Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6299 K.2025/3296
8. Hukuk Dairesi 2024/6299 E. , 2025/3296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/119 E., 2024/437 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, Kahramanmaraş ili ... ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 366 parsel sayılı ve 16.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 7752 ada 64 parsel numarasıyla ve 15.075 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili, uygulama kadastrosu sonucunda, davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan 7752 ada 64 parselin yüzölçümünde azalma olduğu halde davalıya ait eski 365 yeni 7752 ada 65 parselin yüzölçümünde artışın meydana geldiğini öne sürerek, eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli ve 2015/569 Esas, 2018/542 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/380 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 08.12.2022 tarihli ve 2022/4491 Esas, 2022/9949 Karar sayılı ilamıyla; uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurularak, davanın kabulü ile uygulama tutanaklarının iptaline, taşınmazın tesis kadastrosunda tespit edilen yüzölçümü miktarı ile tescili için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Uygulama kadastrosunun amacı mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmayıp, tesis kadastrosu paftası ile uygulama paftasının çakıştırılması suretiyle tesis kadastrosu sonucu oluşan sınıra göre uygulama sınırının belirlenmesi gerektiği gibi tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırların da net olarak tespiti gerekir. Somut olayda dava konusu taşınmazların mirasçılar arasındaki rızai taksime dayalı kullanım nedeniyle oluşan sınırın sabit sınır olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeksizin kullanıma değer verilerek uygulama kadastrosu yapılmış olduğundan uygulama kadastro tutanaklarının iptali ile taşınmazların tesis kadastro tutanakları gibi tesciline karar verilmesi gerektiği açıktır.
O halde Mahkemece yapılacak iş; taşınmazlar hakkında hükmen oluşan parsel varsa tescile esas ilam dosya arasına getirtilip bilirkişiden ek rapor almak suretiyle taşınmaza ait kroki uygulatılarak mahkeme kararıyla taşınmaza eklenen veya azalan kısım tespit ettirilerek bu rapor doğrultusunda, tescile esas ilam yoksa tesis kadastro tutanağı esas alınmak suretiyle taşınmazlar hakkında hüküm kurulması iken maddi hataya dayalı olarak verilen bozma ilamı uyarınca Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) no.lu bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.