Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3558 K.2025/3842
8. Hukuk Dairesi 2024/3558 E. , 2025/3842 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/104 E., 2024/48 K.
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde özetle; ............ Devlet ormanının güneyinde 2499-3144-2500-2501 sayılı orman sınır noktaları ile çevrili taşınmazın tarla olarak kullanıldığını, davacının halası.........’tan 15.06.1964 tarihinde senetle satın aldığı, taşınmazın 15.06.1964 tarihinden önce imar ve ihya edildiğini ve zilyetliğini 15.06.1964 tarihinde davacıya devredildiğini, bu devir tarihinden beri davacı tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı ileri sürülerek, bu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi gereğince davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.06.2011 tarihli ve 2011/3813 Esas, 2011/7467 Karar sayılı ilamı ile bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmaz ile bu taşınmazın bitişiğindeki davacı tarafından dava edilen ve dava dilekçesine ekli haritada üçgen biçiminde gösterilen taşınmazın içinde az bir bölüm olarak yer alan ve bilirkişi krokisinde (C) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkında inceleme ve araştırma yapıldığı, üçgen biçimindeki taşınmazın geri kalan büyük bölümü üzerinde ise hiç inceleme yapılmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş ise de karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2020/4331 Esas, 2021/4591 Karar sayılı ilamı ile "dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/1 inci maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup, anılan Kanun'un 713/3 üncü maddesi gereğince tescil davalarında, Hazine yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Dava, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliği olarak Orman İdaresi ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılmış olup, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ... ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının da ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada yer alması gerektiği gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada, taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kabule göre de; Mahkemece, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesini gösterir hava fotoğrafları üzerinde incelenmemiş, taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parseller araştırılarak dayanağı olan belgeler getirtilerek mahalline uygulanarak bilirkişi ve tanık beyanları ile denetlenmemiş, ziraatçi bilirkişisinden taşınmazın evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısını, eğimini, bitki örtüsünü tarımsal niteliğini ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı gerekçeli rapor alınmadığı" gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş ise de Dairemizin 2021/14824 Esas ve 2022/2347 Karar sayılı ilamıyla
karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici yerlerden olduğu (A), (B), (C), (G) harfleri ile gösterilen kısımların tarım alanı, (E), (D), (F) harfleri ile gösterilen kısımların orman alanı vasfında olduğu, tarım alanı vasfında olan kısımlarda uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapılmadığı, parsellerin üst toprak derinliği 8-40 cm olup, yer yer taşlı yapıda olmakla birlikte büyük çoğunluğu kumlu, tınlı ve killi yapıda olduğu, uzun yıllardır tarımsal faaliyet amaçlı kullanılmadığı için parseller üzerinde mera vasıflı otlar bulunmakta olduğu, davacı tarafça taşınmazın emek ve masrafla imar ihya edilerek tarımsal üretime uygun hale getirildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.