Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2518 K.2025/2922
8. Hukuk Dairesi 2024/2518 E. , 2025/2922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/12 E., 2023/75 K.
DAVA TARİHİ : 30.11.2004
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen genel Mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine, dahili davalı ..., dahili davalı ... Belediyesi ve davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., 30.11.2004 tarihli dava dilekçesi ile ... ilçesi ... Mahallesinde kain ve sınırlarını dilekçesinde bildirdiği çekişmeli taşınmazın murisi ...'ten tüm mirasçılarına intikal ettiğini, muris terekesinin henüz taksime tabi tutulmadığını, ne var ki diğer mirasçıların tamamının kendilerine ait paylarını ... ... Noterliğinin 05.11.2004 tarihli ve 7170 sıralı satış senedi ile muris terekesine karşı 3. kişi olan ... isimli şahsa sattıklarını, elbirliği mülkiyeti devam eden taşınmazlarda tereke dışı şahıslara pay devrinin mümkün olmadığını belirterek yapılan satışın iptali, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi talepli dava açmıştır.
Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... ise, murislerinden baba ...'ün 31.10.1978 tarihinde, anneleri ...'ün ise 28.05.2004 tarihinde vefat ettiğini, babalarından kalan iki adet taşınmaz ile, annelerinden kalan dört adet taşınmazın mirasçılarına intikal ettiğini ancak kullanım haklarının erkek kardeşleri ... tarafından engellendiğini, çekişmeli taşınmazların semerelerinden yalnızca davalı erkek kardeşleri ...'ün faydalandığını belirterek, taşınmazlar üzerindeki 5 yıllık geriye doğru ecrimisil haklarının davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine ve davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Yargılama devam ederken yörede yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve ... tarafından davalılar aleyhine satışın iptaline konu edilen çekişmeli 232 ada 4 parsel sayılı 1.0547,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiş; ecrimisil ve elatma davasına konu edilen çekişmeli altı adet taşınmazlar ise 141 ada 5 parsel sayılı 187,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, avlulu iki katlı kargir ev ve dam vasfıyla; 112 ada 18 parsel sayılı 17.893,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, incir bahçesi ve zeytinlik vasfıyla; 112 ada 2 parsel sayılı 14.465,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, incir bahçesi ve zeytinlik vasfıyla; 153 ada 11 parsel sayılı 7.311,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla; 181 ada 3 parsel sayılı 5.925,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ceviz bahçesi vasfıyla ve 141 ada 3 parsel sayılı 117,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, avlulu iki katlı kargir ev vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiş ve davaya konu olan tüm parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyaları Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı ...'ün davasının kabulü ile çekişmeli 232 ada 4 parsel ve 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile muris ... mirasçıları adına; 181 ada 3 parsel ile 153 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile muris ... mirasçıları adına; 112 ada 2 parsel, 112 ada 18 parsel ve 141 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; davalı ..., davacı-davalı ... ve davacı-davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.11.2021 tarihli ve 2021/15528 Esas, 2021/11554 Karar sayılı kararıyla; "davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2 maddesi şartlarının mevcut olduğu, bu nedenle, gerçek hak sahibinin Mahkemece re'sen belirlenmesi gerektiği, gerektiğinde davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebileceği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5, 26, 27 ve 30/2. maddelerinde, kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağının gösterildiği, öte yandan aktarılan dava kapsamında ... İlçe Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ayrıca Hazinenin davada taraf olması gerektiği" gereklerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 232 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 10.547,60 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla 1/6 hissesinin ..., 5/6 hissesinin ... adına tapuya kayıt ve tescili ile kadastro tutanağının malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına; çekişmeli 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 117,87 metrekare yüzölçümü ile "avlulu iki katlı kagir ev" vasfıyla muris ... adına düzenlenen veraset ilamındaki miraçıların payları oranında 6 pay kabul edilerek ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tapuya kayıt ve tescili ile kadastro tutanağının malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına; çekişmeli 141 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 187,81 metrekare yüzölçümü ile "avlulu iki katlı kagir ev ve dam" vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tescili ile kadastro tutanağının malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına; çekişmeli 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 5.925,65 metrekare yüzölçümü ile 153 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 7.311,21 metrekare yüzölçümü ile 112 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 14.465,22 metrekare yüzölçümü ile ve 112 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise 17.893,76 metrekare yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanaklarının malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine, dahili davalı ..., dahili davalı ... Belediyesi ve davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asıl dava konusu 232 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalılar Hazine, ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Genel Mahkemeden aktarılan tescil davasında Hazine ve ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yasal hasım olup, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ve bu husus bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2. Birleşen dava konusu 112 ada 2 ve 18; 141 ada 3 ve 5; 153 ada 11 ile 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince, yukarıdaki gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için yeterli olmadığı ve bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gereklerinin tam ve eksiksik olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Oysaki; bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bu hakkın zedelenmemesi için, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi ve o doğrultuda işlem yapılması zorunlu hale gelir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, çekişmeli taşınmazlara yönelik genel mahkemelerde müdahalenin men'i ve ecrimisil talebiyle dava açıldıktan sonra, bölgede kadastro çalışması yapılması neticesinde dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği, bu gerekçeyle davanın Kadastro Mahkemesine devredildiği, böylece davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2. maddesi şartlarının oluştuğu, 3402 sayılı Kanun'un 5, 26, 27 ve 30/2. maddeleri uyarınca taşınmazın tutanaklarının davalı hale getirilip gerçek hak sahibinin Mahkemece re'sen belirleneceği belirtilmiş ise de, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanağı henüz kesinleşmeden Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları gözden kaçırılıp tapu kaydı oluşturulmuş, Mahkemece bu husus gözardı edilerek çekişmeli taşınmazların tutanakları davalı hale getirilmemiş, bu itibarla Takbiste haricen yapılan araştırmada da, çekişmeli taşınmazların farklı kişilere satışının yapıldığı görülmüş, öte yandan davanın niteliği gereği yasal hasım olan Hazine ve Belediyeler aleyhine de yargılama giderine hükmedilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın genel Mahkemeden aktarılan dava olduğu gözetilerek, dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları davalı hale getirilerek, kesinleşmeyen tapu kayıtlarına istinaden pay satın alan kişilerin yöntemince davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, bu şekilde taraf teşkilinin tamamlanması halinde adı geçen dahili davalılardan iddia, savunma ve delilleri sorulup, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra işin esasına girilerek, toplanan ve toplanacak olan tüm deliller yeniden değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiğinden, hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davaya yönelik davalı Hazine ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 4. sayfasının (4), (5), (7) ve (8) numaralı bentlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine;
''(4) alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 40,50 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 229,35 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
(5) Davacılar ... ve ...'ün yaptığı 1.205,78 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 200,96 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine,
(7) Mahkememiz dosyasında re'sen yapılan bilirkişi, araç ücreti vs yargılama gideri olmak üzere 15.112,35 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 2.518,72 TL'sinin davacılar ... ve ...'ten müştereken ve müselsilen, 12.593,62 TL'sinin ise davalı ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
(8) 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine'' ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Birleşen davada, dahili davacı ... vekili ve davalı Hazine ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... vekilinin dava konusu 112 ada 2 ve 18; 141 ada 3 ve 5; 153 ada 11 ile 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ... Belediye Başkanlığı, dahili davalı ... ve davacı ... mirasçısı ...'e ayrı ayrı iadesine1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.