Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1995 K.2025/3874
8. Hukuk Dairesi 2025/1995 E. , 2025/3874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/76 E., 2021/285 K.
KARAR : Bozma sonrası davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca, verilen kararın direnme kararı olmadığı, yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi neticesinde kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, davacıların ... Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Vakıflar İdaresi tarafından İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/1068 Esas, 1997/472 Karar sayılı dosyasına bir örneği gönderilen gönderilen 21.02.1968 tarihli “...” başlıklı listede ..., ... ve .. ...’in isimlerinin bulunduğu, her ne kadar ...’in ismi sadece “.. ..”, ... ...’in ismi de sadece “...” olarak yazılmış olsa da, ...’in nüfus kayıtlarına göre iki kız evladı bulunduğu, buna göre evlat listesindeki isimlerin eksik ve hatalı yazılmakla birlikte asıl dava davacısı ve birleşen dava davacılarının annesi olan ..., ablası .. .. ve bunların babası ...’in vakıf evladı olduklarının anlaşıldığı, vakfiyede batın şartı aranmadığı da gözetilerek asıl ve birleşen davanın kabulü ile; davacıların .... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak evladı olduklarının tespitine karar verilmiş; hükmün davalı ... vekili ile davalı mülhak Vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine ve İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesine nazaran verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile her iki davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 21.10.2019 tarihli ve 2018/9431 Esas, 2019/9284 Karar sayılı ilamı ile; davacılar ile vakıf arasındaki soybağının, 21.02.1968 tarihli galle fazlası dağıtımına esas evlat listesindeki .. .., ... ve ... üzerinden kurulduğu, galle fazlası dağıtım listesine dayanak Mahkeme kararı bulunmadığı gibi iş bu listelerin ne şekilde oluşturulduğunun belli olmadığı, nitekim dosya içerinde bulunan ...'nün 03.03.2016 tarih ve 4721 sayılı yazıları ile 21.02.1968 tarihli listede isimleri yer alan kişilere ait Mahkeme kararının bulunmadığının bildirildiği, mevcut delil durumuna göre vakıf ile davacılar arasında kanbağı yolu ile kurulmuş soybağının yöntemince kurulamadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılacak işin, tarafların gösterecekleri diğer delillerin toplanmasından sonra, gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacılar için gerekli kanbağının kurulup kurulmadığı konusunda görüş alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; Mahkemenin bozulan kararına dayanak alınan ve Vakıflar İdaresi tarafından gönderilen 21.02.1968 tarihli "....evlat listesi" daha önce davacılarla aynı konumda olan ve vakıf evladı olduğunu iddia eden kişiler tarafından açılmış davalarda resmi belge ve karine olarak kabul edilmiş ve buna dayalı olarak verilen kararlar (bu yönde çok fazla örnek olmakla birlikte, Mahkememizce seçilen İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/234 Esas, 2015/177 Karar sayılı Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 02.11.2017 tarihli, 2017/2774 Esas, 14449 Karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanıp, karar düzeltme istemi aynı Dairenin 18.12.2018 tarihli, 2018/8846 Esas, 20362 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek; yine 21.02.1968 tarihli evlat listesi baz alınarak tanzim edilen bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/36 Esas, 2016/276 Karar sayılı kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 08.02.2018 tarihli, 2017/4332 Esas, 2018/1809 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanıp, karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 04.12.2018 tarihli, 2018/13438 Esas, 19664 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek) Yargıtay aşamasında da geçerek kesinleştiği, 21.02.1968 tarihli vakıf evlat listesinde isimleri bulunan ve asıl dava ile birleşen dava davacılarının davalarını dayandırdıkları ...'in nüfus kayıtlarına göre iki kız evladı bulunduğu, buna göre evlat listesinde isimleri bulunan asıl dava davacısı ve birleşen dava davacılarının annesi olan .. .. .. ile ablası .. . ve bunların babası ...'in vakıf evladı olduklarının daha önce açılan davalarda da belirlendiği, bu çerçevede vakfiyede batın şartı aranmadığından asıl dava ve birleşen dava davacılarının galle fazlasına müstehak evlat olduklarının kabulü gerektiği, davacılarla aynı konumda olan kişilerin daha önce açtıkları davalar Yargıtay aşamasında da geçerek kabulle sonuçlanmış ve bu şekilde vakıf evladı oldukları kabul edilmiş iken, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde İlk Derece Mahkemesince yapılan belirleme kabul edilmeyerek davacılara davalarını ispat yönünde başkaca deliller getirmelerinin istenmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesi ile bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmiş ve asıl ve birleşen davanın kabulü ile davacıların ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak evladı olduklarının tespitine karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kuruluna (HGK) gönderilmiş, HGK tarafından verilen kararın direnme kararı mahiyetinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soybağı olan ya da soybağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.
Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kanbağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.
Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soybağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş Mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile İdarenin (... veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir Mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların incelenmesinden önce davacılar ile vakfeden ... arasında kanbağına dayalı olarak soybağı kurulmasının üzerinde durulması gerektiği, davacılar ile vakıfta mevcut veya daha önce görev yapan mütevelliler arasında bağ kurulamadığı için 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının somut olayda uygulama yeri olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi Av. .. ..'in raporunda davacılar ile vakıf arasındaki soybağının, 21.02.1968 tarihli galle fazlası dağıtımına esas evlat listesindeki .. ve .. .. üzerinden kurulduğu, galle fazlası dağıtım listesine dayanak Mahkeme kararı bulunmadığı gibi iş bu listelerin ne şekilde oluşturulduğunun belli olmadığı, nitekim dosya içerinde bulunan ...'nün 03.03.2016 tarih ve 4721 sayılı yazıları ile 21.02.1968 tarihli listede isimleri yer alan kişilere ait Mahkeme kararının bulunmadığının bildirildiği, mevcut delil durumuna göre vakıf ile davacılar arasında kanbağı yolu ile kurulmuş soybağının yöntemince kurulamadığı anlaşılmaktadır. Davacılar dışındaki kişiler hakkında daha önce verilen ve kesinleşen vakfın galle fazlasına müstehak vakıf evladı kararlarının, dosya taraflarının farklı olması nedeni ile incelemeye konu dosya yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, ancak diğer deliller yanında güçlü delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Buna göre, İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, tarafların gösterecekleri diğer delillerin toplanmasından sonra, gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacılar için gerekli kanbağının kurulup kurulmadığı konusunda görüş alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.