Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2377 K.2025/3883

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2377 📋 K. 2025/3883 📅 21.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2377 E.  ,  2025/3883 K.
"İçtihat Metni"
MahkemeSİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/10 E., 2022/206 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; birleşen 2009/303 Esas sayılı dosyada davacı ...'ın 534 ada 7 parsel yönünden açtığı davanın feragat nedeni ile reddi ile kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, birleşen 2009/303 Esas sayılı dosyada 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde fen bilirkişisi ve jeodezi mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 24/06/2022 tarihli (A7) harfi ile gösterilen 659 metrekare yüzölçümlü alan hakkındaki davanın reddi ile taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2009/203 Esas, birleşen 2009/303 Esas, birleşen 2009/210 Esas, birleşen 2009/226 Esas, birleşen 2009/208 Esas, birleşen 2009/207 Esas sayılı dosyada 470 ada 137 parsel yönünden açılan davaların reddi ile taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına, birleşen 2009/295 Esas sayılı dosyada 470 ada 61 parsel yönünden davacı ... tarafından açılan davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Elazığ ili ........... ilçesi ... çalışma alanında 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla Değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu ile aynı tarihte yapılan arazi kadastrosu sırasında, 390 ada 1 parsel sayılı 9780 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, arsa niteliğiyle ... Tüzel Kişiliği adına; 470 ada 74 parsel sayılı 9427 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... dahil gerçek kişiler adına; 538 ada 3parsel sayılı 12902 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden tarla niteliğiyle davacı ... dahil gerçek kişiler adına; 511 ada 1 parsel sayılı 1546 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle dava dışı ... adına; 470 ada 75 parsel sayılı 9337 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... adına; 470 ada 137 parsel sayılı 2739329 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, mera niteliğiyle Hazine adına; 390 ada 10 parsel sayılı 1170 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1984 tarih 11 sıra no.lu tapu kaydı dayalı olaram, ilköğretim okulu binası lojman ve arsası niteliğiyle Hazine adına; 390 ada 9 parsel sayılı 419 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, arsa niteliğiyle ...Köy Tüzel Kişiliği adına; 470 ada 61 parsel sayılı5338 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, ham toprak niteliğiyle Hazine adına; 453 ada 12 parsel sayılı 1205 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... adına; 453 ada 11 parsel sayılı 1803 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... adına; 453 ada 10 parsel sayılı 1803 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... adına; 470 ada 80 parsel sayılı 9245 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... adına; 500 ada 51 parsel sayılı 6069 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... adına; 500 ada 48 parsel sayılı 5706 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle davacı ... adına; 620 ada 19 parsel sayılı taşınmaz Hazine adına; 534 ada 7 parsel sayılı 5860 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle tarla niteliğiyle davalı-birleşen dava davacısı ... adına; 387 ada 4 parsel sayılı 3317 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden, tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., asıl dava olan 2009/203 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 20/07/2009 havale tarihli dilekçesinde; .......... ilçesi ...köyünde kain 470 ada 137 no.lu parsel ile 387 ada 4 no.lu parselin sehven Hazine adına, 390 ada 1 no.lu parselin sehven köy tüzel kişiliği adına tespit gördüğünü, taşınmazların kendilerine murisi evvellerinden kaldığını, yaklaşık 30 yıldır zilyetliklerinde bulunduğunu belirtmekle, kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ..., birleşen 2009/198 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 17.07.2009 havale tarihli dilekçesinde; ... ilçesi ...köyünde kain 390 ada 1 no.lu parselin kadastro çalışmaları sonucu sehven köy tüzel kişiliği adına tespit gördüğünü, ancak taşınmazın murislerinden kendisine intikal ettiğini belirtmekle, kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında dava dosyası mahkemenin 2009/203 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davacı ..., birleşen 2009/207 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 23.07.2009 havale tarihli dilekçesinde; ... ilçesi ...köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 470 ada 74 no.lu parsel ile 538 ada 3 no.lu parselin eksik ve Hazine adına tespit gördüğünü, taşınmazların kendisine babasından kaldığını ve ezelden beri tarafından tarla olarak kullanıldığını, 511 ada 1 no.lu parselin .................. adına tespit gördüğünü ancak taşınmazı müşterek olarak kullandıklarını belirtmekle, kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında dava dosyası mahkemenin 2009/203 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davacı ..., Birleşen 2009/208 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 23.07.2009 havale tarihli dilekçesinde; ... ilçesi ...köyünde kain 470 ada 75 no.lu parselin yüzölçümünün eksik yazıldığını, toplam 40 dönümden ibaret bu yerin 9 dönüm olarak tespit gördüğünü, taşınmazın 40 yıldır malik sıfatıyla zilyetliğinde ve tasarrufunda olduğunu belirtmekle, 470 ada 75 no.lu parselin eksik yazılan kısmının keşif sonucu tespit edilerek, adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Mahkemece dava dosyasının 2009/203 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılama sırasında dava dosyası mahkemenin 2009/203 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davacı ..., birleşen 2009/210 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 23.07.2009 havale tarihli dilekçesinde; .......... ilçesi ...köyünde kain 470 ada 137 no.lu parselin tamamının mera olarak tespit gördüğünü, ancak parsel içerisinde kendisinin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunan her yıl ekip biçtiği tarlası olduğunu, taşınmazın 40 yıldır zilyetliğinde ve tasarrufunda olduğunu belirtmekle, kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında dava dosyası mahkemenin 2009/203 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davacılar ... ve ..., birleşen 2009/226 Esas sayılı dava dosyasına sundukları 27.07.2009 havale tarihli dilekçelerinde; ... ilçesi ...köyünde kain 470 ada 137 no.lu parselin kadastro çalışmaları sonucu sehven Hazine ve köy tüzel kişiliği adına tespit gördüğünü, taşınmazın murislerinden intikal ettiğini, yaklaşık 30 yıldır kullandıklarını belirtmekle, kadastro tespitinin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişler ve yargılama sırasında dava dosyası mahkemenin 2009/203 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davacı ..., birleşen 2009/295 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 21.07.2009 havale tarihli dilekçesinde; ... ilçesi ...köyünde kain 390 ada 9 ve 10 no.lu parsellerin, 390 ada 1 no.lu parselin, 470 ada 61 no.lu parselin kendisi adına tespit görmesi gerekirken Hazine adına tespit gördüğünü, söz konusu taşınmazın evvelden beri taraflarından kullanıldığını belirtmekle, kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında dava dosyası mahkemenin 2009/203 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmiş ve davacı 22/10/2009 tarihli keşifte 390 ada 10 sayılı parsele ilişkin davasından vazgeçmiştir.
Davacı ..., birleşen 2009/303 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 03.08.2009 havale tarihli dilekçesinde; ... ilçesi ...köyünde kain 453 ada 10-11-12no.lu parsel, 470 ada 80 no.lu parsel, 500 ada 48-51 no.lu parsel, 620 ada 19 no.lu parselin Hazine adına eksik tespit gördüğünü, 534 ada 7 no.lu parselin sadece ......ve ... adına tespit gördüğünü, ancak kardeş oldukları için müşterek olarak tespit görmesi gerektiğini, taşınmazın babadan kalan müşterek arazi olduğunu, ancak kendisi adına tespit görmediğini belirterek kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava ettikten sonra 12.03.2010 tarihli dilekçesinde dava konusu yaptığı parsellerin 470 ada 80 no.lu parsel, 500 ada 48 ve 51 no.lu parseller olduğunu belirterek, 453 ada 10-11-12 no.lu parsel, 620 ada 19 no.lu parsel ve 534 ada 7 no.lu parsel hakkında davacı olmadığını belirtmiş, ayrıca 16/09/2011 tarihli celsede 534 ada 7 no.lu parsel hakkındaki davasından feragat etmiş ve davanın mahkemenin 2009/203 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek yapılan yargılama sırasında mahallinde yapılan keşifte fen bilirkişisi, davacı ... ’ın iddia ettiği yerlerin 500 ada 57 (A harfi ile gösterilen) 507 metrekare, 500 ada 50 parsel (B) harfi ile gösterilen 960 metrekare, 130 ada 1 no.lu orman parselinde (C) harfi ile gösterilen 659 metrekare ve 470 ada 137 no.lu parselde (A) harfi ile gösterilen 15651,47 metrekare yer olduğunu