Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/213 K.2025/2701

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/213 📋 K. 2025/2701 📅 07.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/213 E.  ,  2025/2701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2705 E., 2023/1026 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/21 E., 2022/130 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; .............. köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında 110 ada 276 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın ham toprak niteliğinde olup, kullanıcısı bulunmadığını, tespit esnasında davalının taşınmazı kullandığının belirtildiğini ancak tapulama harici yerlerin zilyetlikle edinimine yeterli olmadığını, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre tespit dışı kalan, kadastrosu yapılmamış yerlerin Hazine adına tescilinin gerektiğini, davalı yönünden zilyetlikle edinim koşullarının da oluşmadığını belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi 1.459,82 m² yüzölçümü ve limon bahçesi vasfı ile tespit maliki adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf olunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesine göre davanın kabulü gerekirken, hüküm kısmında gerekçeye aykırı biçimde davanın reddedildiği, buna göre davacının istinaf talebinin haklı ve yerinde bulunduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, taşınmazın bulunduğu bölgede 1976 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümleri uyarınca yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmalarında taşınmazın tespit harici bırakılan alanda kaldığının anlaşıldığı, keşif tarihi itibari ile taşınmazda imar-ihya çalışmalarının tamamlandığı ve taşınmazın narenciye bahçesi haline dönüştürüldüğü, ancak dosya arasına alınan hava fotoğraflarında taşınmazın atıl vaziyette açıklık alan olarak gözüktüğü ve ham toprak vasfında olduğu, taşınmazın imar ihya edilmesinden sonra 20 yıllık sürenin tamamlanmadığı, öte yandan taşınmaz üzerindeki kapama limon bahçesinin mahalli bilirkişi beyanlarına göre davalıya ait olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan tespitin iptali ile taşınmazın tespitteki yüzölçümü ve geometrik şekliyle, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki kapama limon bahçesinin davalıya ait olduğu hususunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca davalıdan nispi harç alınmasına yönelik karar tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan tespitin iptaline, taşınmazın tespitteki yüzölçümü ve geometrik şekliyle, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki kapama limon bahçesinin davalıya ait olduğu hususunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasına, davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin 3402 sayılı Kanun'un 36/A fıkrası uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına, davacı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de 3402 sayılı Kanun'un 36/A fıkrası uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca davalı taraftan harç alınmasına yer olmadığına karar vermiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.