Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6582 K.2025/2941

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/6582 📋 K. 2025/2941 📅 14.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/6582 E.  ,  2025/2941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/469 E., 2023/998 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 2011 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak tespit gördüğünü, taşınmazın yaklaşık olarak 7 dönümünün müvekkili olan davacıya ait olduğunu, yapılan bu hatalı tespitten davacının haberdar olmadığını, yapılacak olan keşifte, 10.11.2019 tarihli kadastro öncesi tapuda, davacıya ait taşınmazın "... oğlu Mehmet tarlası, garben kıran, şimalen kobuz, cenuben kapu kayası" sınırları uygulandığında, 7 dönümlük kısmını kapsadığının görüleceğini ileri sürerek, taşınmazın bu kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "... keşifte dinlenen tanıkların dava konusu parselin davacıya ait olduğunu belirttikleri, orman mühendisi bilirkişinin 27.11.2018 tarihli raporunda dava konusu taşınmazın (B1) ve (B2) ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle verilen, davacının davasının kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 104 ada 1 nolu parselin bilirkişi raporunda (B1) ve (B2) ile gösterilen kısmının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline dair karar, davalı ... İdaresi tarafından, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, hava fotoğraflarında, 1978 tarihli memleket haritasında ve 2010 tarihli amenanjman haritasının bu durumla uyumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre verilen kararın hatalı olduğu iddiasıyla istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2019 tarihli ve 2019/433 Esas, 2019/954 Karar sayılı kararıyla, "... hakkında hüküm kurulan 104 ada 1 parselin maliki olan Hazineye dava dilekçesi ile duruşma gününün tebliğ edilmediği, taraf koşulu sağlanmaksızın karar verildiği, ayıca ölçüsü olmayan ve bu nedenle infaza elverişli olmayan orman bilirkişi raporuna atıf yapılarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu ..." gerekçesiyle kaldırılarak, dava dosyası yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "... tanık beyanları ile bilirkişi raporlarından davacının dava konusu ettiği yerin ... ili ... ilçesi ... mahallesi 104 ada 1 parsel sayılı orman vasıflı taşınmaz olduğu, fen bilirkişisi raporda (A) harfi ile işaretli davacının dava konusu ettiği yerin 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, dört tarafının orman ile çevrili olması nedeniyle devlet ormanı vasfında olduğu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, davacının dayanak tapu kaydının yargılama konusu yere uymadığı, uysa dahi 4785 sayılı Kanuna göre geçersiz olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından, dosya içindeki ilk bilirkişi raporunda (B1) ve (B2) ile gösterilen alanın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmesine rağmen ilk rapor ile çelişkili hükme esas alınan bilirkişi raporunun, dosya içeriğine aykırı, uygulamaya dayanmayan ve hüküm vermeye elverişli olmadığı, her iki bilirkişi raporu arasında çelişkinin giderilmediği, eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarih, 2023/469 Esas, 2023/998 Karar sayılı kararıyla; "... kaldırma kararı sonrası alınan üçlü orman bilirkişi raporunun hava fotoğrafları ile memleket haritalarının birlikte değerlendirilmesi karşısında Mahkemece üçlü orman bilirkişiden alınan heyet raporuna itibar edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmadığı, nizaya konu taşınmaz bölümünün davacı dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilse dahi davacı dayanağı tapu kaydının 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun karşısında hukuki değerini yitirecek olmasına göre, davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde, 2011 yılında kesinleşen 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la (5304 sayılı Kanun) değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan orman ve arazi kadastro çalışmalarının, 3402 sayılı Kanun'a göre 2015 yılında yapılan orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
469,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 145,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.