Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3579 K.2025/3833
8. Hukuk Dairesi 2023/3579 E. , 2025/3833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/376 E., 2022/615 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiş, bu karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, asli müdahiller vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, dava konusu ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı 20694,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini, babası ve ... ile birlikte 1/2şer oranında hisseler ile ............ ...mevkinde bulunan ve cilt 197, sayfa 26, sıra 20de kayıtlı 82087 metrekarelik taşınmazı 18.03.1968 tarihinde satın aldığını, o tarihten bu yana taşınmazın tarım arazisi ve büyük ölçüde zeytinlik haline getirilerek kullanıldığını, kadastro çalışmaları öncesinde taşınmazı her iki kardeş çocukları arasında taksim ettiklerini, taksim sonucunda kendisine 119 ada 20 parselin verildiğini, kadastro sırasında bu parselin kendi adına tespit yapıldığını, ormanı ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, mera ve köy orta malı da olmadığını, bu nedenlerle tapu kaydının iptali ile sınırlarını bildirdiği yaklaşık 3500 metrekarelik kısmının adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2007/119 Esas sayılı dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; ...................... ilçesi ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile sınırlarını bildirdiği yaklaşık 2500 metrekarelik kısmının adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2007/122 Esas sayılı dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; ................ ilçesi ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile sınırlarını bildirdiği yaklaşık 2500 metrekarelik kısmının adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Birleşen 2007/112 Esas sayılı dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; ..............ilçesi ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile kuzeyi, güneyi ve doğu sınırında bulunan taşınmazların aynı doğrultuda düz indirilmesi halinde yaklaşık 3300 metrekarelik kısmının adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2007/123 Esas sayılı dosya davacısı .................... dava dilekçesinde özetle; ...ilçesi ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile sınırlarını bildirdiği yaklaşık 3500 metrekarelik kısmının adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Asli Müdahiller müdahale dilekçelerinde özelte; dava konusu taşınmazın aslen .......................'a ait olduğunu, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ....................ve ... adına kaydedildiğini belirterek dava konusu taşınmazın hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştirler.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin yüksek eğimli çalılık, delicelik ve makilik niteliği ile orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tesbit gibi aynı vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili Av. ... ile dahili davacılar vekili Av. .................. tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/9799 Esas ve 2013/12147 Karar sayılı ilamıyla; "Kadastro Mahkemesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 11. ve 26/B. maddeleri uyarınca askı ilânı içinde açılan davalara bakmakla görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile resen gözönüne alınması gerekir. Somut olayda; davacılar tarafından Hazine ve Orman İdaresine karşı husumet yöneltilerek açılan dava, 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla Değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman sınırlandırılmasına itiraza ilişkin olup, yörede yapılan orman sınırlandırılması 27.06.2007 ilâ 27.07.2007 tarihleri arasında ilâna çıkarılmış ve bu işleme karşı davacılar tarafından vekilleri aracılığıyla 07.09.2007 tarihinde dava açıldığına göre, görevli mahkeme genel hukuk mahkemeleridir. Mahkemece aksi kanaatle yargılama yapılıp uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kadastro Mahkemesince; bozmaya uyularak mahkemenin görevsizliğine, harç ve yargılama gideri ile vekâlet ücreti konusunda şimdilik bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, hüküm davalı ... İdaresi vekilince ücreti vekalet yönünden temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/320 Esas ve 2015/5997 Karar sayılı ilamıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331/2. maddesi gözetildiğinde, davalı ... İdaresi vekilinin ücreti vekalete ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın Hazine yönünden husumet yönünden usulden reddine, 28.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu alanın orman vasfında olduğu tespit edildiğinden davalı ... İdaresi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydı sınırları içerisinde kaldığını, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarına göre orman olmadığından bahisle usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini ve vekalet ücretinin birleşen dosyalar için ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğinden bahisle usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dosya kapsamına ve mahkemece keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporlarına göre orman olmadığından bahisle usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davalar yönünden ayrı ayrı gerekçe ve hüküm kurulması gerektiği, vekalet ücretinin birleşen dosyalar için ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğinden ve Hazine ve Orman İdaresi için ayrı gerekçelerle ret kararı verildiği halde tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Dava, 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesine göre yapılmış orman kadastrosuna itiraz ve tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Dava konusu ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Bu nedenle Mahkemesince tapu kayıt maliki olan Hazine yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacıların dayandığı 12.11.1937 tarihinde krokiye bağlanan 18.03.1968 tarih 20 sıra no.lu 82.037 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı 119 ada 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara revizyon görmüş oldup, bu taşınmazların toplam yüzölçümünün 49.365 metrekaredir. 28.07.2022 tarihli fen, orman, harita ve ziraat mühendisi bilirkişi kurul raporundan ve dosya kapsamında dayanak tapu kaydının miktar ve sınır olarak dava konusu edilen taşınmazları kapsadığı anlaşılmaktadır. O halde; mahkemesince taşınmazların orman olup olmadığının kesin olarak belirlenebilmesi için çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgeye dair en eski hava fotoğrafları ile bu hava fotoğraflarından yararlanılarak üretilen memleket haritaları ve varsa amenajman planı ve fotogometri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen kadastro paftasının ilgili kurumlardan getirtilerek, söz konusu belgelerin çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin tespit edilmesi, orman olup olmadığının belirlenmesi, davacıların dayandığı tapu kaydının 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun)
ve 5658 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığının saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu yönde yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise İlk Derece Mahkemesi karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi, bir fen ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile uzman orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, eski belgelerde görülen ağaçların orman ağacı olup olmadığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; tapu kaydı uyduğu dikkate alınarak taşınmazın öncesinde orman olup olmadığı da gözönünde bulundurularak 4785 sayılı Kanun hükümleri ve tapu kaydı tartışılmalı, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içeriyor ve sınırda da eylemli orman var ise, 3402 sayılı Kanun'un 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli, çekişmeli taşınmazın orman olduğunun tesbiti durumunda Hazine adına, orman olmadığının tesbiti durumunda ise hak sahipleri adına tescil kararı verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.