Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2424 K.2025/3773

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2424 📋 K. 2025/3773 📅 14.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2424 E.  ,  2025/3773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1996/52 E., 1997/121 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, ...köyünde davalı adına kayıtlı bulunan 150 ada 1 parsel nolu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kaldığını, orman vasfında bulunduğunu, söz konusu taşınmazın tapusunun iptal edilerek orman vasfıyla hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiş, duruşmaları takip etmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; orman bilirkişi ve ziraat bilirkişi raporlarında taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, fen bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfli kısımların orman tahdit haritasına göre orman sayılan yer olduğunun belirtildiği, bu nedenle (B) ve (C) harfli kısımlar yönünden davanın kabulüne, (A) ile işaretli kısmın da orman sayılan alan olduğu anlaşılsa da davacı vekili tarafından ibraz edilen belgelerde orman tahdit haritasına göre orman tahdit sınırı dışında kaldığı ve davacının tahdit dışında kalan yerler için dava açmakta hukuki yararı olmadığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamının orman sayılan yer olduğu, eksik araştırma ve inceleme ile usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yörede; 1992 yılında ilan edilen tesis kadastrosu ile dava konusu...köyü 150 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfı ile davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Ayrıca 27.07.1994 tarihinde ilan edilen 3302 sayılı Kanun ile Değişik 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) göre yapılmış orman kadastro çalışması vardır.
Dava; Orman İdaresince tahdide dayalı açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava ve temyize konu edilen yerin orman içi açıklık olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu belirtildiği halde, fen bilirkişi raporunda orman tahdit haritasına göre taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının orman tahdit sınırı dışında kaldığı belirtildiği ve davacının tahdit dışında kalan yerler için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dosya kapsamından, çekişmeli 150 ada 1 parsel sayılı taşınmazın TAKBİS kayıtlarına göre dört yönünün orman vasfındaki 160 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile çevrili olduğu anlaşılmış olup, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği'nin 14/s maddesinde; "orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların" orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde; çekişmeli 150 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında bulunduğundan Orman İdaresinin davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.