 TL'nin vakıf hesabına aktarılması için .. Bankası .. Şubesi'ne müzekkere yazılmasına,
4-)Vakıf senetlerinden bir suretin .. Genel Müdürlüğüne tebliğine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, denetim makamı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Denetim Makamı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Vakfın isminin yabancı kökenli olması, Türkiye'de faaliyet gösteren bir vakıf olmasının yanı sıra tescil işlemlerinin sağlanıp Resmi Gazetede yayınlanacak olmasından dolayı İdarece gerekçeli kararın hüküm kısmının 1. maddesine vakfın ingilizce isminin yanına parantez içerisinde ".. (.. .. . . Vakfı)" şeklinde düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, iş bu talep kabul görmez ise kararın kaldırılması istenmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici sebeplere, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacı vakfın Türk Medeni Kanunu'nun 106. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından kanuna aykırı bir durum bulunmamasına göre ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, denetim makamı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Denetim makamı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususlara dair ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 101 ve devamı maddeleri kapsamında yeni kurulacak vakfın kuruluşuna ilişkin düzenleme şeklindeki noter senedinin tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2709 sayılı 18.10.1982 tarihli Anayasa'nın (1982 Anayasası) 3. maddesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371. maddeleri,
22.04.1926 tarihli ve 353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 805 sayılı 805 sayılı İktisadi
Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'un (805 sayılı Kanun) 1, 6 ve 7.
maddeleri,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 101 ve devamı maddeleri,
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3, 4, 5, 6 ve 9. maddeleri
3. Değerlendirme
1.1982 Anayasası) 3. maddesi gereği; Türkiye Devleti'nin resmi dili Türkçedir.
2.Türk Anayasa Mahkemesince, Türkçenin sadece devletin resmi dili değil, Türkiye devletindeki herkesin dili olduğu kabul edilmiştir.[E. 1990/1, K. 1991/1, KG: 16. 7. 1991, (Siyasi Parti Kapatma: Türkiye Birleşik Komünist Partisi kararı), Böl. VI. B. 3.]
3. Resmi dil hukuken tanınan ve devlet erklerinin (yasama, yürütme ve yargı) işleyişinde kullanılan dil demektir. Yasama organındaki komisyonlarda, komitelerde ve genel kuruldaki tartışma dili; alt derecedeki Mahkemelerden temyiz organlarına kadar yargılamanın yapıldığı dil; devlet başkanının sarayından, başbakanlığa, bakanlıklara ve en alt kademedeki idari organlara kadar tüm devlet teşkilatının yazışmalarında kullandığı ve öncelikli olarak hizmet verdiği dil bize o ülkenin resmi dilini gösterir. (Karşılaştırma açısından Benzeri tanımlar için bkz. Note, “.. ...”: ..”, .. .. .., C. 100, Nisan 1987,s. 1348, dp. 17; .. .., “.. .. Policies in .. ..:.. ...”, .., C. .., No. .., January 2009, s. 59. )
4. Çoğu ülke Anayasasında tek bir dilin resmi dil olarak ilan edildiğini görmekteyiz. Yürürlükteki Fransa (m.2), Türkiye (m.3), Portekiz (m. 11), Macaristan (m. H), Polonya (m. 27), Romanya (m. 13), Bulgaristan (m. 3) Letonya (m. 4), Estonya (m. 6), Litvanya (m. 14), Slovakya (m. 6) Anayasaları buna örnektir.
5. 1958 Fransa Anayasası’nın egemenlik başlığını taşıyan bölüm içinde yer alan ikinci maddesine 1992 yılında eklenen ilk fıkraya göre, “Cumhuriyet’in dili Fransızcadır”. Fransa’da bu hükmü hayata geçiren yasa 1994 tarihli “Fransızca Yasası” başlığını taşımaktadır. Dönemin kültür bakanının ismiyle Toubon Kanunu olarak da anılır. (“La Loi relative à l’emploi de la langue française”, Kanun No: 94-665, Kabul Tarihi: 04.08. 1994, Resmi Gazete No: 180, yayın tarihi: 05. 08. 1994, s. 11392, www. legifrance. gouv. fr,) Kanunun amacı Fransızca dilini korumaktır.
6. Türkçe kullanma zorunluluğu kapsamında olanlar ile bu zorunluluğun konusu ve alanı, 805 sayılı Kanun’un 1 ve 2. madde hükümlerinde düzenlenmiş olup 1. maddeye göre “Türk tâbiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dâhilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar.” 6. madde de; "Bu kanunun hilafına hareket edenler hakkında ait oldukları vekaletler memurini mahsusasının tutacakları zabıt varakaları hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir." düzenlemelerini içermektedir.
