Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1391 K.2025/3439
8. Hukuk Dairesi 2025/1391 E. , 2025/3439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1038 E., 2024/1860 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/403 E., 2023/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 192 ada 99 ve 256 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 1.963,69 ve 3.087,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) (2/B) maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve taşınmazların 2000 yılından beri ...in kullanımında ve 256 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir ev ve ahırın bu kişiye ait olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 05.12.2019 tarihinde davalı ... adına 6292 sayılı orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi ve hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışı hakkında kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiş, bilahare ise 12.12 2019 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmişlerdir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkilleri ile davalı ...'in murisleri olan ...'in kullanımında olduğunu, murisinin ölümünden sonra müvekkillerinden habersiz ve rızaları alınmadan davalı ... tarafından taşınmazlar Hazineden satın alındıktan sonra, muvazaalı olarak kayınbabası ...'ye sattığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının müvekkillerinin miras payları oranında iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline, mümkün olmaması halinde her bir müvekkili için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmazları dedesi ve amcalarının kendisine verdiğini ve kendi kullanımında bulunduğunu, üzerinde bulunan ev ve muhdesatın kendisi tarafından yapıldığını, taşınmazlar için Hazineye ödenecek satış bedelini kayınbabası ... ödediğinden dolayı taşınmazları kayınbabasına sattığını, yapılan işlemin idari işlem olduğunu, davanın yanlış açıldığını ve bedel talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmazları davalı ...'in dedesi ve amcalarının davalı ...'a verdiğini ve bu kişinin kullanımında bulunduğunu, üzerinde bulunan ev ve muhdesatın ... tarafından yapıldığını, taşınmazlar için Hazineye ödenecek satış bedelini müvekkili ... ödediğinden dolayı taşınmazları bu nedenle ...'in müvekkiline sattığını, yapılan işlemin idari işlem olduğunu, davanın yanlış açıldığını ve bedel talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem, 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe 3. kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs veya şahıslar adına tescilinden sonra artık tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı; somut olayda, dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihi olan 30.12.2021 tarihinden önce 05.12.2019 tarihinde Hazine tarafından davalı ...'e satıldığının anlaşıldığı; dava konusu taşınmazlar bedeli ödenerek idareden satın alındığından taraflardan herhangi bir alacaklarının bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine; davalı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası ile alacak davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların maliki Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca tapu yoluyla davalı ...'e satıldığına, sonrasında da ... tarafından diğer davalı ...'ye satıldığına, taşınmazların davalı adına tesciline esas olan hukuki işlemin Hazinenin satışına dayanan idari bir işlem olmasına, Hazinenin satışına dayanan idari işlem ortadan kaldırılmadıkça davanın dinlemeyecek olmasına göre, davacıların kullanıma dayanarak açtığı davanın artık dinlenme olanağının bulunmaması ve davacıların iddia ettiği gibi usulsüz bir satışın söz konusu olmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'in kanundan haksız olarak yararlanarak taşınmazları iktisap ettiğini, dava konusu taşınmazların öncesinde müvekkillerinin murisi tarafından tarım arazisine çevrilmek suretiyle kullanıldığını, davalı ...'in gerçek dışı beyanlarla taşınmazları Hazineden satın aldığını, öncelikli olarak idari işlemin iptali yoluna gidilmesi halinde davacılar için hem külfetli olacağı hem de zaman alacağını, davacıların miras haklarına davalı ... tarafından halel getirildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceği hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL davacı tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.