Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/758 K.2025/3914
8. Hukuk Dairesi 2025/758 E. , 2025/3914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1995/29 E., 2018/11 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların davasının reddine, müdahil davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve ... mirasçısı ile davalı ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ..................Mahallesi çalışma alanında bulunan nizalı 565 ada 1 parsel numaralı 3.331 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1959 tarihli ve 11 no.lu tapu kaydı kapsamında kaldığından bahisle, tapu kayıt maliklerinden ........... evlatları ..................... adlarına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve müşterekleri dava dilekçelerinde; taşınmazın kendileri adına kayıtlı 1946 tarih 5 no.lu tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adlarına tespit ve tescilini talep etmişler ve yargılama sırasında, müdahil davacılar ..., ... ve ..., tespite esas alınan tapu kaydında kendilerinin de hissedar olduklarını açıklayarak adlarına hisse tesisi istemiyle davaya katılmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davacıların ve müdahil davacıların davasının reddine ilişkin ilk karar, davacılar ve müdahil davacıların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 1993/11131 Esas ve 1994/5216 Karar sayılı ilamıyla; "davacı ve davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının yeniden yapılacak keşifte usulüne uygun şekilde zemine uygulanması, müdahil davacıların tespite esas tapu kaydında paydaş olduklarına göre, paylaşım konusu sabit olmadıkça kendilerine pay verilmesi" gerektiğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın, davacılar ..., ..., ..., ...., ..., ..., ...'nun iddialarına esas Mayıs 1946 tarihli ve 5 numaralı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, keşifte tapu kaydının uygulanmasıyla alınan beyanlarla fen bilirkişilerince keşiften sonra düzenlenen rapordan ve yine 11.01.2017 tarihli ek rapor ve krokiden anlaşılacağı gibi mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de dava konusu parsel üzerinde davacıların herhangi bir zilyetliklerininde hiç söz konusu olmadığı, tespit dayanağı Eylül 1959 tarihli ve 11 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, bozma doğrultusunda keşifte alınan beyanlardan taksimin yapılmadığı ve müdahiller ..., ... ve ...'un davalarının dayanak tapu kaydında hissedar olmalarına rağmen hisse yazılmadığı, taksim olmadığından müdahillerin de hak sahibi olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacılar ..., ..., ..., ...., ..., ..., ...'nun davalarının reddine, müdahillerin davasının kabulüne, ...............Mahallesi .............. mevkinde bulunan 3331,00 m² yüzölçümündeki ve arsa vasfındaki 565 ada 1 numaralı parselin fen memurlarının 02.06.2017 tarihli raporlarında olduğu gibi tamamı 20822 hisseye itibar edilerek; 1823 hissesinin ........... oğlu ...,
135 hissesinin ........oğlu ..., 135 hissesinin ............. oğlu ...,
304 hissesinin .......... oğlu ..........
304 hissesinin ....... oğlu ........., 136 hissesinin ...... oğlu ...,
236 hissesinin ........... oğlu ........., 101 hissesinin ....... oğlu ...,
13254 hissesinin ..........kızı ......
676 hissesinin ....... 676 hissesinin .......oğlu ...,
676 hissesinin ....... kızı .........
676 hissesinin .........kızı .........,
676 hissesinin ......... kızı
676 hissesinin ........ kızı
338 hissesinin ............... kızı ........... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... mirasçısı ile davalı ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı ... ve ... mirasçısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamına göre, davacıların dayandıkları Haziran 1946 tarihli ve 5 no.lu tapu kaydının Kadirli 1. Kadastro Mahkemesinin 1989/39 Esas ve 1991/95 Karar sayılı kararı ile zemine uygulanıp kapsamının tayin edildiği ve bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Daire'sinin 1993/88 Esas ve 1993/696 Karar sayılı ilamı ile denetlenip kapsamı tayin edilen tapu kaydına göre bir kısım dava konusu taşınmazlarında tapu kaydı kapsamında kaldığı halde davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmakta olup, eldeki temyize konu dava dosyasında denetimden geçen bu karar ve krokisinden faydalanılmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamının, davacıların dayandıkları kaydın evvelce uygulanıp Yargıtay denetiminden de geçen Kadirli 1. Kadastro Mahkemesinin 1989/39 Esas ve 1991/95 Karar sayılı kararına esas alınan tapu kaydı uygulama krokisinden faydalanılmak suretiyle belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş ve açıklanan sebeplerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.