Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1035 K.2025/2882
8. Hukuk Dairesi 2025/1035 E. , 2025/2882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/14 E., 2024/559 K.
KARAR : Davanın reddine
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 04.12.2009 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı adına tapuda orman vasfıyla kayıtlı olan, ... ili ... ilçesi ... köyü 135 ada 54 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 52 ada 6 parsel numaralı 12.500,00 m² yüzölçümlü müvekkilinin babası Hamit oğlu Halim Yıldırım adına tapuda kayıtlı tevzi tapusu kapsamında kaldığını, yerin zilyetliğinin ve mülkiyetinin babasının ölümüyle müvekkiline intikal ettiğini, taşınmazın tarla olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın 12.500 m²'lik kısmının tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2013 tarihli ve 2013/4639 Esas, 2013/9520 Karar sayılı ilamıyla; "Dayanılan tapu kaydının tüm tedavülleri ile getirtilerek uygulanması, taşınmazın tapu kaydının kapsamında kalmadığı belirlenirse davanın reddedilmesi, tapu kaydının kapsamında kaldığının belirlendiği takdirde ise tapu kaydının 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre geçerliliğini koruyup korumadığının tartışılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyü 135 ada 54 no.lu parselin bilirkişiler... ve ...'un verdikleri 15.05.2015 hakim havale tarihli rapor ve ekinde her iki bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (B) harfi ile gösterilen 5.194,40 m²'lik kısım ve (C) harfi ile gösterilen 7.305,61 m²'lik kısım olmak üzere toplam (B)+(C)=12.500 m²'lik kısmın tapusunun iptaline, 12.500 m²'lik bu kısmın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2019 tarihli ve 2018/5809 Esas, 2019/1088 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, davacının tutunduğu tapu kaydı ve tevzi paftasının keşif mahalline uyduğu 15/05/2015 tarihli müşterek fen bilirkişi raporunda açıklandığı, ancak taşınmazın öncesinin hukuki niteliği ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığı, en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmediği, tutunulan tapu kaydının 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre geçerliliğini koruyup korumadığı tartışılmadan, taşınmazın davacıya nasıl intikal ettiği belirlenmeden, soyut ve yetersiz orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtildiği halde bu rapora neden değer verilmediği gerekçesiyle izah edilmeden, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğu, bu doğrultuda, orman araştırması yapılması, dayanılan haritalı tapunun mahalline uygulanması, tapu kaydının mahalline uyduğu saptandığı takdirde, çekişmeli taşınmazın orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediğinin değerlendirilmesi, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde davacıya nasıl intikal ettiğinin üzerinde durulması, mahkemece tüm deliller toplanıp değerlendirildikten sonra ulaşılacak sonuca göre ve dosya kapsamına uygun bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Denetime ve hüküm kurmaya elverişli raporda dava konusu yerlerin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, orman olan taşınmazların tapu ve zilyetlik yoluyla özel mülke konu olamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle,
Davacı vekili, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.