tespit etmiş ve davacı ... Kılıç 8 no.lu celsede (2009/303 Esas sayılı dava) 500 ada 50 parsele yönelik davasından vazgeçmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, asıl Davanın (2009/203 Esas sayılı) kısmen kabulüne ve kısmen reddine; birleştirilen 2009/303 Esas sayılı davanın reddi ile karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen 2009/210 Esas sayılı davanın reddine; birleştirilen 2009/295 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen 2009/226 Esas sayılı davanın kabulüne; birleştirilen 2009/208 Esas sayılı davanın reddi ile karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen 2009/207 Esas sayılı davanın reddi ile karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen 2009/198 Esas sayılı davanın reddine dair ilk karar, davacı ..., davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 22.02.2017 tarihli ve 2015/11647 Esas, 2017/1453 Karar sayılı ilamıyla; "... mahkemenin 453 ada 10, 11, 12 parsel sayılı taşınmazlar, 470 ada 80 parsel sayılı taşınmaz, 500 ada 48 ve 51 parsel sayılı taşınmaz, 620 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile 500 ada 50 parsel sayılı taşınmaz hakkında yazılı gerekçelerle kurduğu hükmün incelenmesinde, dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre kurulan hükümde isabetsizlik görülmediği, 534 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davada usulüne uygun feragat olduğuna göre mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine ve tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken değişik gerekçelerle taşınmaz hakkında sicil oluşturmamış olmasının doğru görülmediği, 500 ada 55 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı davalı olduğu düşüncesi ile dosyaya getirtilmiş ise de yapılan keşifte davalı olmadığı belirlenmiş olmasına göre tutanak aslının olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmemiş olmasının doğru görülmediği, 500 ada 57 parsel üzerinde olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile kazanmayı sağlayacak ekonomik amaca uygun zilyetliği bulunmadığı belirlenerek hüküm kurulmuş olmasında isabetsizlik görülmediği, davacı ..., davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisinin 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 470 ada 137 parsel sayılı taşınmaz ve 470 ada 61 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde mahkemece anlatılan biçimde orman araştırması ve mera araştırması yapılmadığı açıklanarak, usulüne uygun orman, mera ve zilyetlik araştırması yapılması ..." gereğine değinilerek dava konusu 500 ada 55, 534 ada 7, 130 ada 1, 470 ada 137 ve 470 ada 61 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan yargılamada hava fotoğraflarının incelenmesinde; 1953, 1967, 1984 ve 2002 tarihli hava fotoğrafına göre, davacı ... tarafından kendisinin kullanımında olduğunu iddia ettiği ve fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokide 130 ada 1 numaralı parsel içerisinde kalan (A7) ile gösterilen kısımda herhangi bir imar ve ihyanın olmadığı ve bu kısım üzerinde çeşitli türde ağaçların olduğunun tespit edildiği, dava konusu (A7) ile gösterilen alanın eski tarihli memleket haritasında her ne kadar açıklık alanda kalmış olsalar da arazi eğimlerinin %12'nin üzerinde olduğu, topraklarının hala orman karakteri taşıdığı ve bu özelliğini yitirmediği, evveliyatının kadimden beri ormanlık alan olduğu, 3116 sayılı Kanuna göre orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 470 ada 137 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan yargılamada asıl 2009/203 Esas, birleşen 2009/303 Esas, birleşen 2009/210 Esas, birleşen 2009/226 Esas, birleşen 2009/208 Esas, birleşen 2009/207 Esas sayılı dosyalar ile davacılar tarafından gösterilen kısımların kendilerine ait olduğunu talep ettikleri, hava fotoğraflarının incelenmesinde; 1953, 1967, 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında, davacı ... tarafından kendisinin kullanımında olduğunu iddia ettiği ve fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokide 470 ada 137 numaralı parsel içerisinde kalan A1, A2, A3, A4 ve A5 ile gösterilen kısımlarda herhangi bir imar ve ihyanın olmadığının tespit edildiği, davacı ... tarafından kendisinin kullanımında olduğunu iddia ettiği ve fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokide 470 ada 137 numaralı parsel içerisinde kalan (A6) ile gösterilen kısımda herhangi bir imar ve ihyanın olmadığının tespit edildiği, davacıların zilyetlik koşullarını sağlamadığının hava fotoğrafları ve toprağın zirai durumundan anlaşıldığı, dava konusu 470 ada 61 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan yargılamada, birleşen 2009/295 Esas sayılı dosya davacısı ...’ın dava konusu parselin Hazineye ait olmadığını kendisine ait olduğunu talep ettiği, hava fotoğraflarının incelenmesinde; 1953, 1967, 1984 tarihli hava fotoğrafına göre, davacı ... tarafından kendisinin kullanımında olduğunu iddia ettiği ve fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokide 470 ada 61 numaralı parsel olarak gösterilen kısımda herhangi bir imar ve ihyanın olmadığının tespit edildiği, 2002 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde, davacı taralından kendisinin kullanımında olduğunu iddia ettiği ve fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokide 470 ada 61 numaralı parsel olarak gösterilen kısımda komşu parsellerle sınırların oluştuğu, parsel içerisinde kayalık olmayan kısımlarda imar ve ihyanın olduğu, kayalık kısımlarda ise zor olmasından dolayı imar ve ihyanın olmadığının tespit edildiği, dava konusu parselin kadastro tespitinin 2009 yılında yapıldığı, hava fotoğrafları ve toprağın zirai durumu dikkate alındığında parselin 2002 yılına kadar kullanılmadığı, tespit tarihinden geriye 7 yıllık kullanım olduğu ve davacıların zilyetlik koşullarını sağlamadığı ..." gerekçesiyle, birleşen 2009/303 Esas sayılı dosyada davacı ...'ın 534 ada 7 parsel yönünden davadan feragat edildiği anlaşıldığından ...ilçesi ...köyünde kain 534 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat nedeni ile reddi ile kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, birleşen 2009/303 Esas sayılı davanın reddi ile; ...ilçesi ...köyünde kain 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan, fen bilirkişisi ve jeodezi mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 24/06/2022 tarihli (A7) harfi ile gösterilen 659 metrekare yüzölçümlü alan hakkındaki davanın reddi ile kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, 470 ada 137 parsel yönünden, 2009/203 Esas, birleşen 2009/303 Esas, birleşen 2009/210 Esas, birleşen 2009/226 Esas, birleşen 2009/208 Esas, birleşen 2009/207 Esas sayılı dosya ile açılan davanın reddi ile ...ilçesi ...köyünde kain 470 ada 137 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddi ile ...ilçesi ...köyünde kain 470 ada 137 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına, birleşen 2009/295 Esas sayılı dosyada 470 ada 61 parsel yönünden davacı ... tarafından açılan davanın reddi ile ...ilçesi ...köyünde kain 470 ada 61 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, ziraat bilirkişilerinin davacı müvekkiline ait 470 ada 137 parsel no.lu taşınmaz üzerinde yaptıkları tespitlerde bu taşınmazın mera vasfında olmadığının açık ve net olarak gözüktüğünü, Mahkemenin mera vasfı ile mera olarak sınırlandırmasına dair kararının her yönüyle hukuka aykırı olduğunu, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıkların yeminli ve samimi beyanlarında davaya konu parselin evveliyatı itibarıyla babalarından ve dedelerinden kaldığı, 20 yılı aşkın süre ekip biçtikleri, zilyetliklerinin daimi ve kesin olduğunu belirttiklerini, derelerin taşınmaza müdahalesinin olmadığını, jeodezi bilirkişi raporunda imar ve ihyanın olduğunun tespit edildiğini, orman, ziraat ve jeoloji bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alındığında kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; fen bilirkişinin krokisinde A1, A2, A3, A4 ve A5 gösterilen taşınmazlara 1984 yılından sonra ve 2002 yılından önce imar ve ihya yaptığının (ziraatçı bilirkişi heyeti raporuna göre 1984 yılından önce imar ve ihyanın yapıldığı) gerek jeodezi bilirkişisinin raporu gerek ziraat bilirkişinin raporu gerek arazideki ağaç ve üzüm bağının yaşı gerekse bu yıllara ait hava fotoğraflarından sabit olduğunu, söz konusu ihya 1985 yılında yapıldığı düşünüldüğünde kadastronun geldiği 2009 yılına kadar 20 yıllık kazandırıcı zilyetlik süresinin dolduğunu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre imar ve ihyanın 30-40 yıl önce yapıldığını, orman mühendisi bilirkişi heyetinin arazi üzerine 30-35 yaşlarına üzüm bağı ve meyve ağacı olduğunu tespit ettiğini, bu haliyle imar ve ihyanın 1984 yılındaki hava fotoğraflarından bir-iki yıl vs. sonra yapılması halinde dahi kadastro tespit tarihi olan 2009 yılına kadar 20 yıllık kazandırıcı zilyetlik süresinin dolacağını, tüm bu nedenlerle fen bilirkişisinin krokisinde A1, A2, A3, A4 ve A5 gösterilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70'er TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.