Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5630 K.2025/2954

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5630 📋 K. 2025/2954 📅 15.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/5630 E.  ,  2025/2954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/398 E., 2024/679 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Of Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/37 E., 2023/29 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1197 ada 2, 1199 ada 16, 1200 ada 22, 1201 ada 8, 1232 ada 3, 1235 ada 34 ve 1235 ada 37 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak belgesizden ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1197 ada 2, 1199 ada 16, 1200 ada 22, 1201 ada 8, 1232 ada 3, 1235 ada 34 ve 1235 ada 37 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak kök murisi ...'dan geldiğini, kök murisin bu taşınmazları sağlığında kendisinin babaannesi olan kızı ...'a verdiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında bu vasiyete uyulmayarak davalının taşınmazları kendi adına yazdırdığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile babaannesinin hissesinin adına tespit ve tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacının babaannesi ...'ın babası ile davalının dedesinin kök muris ... olduğu, dava konusu 1235 ada 34 ve 37 parsel numaralı taşınmazların kök muristen intikal eden taşınmazlar olup mirasçıları arasında usulüne uygun olarak miras taksimi yapılmadığı gibi, davacının murisi tarafından davalı ve miras bırakanı lehine yapılmış bağış yada herhangi bir pay satışının da bulunmadığı, her ne kadar dava konusu taşınmazların uzun yıllardır davalı tarafın kullanımında olduğu görülse de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre mirasçılardan biri tarafından sürdürülen zilyetliğin tüm mirasçılar adına olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla, dava konusu 1235 ada 34 ve 37 parsel numaralı taşınmazlar bakımından davanın kabulüne karar verilerek, babaannesi ...'dan isabet eden miras payının davacı adına, geri kalan payın ise tespit maliki davalı adına tapuya kayıt ve tesciline dair hüküm kurulduğu, dava konusu 1232 ada 3, 1197 ada 2, 1199 ada 16, 1201 ada 8 ve 1200 ada 22 parsel numaralı taşınmazların ise kök muristen intikal etmediği, davalıya kendi miras bırakanı ... kalan taşınmazlar olduğu ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1232 ada 3 parsel 1197 ada 2 parsel 1199 ada 16 parsel 1201 ada 8 parsel ve 1200 ada 22 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1235 ada 34 ve 37 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile tamamı 30 pay kabul edilerek, 29 payın ..., 1 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı asıl ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... Davacı tarafın, taşınmazların dedesi ortak muris ...'dan intikalen geldiği ve murisin sağlığında yada ölümünden sonra yapılmış herhangi bir taksim anlaşması da bulunmadığı iddiasıyla eldeki davayı açmış olduğu, davalı tarafın ise savunmalarında, davacının babaannesi ... ile kendi murisleri ...'ın ortak muris ...'ın çocukları olduğunu, ancak her ikisinin annelerinin farklı olduğunu, ... muris ...'nin eşi ... kızı, ... ise muris ...'nin diğer eşi .. oğlu olduğunu, dava konusu 1197 ada 2 parsel sayılı taşınmazın muristen kalmayıp babası ... tarafından ... ... .. isimli şahıstan satın alındığını, 1232 ada 3, 1199 ada 16, 1201 ada 8 ve 1200 ada 22 parsel sayılı taşınmazların kendi murisleri ... annesi ... kalan taşınmazlar olduğunu, dolayısıyla ortak muris ...'den intikal etmediğini, 1235 ada 34 ve 37 parsel sayılı taşınmazların ise ortak muris ...'dan kalan yerler olduğunu beyan ettikleri, her ne kadar dosya kapsamında alınan beyanlarda ortak muris ...'nin .. oğlu ... olduğu şeklinde bir kısım ifadeler zapta geçmiş ise de, gerek dosya arasında mevcut nüfus kayıtlarından gerekse de yargılama sırasında alınan beyanlardan davacının babaannesi .. ve davalıların murisi ... babası olan ortak muris ...'nin (....48) TC Kimlik numaralı ... oğlu ... olduğunun, kendisinin .., .., ... .., .. ve .. isminde çocukları bulunduğunun anlaşıldığı, nitekim, yerel mahkemece de kök muris ... oğlu ...'dan davacıya intikal eden hissenin adına tesciline karar verildiği, dava konusu taşınmazların kadastro tespitleri kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak yapılmış olup, davalı tarafın 1235 ada 34 ve 37 parsel sayılı taşınmazların dışında kalan diğer dava konusu taşınmazların kök muristen kalmadığını savundukları, dolayısıyla, iş bu taşınmazların kök muris ...'dan kaldığını ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafça bildirilen tek tanık olan ...'ın keşifte dinlenildiği, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamından, dava konusu 1197 ada 2, 1232 ada 3, 1199 ada 16, 1201 ada 8 ve 1200 ada 22 parsel sayılı taşınmazların ortak muris ...'dan intikal ettiğinin davacı tarafça ispatlanamadığının görülmekte olduğu, dolayısıyla, iş bu taşınmazlar hakkında verilen red kararında isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu 1235 ada 34 ve 37 parsel sayılı taşınmazların ise kök muris ...'den kaldığı davacı tarafça ikrar edilmiş olup, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarının da bu doğrultuda olduğu, kök murisin sağlığında yada ölümünden sonra taksim, bağış, satış yapıldığı iddia ve ispat edilemediğine göre, dava konusu 1235 ada 34 ve 37 parsel sayılı taşınmazların ortak muris ... oğlu ...'dan kaldığının ve terekesine ait olduğunun kabulünün gerektiği, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümleri uygulanamayacağından taşınmazların zilyetliğinin davalı tarafta olmasının da sonucu değiştirmeyeceği, eldeki dava mirasçılar arasında görülmekte olup, Uyap üzerinden alınan soyağacı çizelgesi ve nüfus kayıt örneklerine göre, davacı ...'ın kök muris ...'dan gelen miras payı 1/30 olduğundan, davacının davasının iş bu payla sınırlı olarak kabulüne karar verilmesinde de isabetsizlik görülmediği ..." gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.(1) maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.