Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4752 K.2025/2662

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/4752 📋 K. 2025/2662 📅 07.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/4752 E.  ,  2025/2662 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/15 E., 2021/6 K.
DAVA TARİHİ : 20.09.1979
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asli müdahil Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1744 sayılı Kanuna göre 21.07.1977 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde bulunmaktadır. Daha sonra 3302 sayılı Kanuna göre 03.04.1987 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Davacılar ...ve ... vekili, taşınmazların tamamen kendilerine ait olduğunu, kız kardeşlerinin paylarını da haricen satın aldıklarını açıklayarak eşit olarak adlarına müstakilen tespit ve tescilini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece, ... köyü 121, 206, 207, 220, 336, 347, 349, 441, 442, 550, 563, 841, 856, 898 ve 904 parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline ve yine 205, 335, 369, 734, 518, 387, 381 ve 372 parsellere yönelik davacı ... tarafından açılan davanın ... mirasçıları davadan feragat ettiklerinden feragat nedeniyle reddine, davacı ... .. tarafından açılan davanın esastan reddine ve dava konusu ... köyü 335 ve 734 parsellerin tamamı ile 518 parselin (A)=4.000 m², 387 parselin (A)=1.119,20 m², 381 parselin (A)=2.757 m², 205 parselin (A)=5.200 m² bölümlerinin tespit malikleri mirasçıları adlarına, 369 ve 372 parsellerin tamamı ile 205 parselin (B)=6.505 m² ve (C)=253 m² ve 518 parselin (B)=7.208 m², 387 parselin (B)=1.038,80 m², 381 parselin (B)=1.243 m² bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Orman İdaresi ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.10.2011 tarihli ve 2011/12862 Esas, 2011/11636 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılamada; Orman İdaresi 21.06.2013 tarihli dilekçesi ile davaya müdahale talebinde bulunmuş ve yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine, Orman İdaresinin davasının ise kabulü ile dava konusu taşınmazlardan 369 ve 372 parsellerin tamamı ile 205 parselin (B)=6.505 m² ve (C)=253 m² ve 518 parselin (B)=7.208 m², 387 parselin (B)=1.038,80 m², 381 parselin (B)=1.243 m² bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu parsellerin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli bölümleri ile dava konusu diğer parseller hakkında daha önce verilen hükmün Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmesi nedeniyle, bu hususun belirtilmekle yetinilmesine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... İdaresi ile davacılardan ...mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.05.2019 tarihli ve 2018/5450 Esas, 2019/3452 Karar sayılı kararıyla; "1- Dahili davalı ... Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamından, mahkeme gerekçeli kararında dava konusu, 369 nolu parsel üzerinde orman ağacı, buna ait kesilmiş dip kütükleri ve kök kalıntılarının bulunmadığı, ince granüle yapıda, orman toprağına has humus, ham humus ve çürüntü tabakalarının bulunmadığı, tarım toprağı haline dönüşmüş olduğu, 1957 tarihli memleket haritasında tamamen orman alanı içinde kaldığı, öncesinin Devlet ormanı olduğu, 372 nolu parsel üzerinde orman ağacı, buna ait kesilmiş dip kütükleri ve kök kalıntılarının bulunmadığı, ormandan çok eski açma yerlerden olduğu, toprağın tarım toprağı haline dönüşmüş olduğu, 1957 tarihli memleket haritasında tamamen orman alanı içerisinde kaldığı, öncesinin Devlet ormanı olduğu, 381 nolu parsel üzerinde orman ağacı, buna ait kesilmiş dip kütükleri ve kök kalıntılarının bulunmadığı, ormandan çok eski açma yerlerden olduğu, toprağın tarım toprağı haline dönüşmüş olduğu, 1957 tarihli memleket haritasında kısmen orman alanı içerisinde kaldığı, ekli planda (B) harfi ile gösterilen yeşil ile boyalı 1243 m2'lik sahanın orman alanı içerisinde kaldığı, (B) ile gösterilen sahanın öncesinin Devlet ormanı olduğu, 387 nolu parsel üzerinde orman ağacı, buna ait kesilmiş dip kütükleri ve kök kalıntılarının bulunmadığı, ormandan çok eski açma yerlerden olduğu, toprağın tarım toprağı haline dönüşmüş olduğu, 1957 tarihli memleket haritasında büyük kısmının orman alanı içerisinde kaldığı, küçük bir bölümünün orman alanı dışında kaldığı, ekli planda (B) harfi ile gösterilen ve yeşile boyalı 1038 m2'lik kısmın orman alanı içerisinde kaldığı, (B) ile gösterilen sahanın öncesinin Devlet ormanı olduğunun anlaşıldığından bahisle 369 ve 372 parselin tamamını orman vasfı ile Hazine adına, 335 ve 734 parselin tamamını tespit gibi kişiler adına 205, 518,387 ve 381 parsellerin ise bir kısmının orman vasfı ile Hazine adına, bir kısımlarını ise tespit gibi kişiler adına tesciline karar vermiştir. Mahkemece dava konusu 369 ve 372 parselin tamamı 205, 518,387 ve 381 parsellerin ise bir kısmı için Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme taşınmazların öncesi ve mevcut niteliğini belirlemekten uzak olduğu gibi hüküm vermeye de yeterli bulunmamaktadır.
