Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2829 K.2025/3817

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2829 📋 K. 2025/3817 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2829 E.  ,  2025/3817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/123 E., 2024/371 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/483 E., 2023/504 K.
Taraflar arasında tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu ..........................Mahallesinde, tesis kadastrosu çalışmaları 1964 yılında 2613 sayılı Kanun kapsamında yapılarak kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın kuzeyinde yer alan 124 ada 12 no.lu parsel 2.917,00 m² yüzölçümü ile şahıs adına tescil edildiği, dava konusu taşınmaz ile konum olarak aynı yer olan 124 ada 33 no.lu parselin ise kadastro tespitine itiraz ile hükmen 1.022,00 m² yüzölçümü ile şahıs adına tescil edildiği, 21.04.1972 tarihinde 124 ada 12 ve 33 no.lu parsellerin tevhidi ile 124 ada 129 no.lu parselin 3939,00 m² yüzölçümü ile tescil edildiği, 1980 yılında 124 ada 129 no.lu parselin Amasya Belediyesince yapılan ıslah imar planı uygulamasına dâhil edildiği, ancak işleme gerçek yüzölçümü olan 3.939,00 m² üzerinden devam edilmesine rağmen, ayırma çapı krokisinin sehven 2.917,00 m² yüzölçümüne haiz 124 ada 12 parsel üzerinde oluşturulduğu ve dava konusu taşınmazın (eski 124 ada 33 no.lu parsel) bulunduğu kısım ayırma çapı krokisinde gösterilmeden işlemin yapıldığı tespit edilmiştir. ıslah imar planı uygulamasında 124 ada 129 no.lu parselin 3.939,00 m² olan yüzölçümünün 980,00 m²sinin imar uygulaması dışında bırakıldığı (yeni 2073 ada 237 parsel), kalan yüzölçümü (2.959,00 m²) üzerinden DOP kesintileri yapılarak imar parsellerine (... Mahallesi 1184 ada 1, 2 ve 3 no.lu parseller) dağıtımın gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın ıslah imar planında düzenleme ortaklık payına dâhil edilerek ıslah imar uygulaması dağıtımına konu edildiği ve dava konusu taşınmazın bulunduğu kısma karşılık olarak ... Mahallesi 1184 ada 1, 2 ve 3 no.lu parsellerin verildiği, 1980 yılında yapılan ıslah imar uygulaması çalışmasında imar uygulaması dışında bırakılan 124 ada 129 parselin 2001 yılında davacı tarafından 980,00 m² yüzölçümü ile satın alındığı, 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca kadastro güncelleme çalışmasında, davacıya ait 124 ada 129 no.lu parselin 2073 ada 237 no.lu parsel numarası aldığı, dava konusu taşınmaza yönelik tescil işlemi yapılamadığı ve boşluk alan olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili; davacının ...Mahalle, ... mevkii 2073 ada 237 parsele bitişik ve tescil harici olan alanı, 24.05.2001 tarihinde satın aldıktan sonra, taşınmazı kullanırken sınırı ve kullanım alanı hususunda tereddüt ettiği için Amasya Kadastro Müdürlüğüne başvuru yaptığını, kadastro görevlilerinin taşınmazın kullanım alanını belirlediğini, daha sonra davacının taşınmazın tamamını kullanmaya başladığını, alt kısmına evini yaptığını, üst kısmına ise teraslama yapıp toprağı işleyerek bahçe olarak kullanmaya başladığını, bu alanda yaklaşık 15 yıllık ceviz ağacının bulunduğunu, ancak yakın zamanda parsel sorgulama üzerinden taşınmaza ilişkin yapılan sorgulamada, 2073 ada 237 parselde bulunan alanın sadece evinin bulunduğu alan ile bir kısım alanı kapsadığını, üzerinde bahçesi ve ağaçları bulunan alanın boş olarak görüldüğünü ve kendisine ait parsel içerisinde olmadığını fark ettiğini, Tapu Kadastro Müdürlüğü ve Amasya Belediyesinde yapılan araştırmalar sonucunda yaklaşık 1000 m² olan bu alanın tescil harici alan olduğu, davacının bu alanı 18.06.2001 tarihinden itibaren aralıksız, fasılasız ve malik sıfatıyla 20 yıldan fazla süre kullandığını, tescil harici alanın davacı adına tespiti ve tapuda tescilini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; " 4721 sayılı Kanun gereğince olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yolu ve 3402 Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince imar ve ihyaya dayalı taşınmaz mülkiyetinin kazanılması için taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmaz olmasının gerektiği, ancak dava konusu taşınmaz hakkında tapu kaydının hükmen oluşturularak Amasya ili Beyazıtpaşa Mahallesi ... mevki 124 ada 33 parsel olarak kaydedildiği, tevhit işlemi ile 124 ada 129 parsel olarak tescil edildiği, 1980 yılında eski 124 ada 129 parselin Amasya Belediyesince yapılan ıslah imar planı uygulamasına dâhil edildiği, ancak işleme gerçek yüzölçümü olan 3.939,00 m² üzerinden devam edilmesine rağmen, ayırma çapı krokisinin sehven 2.917,00 m² yüzölçümüne haiz 124 ada 12 parsel üzerinde oluşturulduğu ve dava konusu taşınmazın (eski 124 ada 33 parsel) bulunduğu kısmın ayırma çapı krokisinde gösterilmeden işlemin yapıldığı, yapılan işlemin sehven bir işlem olduğu, taşınmazın yenileme kadastrosu ile şu andaki fiili durumunun boşluk alan olarak bırakıldığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz niteliğinde olmadığı ve tapuya kayıtlı taşınmaz yönünden de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinin uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; dava dilekçesinde belirttiği hususlara ek olarak, dava dosyasına sunulan kurumlara ait yazıların hiç birinde dava konusu alanın tescil harici alan olmadığı ve imar uygulamasıyla düzenleme ortaklık payı alınarak karşılığında imar parseli verildiği iddiasında bulunulmadığı, ancak mahkemece dava konusu alanın Amasya Belediyesine ait olduğu ve tapuda kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği, dava konusu alanın tapuda kayıtlı bir bir alan olmadığı, bu hususun Amasya Tapu Müdürlüğü kayıtlarıyla da sabit olduğu, bir an için tapuda kayıtlı olduğu kabul edilse bile bu durumun 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi kapsamında davanın kabul edilmesi gerektiği iddiasıyla, davalı ... vekili taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.