7. 805 sayılı Kanun'un kapsamında sayılan "müeesseseler" ibaresine vakıfların girip girmediği tartışmalı olmakla birlikte Kanun başlığı (Kanunun adı) ve gerekçesinde “iktisadî müesseseler” ibaresi yer aldığından, müessesenin kapsamına nelerin girdiği de ortaya konulmalıdır. Doktrinde de ifade edildiği üzere, Kanun’da geçen müessesenin kapsamına, ticaret şirketleri dışında kalıp da bir işletme işleten kamu ve özel hukuk tüzel kişileri yanında yine bir iktisadî işletme işleten gerçek kişiler girmektedir. Bir işletme işleten, yani mal ve hizmet üreten yahut bunların ticaretini yapan özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerinin yanında Devlet, vilâyet, belediye gibi kamu tüzel kişileri ile işletme işletmesi şartıyla kamuya yararlı dernek ve vakıflar da bu Kanun’un kapsamına girmektedir.
8. 805 sayılı Kanun’da Türkçe kullanma zorunluluğuna aykırılık hâlinde hukukî ve cezaî yaptırımlar ayrı ayrı düzenlenmiş olup Kanun’un, 23.01.2008 tarihli 5728 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değişik 7. maddesine göre, bu Kanun hükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır. Türkçe zorunluluğuna aykırılığın hukukî yaptırımının düzenlendiği 4. madde ise aynen; “Bu kanunun mevkii meriyete vaz’ından sonra birinci ve ikinci maddeler ahkâmına muhalif olarak tanzim kılınmış olan evrak ve vesaik şirket ve müesseseler lehine nazarı itibara alınmaz.” şeklindedir. 805 sayılı Kanun’a aykırılığın hukukî yaptırımın türü ve niteliği konusunda birbirinden oldukça farklı görüşler mevcut olup, işbu yaptırımın geçersizlik (butlan) yaptırımı (Oğuzman, M. Kemal/Öz, M. Turgut:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. I, 16. Bası, İstanbul 2018, s. 143, No. 452), bir başka görüşe göre (Tandoğan, Halûk: Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. II, Dördüncü Tıpkıbasımdan Beşinci Tıpkıbasım, İstanbul 2010, s. 744 vd) yabancı bir dil kullanmanın sözleşmenin geçerliliği açısından değil, yalnızca yorumlaması ve belki de ispat bakımından önem taşıdığı, bir başka görüşe göre (Bahtiyar, Mehmet: 805 Sayılı “İktisadi Müesseselerde Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun”un Kapsamı ve Yaptırımı Sorunu, Prof. Dr. .....................’e Armağan, C. 2, İstanbul 2007, s. 1736) ise hükmün zıt anlamından, anılan belgelerin, ancak, Türkçe kullanma zorunluluğuna aykırı davranan şirket ve müesseselerin aleyhine dikkate alınabileceği yönündedir.
9. Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya bakıldığında; tescili istenilen vakfın adının, vakıf senedi 1. maddesinde; "..." şeklinde olduğu, iş bu vakıf adında özel isimler yanında cins (tür ve genel) isimlerinde İngilizce yazıldığı, vakfın Türkçe karşılığının "Yahweh Nissi İnsani Yardım Vakfı" olduğu, tescili istenilen vakıf senedinin "Vakfın Gayesini Gerçekleştirmek İçin Yapabileceği İş Ve İşlemler" başlıklı 7. maddesinde; Vakfa gelir sağlamak amacı ile olağan işletme ilkelerine göre çalışacak iktisadi işletmeler, ortaklıklar kurmaya, kurulu olanlara iştirak etmeye izinli ve yetkili olduğu düzenlenmiştir.
10 .Buna göre Türkiye'de kurulan Vakıflar özel hukuk tüzel kişisi olup Türk Medeni Kanununun 48. maddesinde belirtilen tüm hak ve yetkilere sahip olmaları yanında tescili istenilen vakfın senedin 7. maddesindeki çok geniş faaliyetleri gerçekleştirme durumu da dikkate alındığında adının 1982 Anayasasının 3. maddesi kapsamında özel isimler dışında Türkçe olması gerekmektedir. Türkçe dışında bir ad taşıyan vakfın Mahkemece tescili mümkün değildir.
11. Mahkemece yapılacak iş; vakıf kurucuna süre ve yetki verilerek vakfın adı konusunda yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınarak vakfın yetkili organının vereceği karar doğrultusunda yeniden düzenleme şeklinde noter senedi hazırlatılması ve Türk Medeni Kanunu’nun 112-113 ve Vakıflar Yönetmeliği’nin 14. maddeleri gereğince ...’nün de görüşü alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermektir.
12. Denetim makamı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.