Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5968 K.2025/3427
8. Hukuk Dairesi 2023/5968 E. , 2025/3427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/423 E., 2023/1046 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/102 E., 2022/819 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda,................... mahallesi çalışma alanında bulunan 538 ada 9 parsel sayılı ve 730,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, krokisinde (A) harfi ile gösterilen 206,42 metrekarelik bölümün Hazineye, (B) harfi ile gösterilen 416,00 metrekarelik bölümün kargir ev ve arsa vasfıyla ................'a ait olduğu, (C) harfi ile gösterilen 108,19 metrekarelik bölümün yol olarak kullanıldığı şerhi yazılarak arsa vasfıyla; 538 ada 10 parsel sayılı ve 894,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, krokisinde (A) harfi ile gösterilen 48,52 metrekarelik bölümün 1987 yılından beri ...............'in, (B) harfi ile gösterilen 463,89 metrekarelik bölümün..............'ın kullanımında olduğu, (D) harfi ile gösterilen 130,35 metrekarelik bölümün yol olarak kullanıldığı ve (C) harfi ile gösterilen 251,77 metrekarelik bölümün ise Hazineye ait olduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 538 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü ve 538 ada 10 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümünün müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların belirtilen bölümlerinin kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın dava konusu edilen bölümlerinin davacının fiili kullanımında olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 538 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen 206,42 metrekarelik bölümün ve 538 ada 10 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 251,77 metrekarelik bölümün beyanlar hanelerindeki Hazineye ait olduğuna dair şerhlerin iptali ile bu alanların davacının fiili kullanımında olduğunun tespitine ve buna ilişkin şerh düşülmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan keşif ve uygulama sonucunda fen bilirkişisinin raporunda; çekişmeli 538 ada 9 parsel numaralı taşınmazın (A) harfi ve 538 ada 10 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümlerinin davacı tarafından ev ve avlusu şeklinde ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığının alınan beyanlar ve bilirkişi raporundan anlaşılmasına göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi Hazinenin davada kanuni hasım olması nedeniyle değil, tapuda şerh maliki olmasından dolayı taraf olması nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.