Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2793 K.2025/3822
8. Hukuk Dairesi 2024/2793 E. , 2025/3822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1726 E., 2024/158 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/292 E., 2022/40 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
.................... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yapılan kadastro çalışmasında, ........ mevki 294 ada 46, 294 ada 54 ve 294 ada 24 parsel sayılı taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesinde, "..............'ın zilyetliğinde olduğu" belirtilerek, tarla vasfıyla;................. mevki 370 ada 51 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, "...........'ın zilyetliğinde olduğu ve sit alanı sınırları içerisinde kaldığı" belirtilerek, tarla vasfıya Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi.......... mevki 294 ada 46, 294 ada 24 ve 294 ada 54,.........mevki 262 ada 83 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağında davacıların babası....................mevki 370 ada 51 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağında davacıların annesi ..., 262 ada 114 parsel, 262 ada 112 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağında davacı ... zilyetliğinde olduğunun belirtildiğini, ancak taşınmazların kadastro çalışmaları neticesinde 2863 sayılı Kanun uyarınca kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları ve sit alanlarının zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle Hazine adına tespit görüp kesinleştiğini, taşınmazların doğal sit alanı içinde bulunduklarını, 2863 sayılı Kanun'un 5663 sayılı Kanun ile değişik geçici 7 nci maddesi uyarınca taşınmazların doğal sit alanları içerisinde bulunan taşınmazların birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanları dışında kalmaları halinde kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilebileceğinin belirtildiğini, taşınmazların 70-80 yıldır davacıların zilyetinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında 262 ada 112, 262 ada 114 ve 262 ada 83 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davalar tefrik edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan ilk yargılama sonunda verilen, davanın kabulüne dair kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 12.02.2018 tarihli ve 2018/242 Esas, 2018/186 Karar sayılı kararıyla; "... öncelikle .................Milli Parkına ilişkin idari kararın Resmi Gazetede hangi tarihte ilan edildiğinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığına izafeten Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden sorularak, buna ilişkin ilan metinlerinin ve milli park haritasının anılan kurumdan getirtilmesi, teknik bilirkişiye mahallinde uygulattırılarak çekişmeli taşınmazların ................Milli Parkı sınırları içinde kalıp kalmadığının saptanması, taşınmazların milli park haritasındaki konumunu gösteren krokili rapor düzenlettirilmesi, mahallinde yeniden keşif yapılarak eksikliklerin tamamlanması, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının, Milli Park olarak ilan edildiği tarihten geriye doğru davacı taraf lehine kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, 294 ada 24 parsel bakımından kıyı kenar çizgisi kapsamında kalıp kalmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek, HMK.nun 353/(1)-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazların milli park ilan edildiği, 1993 yılına kadar 37 yıl boyunca davacıların doğrudan ve eklemeli zilyetlik ile zilyetliğinde olduğu, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların milli park statüsünden çıkarılmış olduğu, milli park statüsü devam etseydi dahi milli park ilan edildiği tarih itibarıyla zilyetlik ile kazanım koşulu oluştuğundan sadece milli park olmanın zilyetlik ile kazanıma engel olmayacağı yönündeki Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2015 tarihli ve 2014/8-201 Esas, 2015/2436 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde taşınmazın zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, dava konusu 294 ada 24 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından sunulan 01.10.2018 tarihli raporunda kırmızı renk ile boyalı (A) harfi ile gösterilen 2.131,50 m²'lik kısmının Konya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 31.03.2017 tarihli ve 4187 sayılı yazısına istinaden kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu taşınmazın 2.131,50 m²'lik kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu diğer taşınmazların, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11/1 inci maddesi kapsamında yer almadığı (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilmedikleri, ayrıca birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanında bulunmadıkları) orman veya mera olmadıklarından zilyetlik ile kazanımlarının mümkün olduğu, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renge boyalı 2.131,50 m²'lik kısmın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ..." gerekçesiyle, dava konusu ...............Mahallesi .............. mevki 294 ada 46 parsel, 294 ada 54 parsel, Aşağı.........mevki 370 ada 51 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile, davacıların hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, .../...........Mahallesi .......... mevkii 294 ada, 24 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 01.10.2018 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen ve yeşil renge boyalı 3.880,77 m²'lik kısmı ile (C) harfi ile gösterilen ve mavi renge boyalı 101,64 m²'lik kısmının davalı Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısmının, davacıların hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renge boyalı 2.131,50 m²'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından, "dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilememesinin nedeninin 1. derece doğal sit alanında bulunması olmadığı, aynı zamanda milli park sahası içinde kalması olduğu, mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edilerek eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı, taşınmazların ...Milli Parkı Koruma Sahası içinde kaldığı, yargılama devam ederken 27.11.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.11.2018 tarihli 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ...Milli Park sınırlarının değiştirildiği, aksi düşünülse dahi yapılan değişikliğin yargılama devam ederken gerçekleştirilmiş olduğu, idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, zira davanın açılmasına idarenin sebebiyet vermediği,, davacılar bakımından aktif husumete ilişkin yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği" iddiasıyla istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu parsellerin arkeolojik sit alanına isabet etmediği, tescilli kültür varlığı veya koruma alanında bulunmadığı, birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 15 inci maddesine göre ise; Milli Park kapsamında kalan yerlerin tapuya tescilinin mümkün olduğu, kadastro tespitinde dava konusu parsellerin sit alanında kalması nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiği, dava konusu taşınmazların 1956 yılından ...Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, Cumhurbaşkanı kararı ile ...Milli Park sınırlarına göre taşınmazların ...Milli Park sınırları dışına çıkarıldığı, kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden oldukları, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 üncü maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından, "istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialarla" temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.