Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8511 K.2025/3366

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/8511 📋 K. 2025/3366 📅 05.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/8511 E.  ,  2025/3366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/10 E., 2021/581 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; .....köyü sınırları içerisinde 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan arazi kadastro çalışmalarının tamamlanıp askı suretiyle ilan edildiğini, ...köyünde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapıldığını ve ilan edilerek kesinleştiğini, 6831 sayılı Kanun'a göre Orman Kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemlerinin yapıldığını, dava konusu 27842 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, söz konusu tespitin iptali ile taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 23.03.2011 tarihli ve 2010/511 Esas, 2011/450 Karar sayılı kararla; "... çekişmeli parsellerin 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlıyken,...Mühendisliği tarafından 2924 sayılı Kanun'un 11 ve 12. maddeleri gereğince satıldıkları ve Hazinenin temliki ile oluştuklarından orman sınırları dışında oldukları, tekrar orman sınırları içinde kaldıkları iddiasıyla açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu, çekişmeli parsellere ilişkin yapılan yenileme kadastrosunun teknik çalışmalarla sınırlı olduğu, bu kadastroda mülkiyet değişikliği yapılamayacağı, tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı, davanın kesinleşmiş tutanağa karşı açılan mülkiyete ilişkin bir nitelik taşıdığı, 2859 sayılı Kanun'un 4/1. maddesi gereğince bu hakların inceleme konusu yapılamayacağı, yenileme çalışmasında ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı, tapudaki maliklerin intikal ve ifraz işlemine tabi tutulmaksızın olduğu gibi tapu siciline aktarılacağı ..." gerekçeleriyle verilen davanın reddine ve dava konusu ... köyü eski 60, yeni 27842 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1.725,29 m² yüzölçümü ve eski 64 yeni 27842 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 5.529,42 m² yüzölçümü ile tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, yüzölçümünün ve sınırlarının düzeltilmesine ilişkin hüküm, davacı ... İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarihli ve 2013/513 Esas, 2013/7035 Karar sayılı ilamıyla; "... dava dilekçesinden, davanın mülkiyet hakkına mı yoksa 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine mi veyahut her iki istemi de birlikte mi içerdiği hususlarının net olarak anlaşılamadığı, davanın sadece mülkiyete ilişkin olması halinde, mahkemece başkaca araştırma yapılmadan görevsizlik kararı verilmesi, yalnızca paftaların yenilenmesi işlemine itiraz veya her iki isteme de yönelik olduğu belirlendiği takdirde, çekişmeli parsellerin yenilemeden önceki ilk tesisinden itibaren, miktar, cins ve malik değişikliklerini, ifraz ve tevhitleri gösteren tapu kayıtları, tutanak ve  haritaları ile yenilemeden sonraki çapı haritası ve tutanağı, davalı tarafın tutunduğu mahkeme kararlarına ilişkin dosya asılları getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, çalışmanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2. madde (a) bendiyle, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin 26.11.2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının saptanması, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınması ve toplanan delillere göre 3402 sayılı Kanun'un 22/2. madde (a) bendine göre yapılan kadastro işlemine yönelik davanın esasına ilişkin bir karar verilmesi; davacı ... İdaresinin dava konusu parsellerin mülkiyetine yönelik hakka ilişkin talep yönünden görevsizliğe karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Kadastro Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 26.10.2015 tarihli ve 2013/418 Esas, 2015/559 Karar sayılı kararla; "... 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan çalışmaların kanun ve teknik ölçülere uygun olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, davacı ... İdaresinin davalı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin talebi yönünden ise davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve 2016/2773 Esas, 2017/7824 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir.
Kadastro Mahkemesi tarafından tescil talebine ilişkin dava yönünden verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu taşınmazların tamamının maki tefrik sahası içinde kaldığı, 1982 yılında 6831 sayılı Kanun' un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulama çalışmaları ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışmalarının yapılıp ilan edildiği, bu çalışmalar sonrası dava konusu taşınmazların tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı, maki tefrik komisyonlarının yapmış olduğu işlemlerin tespit niteliği taşıdığı, orman kadastro sınırları dışına çıkarma işlemi olmadığı, dava konusu 27842 ada 7 (eski 64 parsel) ve 9 (eski 60 parsel) no.lu parsellerin tamamının evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğu, 27842 ada 7 nolu parselin 5.529,42 m²lik, 27842 ada 9 no.lu parselin 1.725,42 m²lik davalılar adına olan tapu kayıtlarının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalılara ait tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekilleri tarafından, "dava konusu taşınmazların davalıların murisleri adına tapuda kayıtlı iken vefatlarıyla davacılar adına intikal ettiği, imar ve ihya yoluyla iktisabın söz konusu olmadığı, 27842 ada 9 parsel ve 27842 ada 7 parsel sayılı taşınmazların, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) uyarınca Devlet tarafından satıldığı ve özel kanun ile oluşturulmuş tapulu taşınmazlar olduğu, bilirkişi raporlarında taşınmazların orman vasfında olduğunun belirtildiği, ancak iktisap şeklinin belirtilmediği" iddiasıyla temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; somut olayda, dava konusu eski 60 yeni 27842 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın tapulama tutanağının dosya arasına alınmadığı; taşınmazın 22.12.2020 tarihli bilirkişi raporuyla maki tefrik sahası içinde kaldığı tespit edilmiş olmasına rağmen dağıtıma tabi tutulup tutulmadığının ve 4753 sayılı Kanun kapsamında kazanılıp kazanılmadığının belirlenmediği; dava konusu eski 64 yeni 27842 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/371 Esas sayılı dosyasında Hazinenin, davalı ve davalının murisine yönelik olarak müdahalenin önlenmesi ve tazminat talepli dava açtığı, davalı gerçek kişilerin de karşı dava olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulundukları ve yargılama neticesinde Hazinenin davasının reddine, ... ve ...'ın davasının kabulü ile eski 64 parsel sayılı taşınmazın şahıslar adına tesciline karar verildiği ve bu hükmün kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği belirlenmiş olmasına rağmen, söz konusu dava dosyası kapsamında verilip kesinleşmiş olan hükmün (ilamın), taraflar açısından bağlayıcı olup olmadığı hususunun gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu eski 60 yeni 27842 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının getirtilmesi suretiyle taşınmazın maki tefrik çalışmaları sonucunda dağıtıma tabi tutulup tutulmadığı belirlenmesi ve taşınmazın 4753 sayılı Kanun kapsamında edinilip edinilmediği tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulması; eski 64 yeni 27842 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, üst paragrafta zikredilen kesinleşmiş ilamın taraflar açısından bağlayıcı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi; ayrıca dava konusu eski 60 yeni 27842 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ile eski 64 yeni 27842 ada 7 parsel sayılı taşınmazın hukuki durumu - kesinleşmiş mahkeme kararı da dikkate alınmak suretiyle - Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı kararında belirtilen hususlar kapsamında tartışılıp, mülkiyetlerinin kazanılıp kazanılamayacağı hususu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.