Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4664 K.2025/3477
8. Hukuk Dairesi 2023/4664 E. , 2025/3477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/47 E., 2023/23 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 216 ada 10 parsel sayılı 13.265,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek karakol binası, arsası ve müştemilatı vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın bir bölümü hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmış; yargılama sırasında ise... ve müşterekleri taşınmazın ayrı bölümüne yönelik olarak aynı iddiaya dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ve müdahil davacıların davalarının kabulüne, 216 ada 10 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 29.12.2015 tarihli raporuna ekli krokide (D) harfi ile işaretli turuncu renk ile taralı olarak gösterilen 2.292,28 metrekare yüzölçümündeki ve (C) harfi ile işaretli yeşil renk ile taralı olarak gösterilen 3.338,02 metrekare yüzölçümündeki kısmının kadastro tespitinin iptali ile (D) harfi ile gösterilen kısmının davacı ... adına (C) harfi ile işaretli kısmın müdahil davacılar ..., ... ve... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın üzerinde bulunan karakol binasının davalı Hazineye ait olduğunun taşınmazın beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2016/6346 Esas, 2019/1360 Karar sayılı ilamı ile "doğru sonuca varılabilmesi için, davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıtlar getirtilmeli, dava konusu taşınmazın tespit tarihinden (2008) ve Hazinenin dayandığı tapu kaydının oluşum tarihinden (1991) 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından temin edilmeli, tapu kaydının revizyon durumu araştırılmalı, taşınmaz üzerindeki karakol binasının hangi tarihte yapıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün terör nedeni ile boşaltılıp boşaltılmadığı, boşaltılmış ise köye dönüşlerin hangi tarihte başladığı, resmi makamlardan sorularak, alınacak yazı cevabı dosyaya konulmalı; bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ile yukarıda sözü edilen ve davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydının oluşumuna esas 21.03.1991 tarihli belgede imzaları bulunan köy muhtarı ..., üyeler... ..., bilirkişiler ... ve ..., 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, inşaat mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı..." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların zilyetliklerini iradi olarak terketmedikleri tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik şartının gerçekleştiği, karakol binasının yapımından tespit tarihine kadar geçen sürede de 20 yılın geçmediği, davalı Hazine adına tespit şartının gerçekleşmediği, davalının tutunduğu tapu kaydının dava konusu edilen taşınmazı kapsamadığı, ......köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, tespit şartının davacı ve müdahil davacılar yönünden gerçekleştiği gerekçesi ile davacı ...'nin davasının kabulüne, ... köyü 216 ada 10 parselin fen bilirkişisinin 20.05.2022 tarihli raporuna ekli krokide (D) harfiyle işaretli 2.292,28 metrekare kısmının kadastro tespitinin iptali ile aynı adada son parsel numarası verilerek Davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı ada son parsel numara verilerek oluşturulacak tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın üzerinde bulunan karakol binasının davalı Hazineye ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine,
Müdahil davacılar ..., ..., ...'in davasının kabulü ile ... köyü 216 ada 10 parselin fen bilirkişisinin 20.05.2022 tarihli raporuna ekli krokide (C) harfi ile işaretli 3.338,02 metrekarelik kısmının kadastro tespitinin iptali ile aynı adada son parsel numarası verilerek müdahil davacılar ..., ..., ... adına 1/3'er eşit hisseler ile tapuya kayıt ve tesciline, aynı ada son parsel numara verilerek oluşturulacak tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın üzerinde bulunan karakol binası ve helikopter pistinin davalı Hazineye ait olduğuna yönelik şerh düşülmesine, ... köyü 216 ada 10 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 20.05.2022 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile işaretli (1.604,42 m²) kısmı ile (B) harfiyle işaretli (6.030,57 m²) kısımlarının tespit tutanağındaki vasfı ile tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.