Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2779 K.2025/3824

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2779 📋 K. 2025/3824 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2779 E.  ,  2025/3824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3563 E., 2024/684 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve
yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/184 E., 2020/161 K.
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde;.......................Mahallesi 2323 parselin, 1987 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında "Havai Elektrik Hattı Güzergahı" vasfı ile tespit gördüğünü, .............Mahallesinde 2323 no.lu parselin 465,20 m²'lik kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını ve geçersiz hale gelen tapu kayıtlarının iptal edilerek orman olarak yeniden tescili gerektiğini, arazide yapılan incelemede söz konusu taşınmazın 465,20 m²lik kısmının orman niteliğinin varolduğunun tespit edildiğini belirterek, orman alanına ait tapu kayıtlarının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline, tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde davalı idare aleyhine bulunan mevcut tüm şerh ve beyanların kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... 2323 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının ........ Muhafaza Ormanı içinde kaldığı, muhafaza ormanı sınırlarını aşarak tespit yapılmış olduğu, 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanun'lar gereği muhafaza ormanlarında ormanda çıkarma işlemi yapılamayacağı, yapılan tespit işleminin hatalı olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... vekili tarafından, "aleyhlerine vekalet ücretine hükmolunmayacağı, 221 sayılı Kanun'a göre taşınmaz malların fiilen tahsis gününde itibaren kamulaştırılmış sayıldığı ve kamu malı niteliği kazandığı, sonradan ortaya çıkan durumların bu niteliği değiştirmeyeceği, mal sahibine malını geriye isteme hakkı vermediği" iddiasıyla istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... ............ilçesi ............ / Mithatpaşa Mahallesinde ilk orman tahdidinin 1938 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapıldığı, dava konusu İstanbul ili .................. / .............. Mahallesi 2323 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen 465,225 m²'lik kısmının Orman Tahdit sınırları içerisinde bulunduğu, 2016 yılında 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi gereğince yapılan Orman Kadastro Haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışmaları sonucu düzenlenen orman kadastro haritalarında da dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesiyle davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin aleyhlerine hükmedilen harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yaptığı istinaf başvurusunda, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisiyle davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davacı Orman İdaresi üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından, "taşınmazın fiilen tahsis gününde kamulaştırılmış sayıldığı, kamu malı niteliği kazandığı, kamu hizmetinde kullanıldığı, bu nedenle tescilin iptalinin usul ve hukuka aykırı olduğu" iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.