Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5171 K.2025/2948
8. Hukuk Dairesi 2024/5171 E. , 2025/2948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1699 E., 2024/1007 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/25 E., 2022/164 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü 110 ada 10 parsel sayılı 1.316,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır", "15 yılından beri ... kullanımındadır." şerhleriyle, tarla vasfında, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde özetle; taşınmazın tarafların ortak murisi olan babaları ...'den geldiğini ileri sürerek davalıyla birlikte miras hisseleri oranında davacılarında kullanıcı olarak belirlenmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi beyanları, tanık beyaları ve tüm dosya içerisindeki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kök murisin ölümünden sonra terekesinin mirasçıları arasında taksim edildiğine veya dava konusu taşınmazın muris tarafından sağlığında mirasçılardan birine bağışlandığına ilişkin görgüye dayalı herhangi bir bilginin olmadığı, davalı tarafça da kök murisin ölümünden sonra terekesinin mirasçılar arasında taksim edildiğine veya dava konusu taşınmazın muris tarafından sağlığında kendisine bağışlandığını ispatlar nitelikte dosyaya herhangi bir delil de sunulamadığı anlaşıldığı..." gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu, Kocaeli ili, ... ilçesi ... köyü, ... mevkii, 110 ada, 10 parselde kayıtlı bulunan “işbu taşınmaz tarla olarak 15 yıldan beri ... evladı ... in fiili kullanımındadır" ibaresinin iptali ile, "İşbu taşınmaz tarla olarak 15 yıldan beri ... evladı ...'in (1/8 hissesi), ... evladı ...'in (1/8 hissesi), ... evladı ...'in (6/8 hissesi) oranında iştiraken fiili kullanımındadır." ibaresinin beyanlar hanesine şerh edilmesine, şerhin bu şekilde tapu kaydına işlenmesine karar verilmiş; iş bu kararın, dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "...İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi ve tarafsız tanık beyanları ile sabit olduğu üzere çekişmeli taşınmazın evveliyatında tarafların ortak murisi ...'in zilyetliğinde olduğu, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, tüm mirasçıların bir araya gelmek suretiyle terekesini taksim etmedikleri, muris ...'in sağlığında davalıya yapılan bir bağış işlemi olmadığı, taşınmazın muris ...'in terekesinden çıkmadığı için terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davalının taşınmazdaki kullanımının tüm mirasçılar adına olduğu, davalı tarafça da açıkça taksim, satış, bağış vs. iddia ispat edilmediğine göre mahkemesince davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçeleriyle, dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup, dahili davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.