Yargılama sırasında dosyaya alınan orman bilirkişisi ve ziraat bilirkişisi raporlarında ise; dava konusu taşınmazlardan, 734, 518, 205 ve 335 sayılı parsellerin 1957 memleket haritasında kısmen yeşil alan 2013 yılı memleket haritasında ise dava konusu 734, 205, 335, 372, 381, 387 ve sayılı 518 parsellerin açık alanda, 369 parselin ise kısmen yeşil alanda kaldığı, hava fotoğraflarında ise 335, 369, 372, 381, 734, 518 ve 205 sayılı parsellerin açık alanda, 387 parselin ise kısmen yeşil alanda kaldığı ve 734, 381, 518, 335 ve 205 sayılı parsellerin kadim tarım alanları olduğunu, 372, 369 ve 387 sayılı parsellerin bir kısmının yeşil alan olarak görülmekte ise de bu yeşilliğin üzerlerinde orman veya orman ağacı olmasından ileri gelmediğini, alıç gibi yabanıl meyve ağaçlarından kaynaklandığı rapor edilmiştir. Yargılama sırasında yapılan orman kadastrosunda dava konusu taşınmazların orman tahdidi dışında kaldığı anlaşılmıştır. Bir yerin orman olabilmesi için kesinleşmiş orman kadastrosu varsa kesinleşmiş orman sınırları içinde olması, yoksa memleket haritası hava fotoğrafı, çevresi, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü incelenmek sureti ile orman olup olmadığı tespit edilir. Tüm dosya kapsamından ve Dairemizin iadesi sonrası alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazların orman kadastrosunda tahdit dışında kaldığı, memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerlerden oldukları, çevreleri ve bitki örtüleri yönünden de orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda katılan ... Yönetiminin davasının reddi ile dava konusu 369, 372, 205, 518, 387 ve 381 nolu parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmesi gerekmektedir. 2-Davacılardan ...mirasçıları vekilinin temyiz itirazları yönünden: Miras payına ve harici satışlara ilişkin temyiz itirazları; Dairemizin 2011/12862 E.,2011/11636 K.,17.10.2011 tarihli ilamı ile reddedildiğinden, bozma kapsamı dışında kalan ve kararda kesinleşen diğer itirazları tekrar incelenemeyeceğinden bu yönlere ilişin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; "Mahkememizin daha önceki kararında davaya konu Mudurnu ilçesi, ... Köyünde bulunan 369, 372, 205, 518, 387 ve 381 nolu parsellere ilişkin Orman Yönetimi davasının kabulüne karar vermiş olduğu, Yargıtayın yukarıda anılan kararı doğrultusunda mahkememizin kararının bozulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar dava konusu parsellerin ziraat ve orman bilirkişi raporlarında yeşil alan görülmekte ise de; bu yeşilliğin orman veya orman ağacı olmasından ileri gelmediği, alıç gibi yabanın meyve ağaçları nedeniyle yeşil alan olarak görüldüğü, bir yerin orman olarak tespit edilebilmesi için kesinleşmiş orman kadastrosu varsa kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde olması yoksa memleket haritası, hava fotoğrafı çevresi, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü incelenmek suretiyle orman olup olmadığının tespiti gereklidir. Somut olayda; alınan fen bilirkişi raporuna göre, orman kadastrosu tahdit sınırları dışında kaldığı, memleket haritası ve hava fotoğraflarında, çevreleri ve bitki örtüleri orman sayılmayan yerlerden olduğu kanaatine varılmış, orman idaresi 369, 372, 205, 518, 387 ve 381 nolu parsellere ilişkin davaların reddine karar vermek gerekmiş. Diğer parseller hakkında açılan davaların da yargıtay ilamıyla kesinleştiği.." gerekçesiyle dava konusu 369, 372, 205, 518, 387 ve 381 no.lu parsellere ilişkin Orman İdaresenin davasının reddi ile tespit gibi tesciline, davaya konu diğer parsellerin bozmadan önce kesinleştiğinin tespiti ile yetinilmesine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil Orman İdaresi ile davacılardan ...mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asli müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacılardan ...mirasçıları vekilinin temyiz itirazları yönünden: miras payına ve harici satışlara ilişkin temyiz itirazları, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.10.2011 tarihli ve 2011/12862 Esas, 2011/11636 Karar ile 14.05.2019 tarihli ve 2018/5450 Esas, 2019/3452 Karar sayılı ilamları ile reddedildiğinden, bozma kapsamı dışında kalan ve kararda kesinleşen diğer itirazları tekrar incelenemeyeceğinden bu yönlere ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan ...mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE;
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.