Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2202 K.2025/3784

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2202 📋 K. 2025/3784 📅 14.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/2202 E.  ,  2025/3784 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1467 E., 2024/1242 K.
Davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... köyünde davalı adına kayıtlı bulunan 102 ada 4 parsel no.lu taşınmazın orman vasfında bulunduğunu, taşınmazın üç yönden orman ile çevrili olduğunu, söz konusu taşınmazın tapusunun iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyizi ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 16.10.1996 tarihli ve 1996/10271 Esas, 1996/12418 Karar sayılı ilamı ile yörede orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun kapsamında yapılarak kesinleştiği, tahdidin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman niteliği orman tahdit haritasının uygulanması suretiyle belirleneceği, davacı Hazinenin salt orman savı ile dava açtığı, taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığı anlaşıldığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince temyizi üzerine; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 11.10.2023 tarihli ve 2021/4244 Esas, 2023/5134 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve numaralı kararı ile; bozma ilamına uyularak, fen, harita, jeodezi, ziraat ve orman bilirkişileri ile birlikte keşif yapılmış, taşınmazın dört yandan fotoğrafları çekilmiş dosyaya eklenmiş, bilirkişi heyetinin 06.09.2024 tarihli bilirkişi raporundaki bilgi ve bulgular ışığından hareketle, tüm dosya kapsamına göre; ... köyünde yapılmış 3402 sayılı Kanun uygulamaları, 24.11.1992/24.12.1992 tarihleri arasında ilan edildiğ, dava konusu 102 ada 4 no.lu parsele Hazine tarafından itiraz edildiği için bu parsel sahası üzerindeki kadastro çalışması kesinleşmediği, taşınmazın davalı adına tespit gördüğü, taşınmazın 1953, 1968, 1971 ve 1973 yılı hava fotoğraflarında tarla olarak kullanıla gelmiş olduğu, eylemli durumda üzerinde kapalılık oluşturan orman bitki örtüsünün bulunmadığı, toprak içerisinde ormanın simgesi olan humus bileşenleri yaprak, dal ve kök kalıntı ve çürüntülerine rastlanmadığı, toprağının üst horizonlarının doğallığını kaybettiği, orman içi açıklık olmadığı nedenleri ile bulunabilen en eski tarihli belgeler incelemesi ışığında 3116 ve 6831 sayılı Orman Kanun'larına göre orman sayılmayan yerler kapsamında olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, davacı Hazine lehine tapu iptali ve tescil koşullarının oluşup oluşmadığı istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.