Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/560 K.2025/3382

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/560 📋 K. 2025/3382 📅 05.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/560 E.  ,  2025/3382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/198 E., 2023/508 K.
KARAR : Davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden reddine
Taraflar arasındaki kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil, müdahalenin men'i ile şerh terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili 07.11.2007 tarihli dava dilekçesiyle;............... ilçesi ... Mahallesinde) 6077 parsel sayılı 466 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı gerçek kişi adına kayıtlı olduğunu ve diğer davalı lehine yola terk şerhi bulunduğunu, ancak 1981 yılında kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını bildirerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; her iki davalı aleyhine açılan davanın kabulüne, 6077 parsel sayılı taşınmazın dosyada bulunan bilirkişi raporuna ekli krokide (a) harfi ile gösterilen 269,19 m² yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile, bu kısmın orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın orman olarak tesciline karar verilen 269,19 m² yüzölçümündeki kısmı üzerinde bulunan Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2005 tarihli ve 2003/1121 sayılı yazısı ile İcra İflas Kanunu'nun 28 inci maddesine göre konulan davalıdır şerhinin, kararın kesinleşmesi ile birlikte kaldırılmasına, (kısa kararda bu husus yanlışlıkla yola terk şerhinin kaldırılması şeklinde yazıldığından, gerekçeli kararın yazımı sırasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi gereğince düzeltilmiştir) karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarihli ve 2015/1977 Esas, 2016/1181 Karar sayılı ilamıyla; "Kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olması, 10.04.1992 tarih 91/7-92/4 sayılı İBBGK kararına göre mutlak bozma nedeni" olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama soncunda; davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, 6077 parsel sayılı taşınmazın 05.09.2012 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 269,19 m² yüzölçümündeki kısmından 41,83 m² yüzölçümündeki kısmının orman olarak Hazine adına tesciline, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, 6077 parsel sayılı taşınmazın 05.09.2012 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 269,19 m² yüzölçümündeki kısmından 227,36 m² yüzölçümündeki kısmının yol olarak sicilden terkinine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2019/5456 Esas, 2019/6916 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, dava tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğundan mahkemece dava konusu taşınmazın tahdite göre konumu belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, usûlüne uygun bir tahdit uygulaması yapılmadan hüküm kurulması; yine dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmaları araştırılmadan ve bu çalışmalara ait tutanakların tamamı dosya içine alınmadan ve taşınmazın konumu açıkça belirlenmeden hüküm kurulması; taşınmazın yol olarak terkini yönünde bir dava olmadığı halde talep aşarılarak bu yönde hüküm kurulması; davacı ... Yönetiminin şerhlerin kaldırılması yönünde talebi olduğu, dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalan kısmı varsa bu kısım üzerindeki şerhlerinde kaldırılması gerektiği halde bu yönde karar verilmemesinin de doğru olmadığı, bu doğrultuda tahdit uygulaması yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilamına karşı, davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi de aynı Dairece reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Bozma ilamı ışığında taşınmaz keşfen belirlenmiş olup, dava konusu 6077 parsel sayılı taşınmazın 1957 yılında ................ Nahiyesi tapulamasında 466.00 m2 olarak kısmen ... hudutlarına geçirilerek tespit yapıldığı, 1744 sayılı Kanun gereğince orman kadastrosu yapılırken 1981 yılında çam ağaçları ile ağaçlandırılmış ağaçlandırma sahası olarak kısmen orman rejimine alındığı, 2015 yılında ... Mahallesi...Devlet Ormanında 6292 sayılı Kanunun 11/10 gereğince düzenlenen teknik rapor ve eki cetvelde 6077 parselin doğu tarafının 79.95 m2’lik kısmının...Devlet Ormanında kaldığı, keşif günü itibariyle bu alanın yetişkin kara çam orman ağaçları ile kaplı olduğu, dava tarihi itibariyle krokide A harfi ile gösterilen 89.43 m2’lik kısmın 06/05/2020 tarih 8281 yevmiye numaralı işlemle kamuya terk edildiği, bu alanın Devlet Orman parseli olan eski 6337 yeni 16884 ada 8 parsele bindirmeli olan kısım olduğu, dolayısıyla dava konusu edilen taşınmazın 89.43 m2’lik kısmının orman alanına terk edilmiş olduğu, 6077 parselin ilk tespitteki 466.00 m2 olan yüzölçümü terk edilen 89.43 m2’nin çıkartılarak 376.57 m2’ye indirildiği, dava konusu olmadığı, krokide D harfi ile gösterilen 77.38 m2’lik kısmın 5831 ve 6292 sayılı Kanunlara göre tespit edilen Orman Tahdit Hudutları dışında kaldığı, zeminde ise üzerinde orman ağaçlarının olduğu, krokide B ve C olarak gösterilen kısımların da dava konusu dışında olduğunun tespit edilmiş olduğu" gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, ... Mahallesi 6077 parsel sayılı taşınmazın 04.04.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 77,38 m² yüzölçümündeki kısmın tapu kaydının iptali ile orman olarak hazine adına tesciline, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, ... Mahallesi 6077 parsel sayılı taşınmazın 04.04.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 77,38 m²’lik kısmı üzerindeki, Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2005 tarihli ve 03/1121 sayılı yazısı ile konulan şerhin, karar kesinleştiğinde terkin edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ile tescil, şerhlerin kaldırılması ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 26.02.1982 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2 nci madde çalışması, 1985'te yapılan 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B çalışması, 1989'da yapılan 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışması, 2015'te 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzeltme çalışması vardır. Arazi kadastrosu ise 1957 yılında kesinleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır.
Şöyle ki; temyize konu davanın, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptal ve tescil istemli olduğu, bu doğrultuda somut uyuşmazlığın, orman tahdit tutanaklarının zemine uygulanması suretiyle çözümleneceği, 1981 yılında yapılan orman kadastrosu tutanak ve haritaları incelendiğinde, dava konusu 6077 parsel sayılı taşınmazın 19 ve 20 Os noktaları arasında bulunduğu, tutanaklardaki anlatıma göre; "...19 nolu Os den yolu takiple 9 nolu parselin kuzey köşesine 20 nolu Os'nin..." tesis edildiğinin belirtildiği, buna göre sınır hattının yol olarak alınması gerektiği, yolun güneyinde kalan kısmın orman tahdidi içinde kaldığının kabulünün gerekeceği, hükme esas bilirkişi raporunun 7 nci sayfasında 1982 yılı hava fotoğrafı üzerinde dava konusu 6077 parselin gösterildiği, tahdit tutanaklarında bahsedilen yolun tahdide en yakın tarihli olan 1982 yılı hava fotoğrafında da göründüğü, bu hava fotoğrafına bakıldığında; hükme esas raporun ekinde gösterilen krokiye göre (A), (D) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığının anlaşıldığı, ayrıca, (B) harfi ile gösterilen kısmın Kartal (Kapatılan) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/422 Esas sayılı dosyasında kamulaştırmasız elatmaya dayalı tazminat talepli davada Büyükşehir Belediyesi lehine yol olarak terkinine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinin anlaşılmasına göre de; bilirkişi raporunda (A), (D) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gözetilerek bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilip, anılan yerlerin orman olarak tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; davacı ... İdaresinin tapu iptali ve tescil isteminin yanında ayrıca müdahalenin önlenmesini de talep etmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırı olarak elatmanın önlenmesi istemi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemesi de usul ve kanuna aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.