Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8395 K.2025/3799
8. Hukuk Dairesi 2022/8395 E. , 2025/3799 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1654 E., 2022/1274 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/369 E., 2021/43 K.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı vekili, dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı-karşı davalı vekili ile dahili davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilip, duruşmalı inceleme talebi değerden reddedildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili 23.10.2012 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda yarı hissesi müvekkili adına fundalık vasfıyla kayıtlı bulunan ................. köyü 168 ada 35 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmadığını belirterek, tapu kaydındaki orman sınırları içinde kalmaktadır şerhinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili 29.11.2012 tarihli cevap dilekçesiyle; davacının açtığı davanın reddini savunduktan sonra, dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğunu belirterek, bu kısmın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesine, müdahalenin menine ve ormanlar üzerinde özel kişilere ait şerh bulunamayacağından tapu kaydı üzerindeki bu nitelikteki şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle karşı dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, ...köyü 168 ada 35 nolu parselin 12.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen ve taralı olan 227,9 m² kısmın tapusunun üzerindeki orman sınırlandırılması şerhinin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kabulüne, .............................. köyü 168 ada 35 nolu parselin 12.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen taralı alan kısmının dışında kalan 16.618,57 m² kısmınının karşı davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaza ait tapu kaydı üzerindeki 3.Kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına, men'i müdahale talebinin reddine karar verilmiş, hükmün, davacı-karşı davalı vekili ile dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1938/1 E. Sayılı dosyası ile Tapulama Hakimliğinin 1963/210 E. Sayılı dosyalarının, mümkün olmadığı durumda ise kesinleşmiş karar örneklerinin celbedildiği belirtilmiş ise de dosya içerisinde herhangi bir tescil dosyasının yahut gerekçeli karar örneğinin bulunmadığının tespit edildiği, istinaf eden davacı ve dahili davalıların yargılamanın her aşamasında ısrarla bu dosyaların taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiğini, söz konusu dosyalarda Orman İdaresinin taraf olduğunu ve kararın Yargıtaydan onanarak kesinleştiğini ifade etmişler ve mahkemece bu hususun dikkate alınmasını talep ettikleri, ancak söz konusu dosyaların ve karar örneklerinin celbi için Tapulama Hakimliğine (Kadastro Mahkemesine) herhangi bir yazı yazılmadığı, ilgili mahkemelerden dosyanın araştırılmadığının görüldüğü, dosyanın celbi için ...................Tapu Müdürlüklerine yazılan yazılara dosyanın kendilerinde olmadığı belirtilerek olumsuz cevap verildiği, Tapulama Hakimliğince verilen kesinleşmiş kararlara ilişkin dosyaların ilgili tapu müdürlüklerine infaz için gönderilmesi ancak karar örneklerinin ilgili hakimlikte muhafaza edilmesinin esas olduğu, istinaf edenler tarafından dosyaya ibraz edilen ve 1963/210 E. Sayılı dava dosyasının bilirkişi raporu olduğu belirtilen 3 kapsamlı haritada dava konusu taşınmazla birlikte 283 ila 335 parseller arasındaki toplam 51 adet parsele ilişkin harita düzenlenerek rapor tanzim edildiğinin anlaşıldığı, istinaf edenlerin bahsettiği Tapulama Hakimliğinin 1963/210 E. Sayılı dosyasının esas olarak tapu müdürlüğünde bulunması gerekli olup, bilirkişi raporunda belirtilen bu 51 adet parselden herhangi birine ilişkin tescil dosyası olarak arşivde yer almasının muhtemel olduğu, Tapu Müdürlüklerince hiçbir gerekçe gösterilmeden dosyanın kendilerinde bulunmadığının belirtildiği, mahkeme tarafından kendilerinden herhangi bir açıklamanın da istenmediği, ilgili Tapu Müdürlüklerine söz konusu durum ayrıntılı bir şekilde yazılarak, 51 adet parselin herhangi birinin tescil dosyası olarak arşivde bulunabileceği belirtilerek, ilgili Tapu Müdürlüklerinden söz konusu tescil dosyalarının ayrıntılı araştırılması istenerek 1963/210 E. sayılı dava dosyasının celbinin sağlanması, yine Tapulama Hakimliğinden (Kadastro Mahkemesinden) ve Asliye Hukuk Mahkemesinden ilgili (Tapulama Hakimliği 1963/210 ve Asliye Hukuk Mahkemesi 1938/1 E. sayılı) dosyaları ve mümkün olmadığı takdirde karar örneklerinin temin edilmesi, ayrıca bu konuda ısrarla talepte bulunan istinaf edenlerden ellerinde karar örneği bulunup bulunmadığının sorulması, bu konu hakkında ayrıntılı beyanlarının alınması, ellerinde bulunması halinde dosyaya sunmalarının istenmesi, bu hususta dosyaya celbedilebilen deliller değerlendirilerek, söz konusu dosyaların davada kesin hüküm teşkil edip etmediğinin belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, diğer yandan kabule göre; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının gerekçe kısmında "asıl davanın reddine" karar verildiği belirtildiği halde hüküm kısmında "asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine" karar verilmesi; yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan dahili davalı ... mirasçılarının vekili ve temsilcisi vasıtasıyla davayı takip ettiklerinin anlaşıldığı halde ... mirasçılarının karar başlığında gösterilmemesi, vekili ve temsilcisine gerekçeli kararın tebliğ edilmeyerek müteveffa ...'nun vekiline gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, ayrıca ... mirasçısı kısıtlı ... kayyımı olarak Avukat ... .................davayı takip ettiği görüldüğü halde ilgili kayyım kararının dosya içerisine alınmaksızın yargılamaya devam edilip karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, bu doğrultuda açıklanan sebeplerle; istinaf eden davacı ile dahili davalıların delil olarak gösterdikleri dosyaların ilgili yerlerden usulünce celbedilip kesin hüküm teşkil edip etmediği değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekli olduğu" belirtilerek, davacı vekili Avukat ... ile dahili davalı ... miraçıları ... vekili ve kısıtlı ... kayyımı Avukat ... ................ istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; "Bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, davanın açıldığı tarihte davalıların yeri tapuya dayalı olarak kullandığı ve davacıların delil olarak dayandıkları Tapu Hakimliğinin 1963/210 Sayılı dosyasına göre dava konusu................. ...676 nolu ve 677 nolu parsellerinin kesinleşen karar neticesinde kısmen orman ve tarla olarak tescil edildiği, bu bağlamda taşınmazların mahkemede görülen taşınmaza ilişkin bir ilam olmadığı" gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, ...köyü 168 ada 35 nolu parselin 01.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen ve taralı olan 227,87 m²' kısmın tapusunun üzerindeki orman sınırlandırılması şerhinin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kabulüne, ...köyü 168 ada 35 nolu parselin 12.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen taralı alan kısmının dışında kalan 16.623,60 m² (B) rumuzlu kısmınının karşı davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile aynı adanın son parsel numarasında eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; taşınmaza ait tapu kaydı üzerindeki 3. Kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına, men'i müdahale talebinin reddine karar verilmiş, iş bu karar, davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosya içeriği, toplanan deliller, kararda yazılı gerektirici nedenler, istinaf talep dilekçesi içeriği değerlendirilerek yapılan inceleme sonucu; mahkemece getirtilip yöntemince uygulanan orman kadastro tutanak ve haritalarından çekişmeli taşınmazın 19/11/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda B harfi ile gösterilen 16.623,60 m²’lik kısmının 1944 yılında yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığı daha sonra aynı yerde 1982 yılında 1744 Sayılı Yasa, 1990 yılında 3302 Sayılı Yasa'nın ve 2010 yılında 4999 Sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmalarda da bu vasfını koruduğu, aynı tarihli bilirkişi raporundan A harfi ile gösterilen 222,87 m²’lik kısmının ise 1944 yılında bu yana orman tahdidi dışında kaldığı, kaldırma kararı sonrası incelenen Yalova Tapulama Mahkemesinin 1963/210 sayılı dosyasında çekişmeli 168 ada 35 (eski 299) parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı, bu itibarla Tapulama Mahkemesi dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarında orman sınırları dışında gösterilmiş olsa dahi, parselin dava konusu edilmemiş olması dolayısıyla taraflar arasında bir kesin hükmün varlığından da söz edilemeyeceği öte yandan tapu kaydı geçerliliğini koruduğu müddetçe karşı davalıların orman niteliği belirlenen taşınmaz üzerindeki hakimiyetlerinin haksız bir elatma olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından asıl ve karşı davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, hükmün A bendinde «222,87 m²» olması gereken ibarenin «227,87 m²» olarak; yine A bendinde «19/11/2020» olarak yazılması gerekli rapor tarihinin «01/12/2020» olarak ve B bendinde «19/11/2020» olarak yazılması gerekli rapor tarihinin «12/06/2018» olarak hatalı yazıldığı anlaşılmakta ise de bunların HMK'nun 304. maddesi uyarınca mahallinde düzeltilebilir açık yazım hataları olduğu" belirtilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava; çekişmeli taşınmazdaki orman şerhinin terkini, karşı dava ise kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil ile elatmanın önlenmesi ve 3. kişiler lehine tapu kaydındaki şerhlerin terkini istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5602 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen tapulama çalışması, 3116 sayılı Kanuna göre 1944 yapılıp, 22.10.1949 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman tahdidi, 10.11.1977 tarihinde başlanarak 21.09.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ile aplikasyon çalışmaları, 27.07.1989'da başlanarak 25.07.1990 tarihinde ilan edilip 6 aylık hak düşürücü süre sonunda kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik (2/B) madde uygulaması ve 19.07.2020 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme çalışması vardır.
1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez. Somut olayda; davalı-karşı davacı ... İdaresi tarafından Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 2013/176 Esas ve 2018/477 Karar sayılı kararın istinaf edilmediği, bu kararın diğer taraflarca istinaf edilmesi sonucu Bölge Adliye Mahkemesince araştırmaya yönelik olarak kaldırıldığı, daha sonrasında verilen temyize konu kararda da davalı-karşı davacı ... İdaresi aleyhine bir durumda yaratılmadığı anlaşıldığından temyiz etmede hukuki yararı bulunmayan Orman İdaresinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı-karşı davalı vekili ile dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı-karşı davalı vekili ile dahili davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
Davalı-karşı davacı ... İdaresi vekilinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davacı-karşı davalı vekili ile dahili davalılar vekilinin yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenler davacı-karşı davalı ... ve dahili davalı ...'ndan ayrı ayrı alınmasına,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.