Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1768 K.2025/3834

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1768 📋 K. 2025/3834 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1768 E.  ,  2025/3834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1996/50 E., 1997/124 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede orman kadastro çalışmaları ve (2/B) uygulama çalışmaları 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılmış, bu çalışmalar 17.06.1994 tarihinde ilan edilerek, 28.01.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu 141 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 3402 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro çalışmalarından senetsizden 6357 m² yüzölçümü ile ... adına 06.10.1989 tarihinde tespit edilmiş, bu tespit 19.11.1992 - 21.12.1992 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Davacı dava dilekçesinde özetle;...lçesi ...köyü 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, 3 no.lu orman kadastro komisyonunun tahdit çalışmaları sırasında bu yerin tamamının orman tahdidi içersine alındığını, tahdidin ilan edildiğini, arazi kadastro ekiplerinin orman sınırlarına uymaması sonucunda dava konusu taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, bu nedenle bu kısmın davalılar adına tapu kaydının iptali ile orman olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; parselin gerçekte orman sınırları dışında kaldığı, ancak kadastro paftasının tersimat yanlışlığı sonucu tahdit içindeymiş gibi göründüğü, bu durumda tahdit dışında kalan dava konusu parsel için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, davalının tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de; 04.05.1997 tarihli keşif sonucu aldırılan fen bilirkişi raporunda dava konusu 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro paftasına yanlış tersim edilmiş olduğu, 01.06.1997 tarihli orman bilirkişi raporunda da yanlış tersimat sonucu ormanlık, taşlık ve kayalık yerin bu parsel olarak gösterildiği, gerçekte parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu hususları bildirilmiş, böylelikle İlk Derece Mahkemesince dava konusu edilen 141 ada 3 parselin arazide kapsadığı alana yönelik araştırma yapılması gerekirken, kadastro parselinin tersimat hatası yapılmasaydı olacağı yer varsayımı ile dava edilmeyen bir alanda inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde doğru sonuca varılabilmesi için; İlk Derece Mahkemesince yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesine göre yenileme kadastro çalışmaları ve 2859 sayılı Kanun uyarınca yenileme kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı hususlarının sorulması, eğer kadastro çalışması yapılmış ise çalışmalara ilişkin tüm bilgi, belge ve krokilerin istenilmesi gerekmektedir. Eğer yörede yenileme kadastro çalışmaları yapılmamış ise o zaman dava konusu taşınmazın tesis kadastro krokisinin zemine uygulanarak, taşınmazın arazide kapsadığı alana yönelik olarak araştırma yapılması gerekmektedir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılıp kesinleştiği ifade edilen orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve dava konusu taşınmaza ilişkin bulunan kadastro paftası, ölçü, krokiler ve tüm evraklar dosyaya getirtilip; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, Orman Kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, Orman Kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın Orman Kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.