Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6468 K.2025/2700

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/6468 📋 K. 2025/2700 📅 07.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/6468 E.  ,  2025/2700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/671 E., 2023/1168 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/139 E., 2023/27 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... köyü, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu, taşınmazın keşif esnasında sınırları gösterilecek olan bölümünün müvekkiline ait olduğunu ve müvekkili ile üst soyu tarafından 70-80 yıldır nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla tarımsal amaçlarla kullanıldığını, son 60 yıllık dönemde ise çay bahçesi haline dönüştürüldüğünü, taşınmazın bir bölümünün ise köylünün isteği üzerine müvekkili tarafından ... isimli GSM şirketi ile yapılan yazılı kira sözleşmesi uyarınca 2000 yılından itibaren baz istasyonu olarak kullanıldığını, ayrıca yöreye ait hava fotoğrafları incelendiğinde çekişmeli taşınmazın ferdi kullanıma elverişi tarımsal amaçla tımar edildiğinin görüleceğini, bunun yanı sıra çevresindeki arazilerin aynı toprak yapısına sahip olup benzer şekilde kullanıldığını ve kadastro esnasında şahıslar adına tespit edildiklerini belirterek, dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın keşif esnasında sınırları gösterilecek olan bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tapu kayıtları, bilirkişi raporu ve mahalli bilirkişi beyanlarının incelenmesinde; bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın orman sayılmayan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen alanın ise orman sayılan yerlerden olduğunun çelişkiden uzak bir şekilde teknik bilirkişi verileri ile ortaya konulduğu, (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davacı ve murislerinin kadastro tespitinin yapıldığı yıla kadar taşınmaza 20 yıldan fazla süredir eklemeli zilyetlik yoluyla çekişmesiz ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyet bulundukları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre zilyetlikle kazanma şartlarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen ve orman bilirkişisinin ortak raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen kısmının tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle çay bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın ise orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, "...Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, istinaf edenin sıfatına ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ne var ki, eldeki dava, 103 ada 1 sayılı orman parselinin bir bölümüne yönelik olarak genel mahkemede açılmış tapu iptali ve tescil davası olup, sadece kabul kararı verilen kısım hakkında tapu iptali ve tescil kararı vermekle yetinilmesi gerekirken dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan kısmı hakkında tapu sicilindeki edinim sebebini değiştirecek şekilde tescil hükmü kurulması isabetsizdir. Ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiş, her ne kadar kabul kararı verilen kısmın değeri üzerinden davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz ise de davacı tarafın bu konuya ilişkin olarak herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığından kurulan yeni hükümde önceki hükmün bu kısmı aynen muhafaza edilmiş..." şeklindeki gerekçe ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... köyü, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın jeodezi ve fotogrametri mühendisi ......... ve orman yüksek mühendisi Prof. Dr. ............ tarafından müşterek düzenlenen 15.05.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yeralan Şekil-1'deki krokide (A) harfi ile ve sarı renkte gösterilen 1.168,65 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile aynı ada içerisinde yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle çay bahçesi vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.