Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3007 K.2025/3841

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3007 📋 K. 2025/3841 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/3007 E.  ,  2025/3841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/47 E., 2024/399 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/383 E., 2022/270 K.
Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında; dava konusu 569 ada 17 parsel taşınmaz 22.06.1953 tarih 11 sıra nolu tapu kaydına istinaden davalılar adına 25.01.1967 tarihinde tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu ....................Mahallesinde ilk tesis kadastro çalışmaları 2613 sayılı Kanun kapsamında yapılarak 1968 yılında kesinlemiştir. Orman Kadastro ve 2/B uygulama çalışmaları ise 6831 sayılı Kanun'a göre 2007 yılında yapılmıştır.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle;...................Mahallesi 569 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 64 nolu Orman Kadastro Komisyon'u tarafından yapılan çalışma sonucunda orman tahdit sınırları içinde kalmakta olduğunu ve orman sayılan yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazın orman tahdit hattı içinde kaldığından ve hava fotoğrafları, amenajman ve 1/25000'lik memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğundan taşınmazın orman olma niteliği yönünden Orman Kadastro Komisyon'unun kararı da itirazsız olarak kesinleştiğinden, taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının tespit edilerek tapusunun iptali ile müdahalenin önlenmesi ve orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescilini, taşınmaz üzerinde bulunan mülkiyet hakkını kısıtlayan tüm haciz, şerh, ipotek ve diğer takyidatların terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu .................. Mahallesi, 569 ada 17 parselin 25.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinde gösterilen taşınmaz alanın tamamının 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle orman tahdit alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...................... Mahallesi, 569 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 25.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinde gösterilen taşınmazın tamamının tapu kaydının iptaline, “orman vasfı” ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporu ve karar arasında çelişki bulunduğunu, orman tahdidi kararı alınırken bir kısmının orman olduğu kalanın malikler adına kalmasına dair karar olup Mahkeme kararında ise parselin tamamının Hazine adına tesciline karar verildiğini, yapılan Orman Kadastrosu ve taşınmazın büyük kısmının orman sınırları içerisine alınması işleminin yanlış ve hukuka aykırı olduğunu, Tapu Siciline Güven İlkesi gereğince yasal olarak kişinin üzerine kaydedilmiş tapulu arazisine Orman İdaresinde konulan şerh nedeniyle kişinin mülkiyet hakkının her yönden sınırlandırılmasının hukuken geçersiz olduğunu, taşınmazın müvekkilinin özel mülkiyetinde olan en az 60 yıldır sürekli kullandığını, zilyet olunan bağ vasfında bir taşınmaz olduğunu, gayrimenkulün etrafının da bağ bahçe olarak kullanılan yerler olup lokanta ve otel vasfında kullanılan yerler de olduğunu, davacıların mülkiyet hakkı göz önüne alınmadan karar verildiğini öne sürerek kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 569 ada 17 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu belirlenmesine göre Mahkemece sadece (A) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekir iken taşınmazın tamamının tapu kaydının iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.06.2022 tarih 2021/383 Esas 2022/270 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne, ........................... köyü 569 ada 17 parsel sayılı taşınmazın, harita mühendisi bilirkişiler ................ve ..............le orman mühendisleri .................... ....... ve............... tarafından hazırlanan 20.12.2023 tarihli ek raporunda ve rapora ekli haritada (A) harfi ile gösterilen 4409.90 m² lik kısmının davalılar adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile “orman vasfıyla” Hazine adına aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen hükmün dosya kapsamına uygun olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.