Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1816 K.2025/3840

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1816 📋 K. 2025/3840 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1816 E.  ,  2025/3840 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/714 E., 2022/1121 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/87 E., 2022/33 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmaz, T-241 rumuzu ile 10.11.2003 tarihinde tapulama harici mera alanı olarak tespit edilmiştir. Daha sonra 6495 sayılı Kanun'la 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-5. maddesi gereğince yapılan orman kadastro çalışmalarında taşınmaz 142 ada 1 parsel olarak 04.11.2015 tarihinde tespit edilmiş, bu tespit 22.01.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde kain 142 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının kadimden beri nizasız ve fasılasız zilyeti ve maliki olduğunu, 22.01.2016 tarihinde gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında davacıya ait ... Mahallesinde kain 142 ada 1 parsel sayılı taşınmazı paftada mera olarak yolsuz tescil edilen yerin kadimden beri zilyedi olması ayrıca fiziki olarak mera olarak kullanmaya müsait olmaması, hemde mera olarak yolsuz tescil ve tespit edilen kısmın aslında zilyetlik sıfatıyla özel mülkiyete konu arazi niteliğinde olduğunu, bu durumu doğrulayan ve ispatlayan arazinin vergisini ödeyen davacının murisi ................'ün Maliye Kayıtlarına göre Arazi Vergi Mükellefinin uhdesinde bulunan arazi vergisinin ödendiğini gösteren belge ile dönemin hava fotoğraflarının tespiti ve tanıkların dinlenilmesi halinde dava konusu arazinin özel mülkiyete konu arazi olduğunun açıklığa kavuşacağını, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ...Mahallesinde kain, 142 ada 1 parsele ait yolsuz tescilin iptali ile davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini, bu talepleri kabul edilmeyecek ise nizasız ve fasılasız kadimden beri zilyet olması nedeniyle intifa hakkının davacıya ait olduğunun tespitinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın uzun yıllardır hiç ekilip biçilmediği ve ham toprak vasfında bulunduğunu, keşif mahallinde dinlenilen mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının beyanlarından da anlaşıldığı üzere köylülerce taşınmazın evvelden beridir hayvan otlatılması için kullanıldığı, taşınmazın niteliğinin mera olması, mera olarak sınırlandırılan yerlerin özel mülkiyete konu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşifte dinlenen tüm tanıklar ve yapılan keşif sonucunda, davacı yanın söz konusu araziden yararlanmasını istemeyen davalı köy tüzel kişiliği ile bağı olan kişiler tarafından yalanlanmasına rağmen davalı Hazine tanığının, davacı tanığı ve mera tespit komisyonunda imzası olanlar tarafından alınan beyanların, dava konusu arazinin en eski zilyetinin .................. olduğunu, en son zilyet olarak söz konusu araziyi davacı ...'ün kullandığını, bu nedenle taşınmazın davacının nizasız, fasılasız zilyetliğinde olduğunu, ayrıca otlatmak amacıyla kullanıldığı beyan edilen dava konusu yerin, davacı ve davacının murisleri tarafından kendi şahsi hayvanlarını otlatmak amacıyla kullanıldığının tüm tanık beyanlarınca kabul edildiğini, ortak kullanıma ait bir yer olmadığını, bir diğer hususun da davacı murisleri tarafından dava konusu arazi için maliyeye ödenen vergi kayıtlarının bir nüshasının dosyaya sunulduğunu ancak Maliye kayıtlarının araştırılması için ilgili maliyeye müzekkere yazılarak araştırma gerçekleştirilmediğini, bir diğer itiraz konusu söz konusu dava konusu yerin ekilip biçilmediğinden bahisle mera olarak değerlendirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın dört tarafının 138 ada 1 orman parseli ile çevrili olmasına göre taşınmazın orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.