Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/862 K.2025/2707

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/862 📋 K. 2025/2707 📅 07.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/862 E.  ,  2025/2707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2026 E., 2022/1364 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/57 E., 2020/26 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili ve asli müdahil şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve asli müdahil şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Muğla ili .............Mahallesinde 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi gereğince kadastro tespit çalışması yapıldığı, bu çalışmalar sonunda dava konusu 708 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 3.702,80 metrekare yüzölçümünde, tarla niteliğinde, belgesizden davalı adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Muğla ili ...Mahallesi ........... mevkinde kain 708 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre yapılan çalışma sonucu davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın imar planının kesinleşmesinden itibaren 20 yıllık zilyetlik ve imar ihya şartlarının mevcut olmadığını, taşınmazın orman niteliğinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmazlardan olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil .............. İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; dava konusu 708 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müvekkili şirkete eklemeli zilyetlik yoluyla geçtiğini, davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili şirket adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazın orman olmadığı, tarla vasfında bulunduğu, 20 yıldan fazla süre dava dışı ..........ve .......... ile onların mirasçıları tarafından çekişmesiz, aralıksız malik sıfatıyla zilyet edildiği, davalının zilyetlikle kazanım koşullarını taşıyan mirasçılardan dava konusu taşınmazın zilyetliğini devraldığı ve zilyetliği devam ettirdiği gerekçesiyle, davanın ve asli müdahilin davasının reddine, dava konusu 708 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar vermiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve asli müdahil şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı lehine 20 yıldan fazla zamandır zilyetlikle taşınmaz iktisap koşullarının oluştuğu, sonradan imar planına alınmasının taşınmazın daha önce oluşan iktisap koşullarına halel getirmeyeceği gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve asli müdahil şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1.Asli müdahil ............ İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; çekişmeli taşınmaz ilk olarak 28.12.2006 onay tarihli imar planı kapsamına alınmış olup bu tarihe kadar taşınmazın imar-ihyasının ve devamında 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlanmış olması gerekmektedir.
Mahkemece davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşif sonrasında dosyaya ibraz edilen heyet raporlarında, dava konusu taşınmaz üzerinde 2 adet aşılı zeytin ağacı bulunduğu belirtilmiş, hava fotoğraflarının incelenmesinde de taşınmaz üzerinde bir kaç adet ağaç olduğu anlaşılmıştır. Çekişmeli taşınmazın yüzölçümü nazara alındığında bu sayıda zeytin ağacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap için yeterli olmayacağı açık olup, bilirkişi raporlarında taşınmazda bulunduğu belirtilen teraslar da tek başına ekonomik amaca yönelik zilyetlik için uygun kabul edilemez. Yine mahalli bilirkişilerce taşınmazın, önceki zilyedi tarafından arpa, buğday, burçak ekilmek suretiyle kullanıldığı ifade edilmiş ise de hava fotoğraflarından taşınmazın bu şekilde zilyetlik edilebilecek yerlerden olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile iktisap koşullarının gerçekleşmediği nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil şirket vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 inci maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden asli müdahil Şirket'ten alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.