Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6153 K.2025/2698
8. Hukuk Dairesi 2023/6153 E. , 2025/2698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1437 E., 2023/1143 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/3 E., 2018/14 K.
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... köyünde 164 nolu Orman Kadastro Komisyonu'nca yapılan kadastro çalışmaları sonunda 90 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içine alınması gerekirken orman sınırları dışında bırakıldığını, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelendiğinde dava konusu taşınmazın yeşil renkte orman sayılan alanlar içerisinde kaldığını belirterek, dava konusu taşınmazla ilgili yapılan orman kadastro tutanaklarının iptali ile dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 11.800 metrekarelik kısmının 1958 ve 1978 tarihli memleket haritalarında yeşil renkte çam rumuzlu orman alanında kaldığı ve tamamen kızılçamla kaplı tam kapalılıkta olduğu, eğiminin %15-20 ile %30-40 arasında değiştiği, hem kuzey hem doğudan Devlet Ormanına bitişik ve halen de tamamen kızılçamla kaplı tam kapalılıkta olup içinde 5074 adet değişik yaş ve çap grubunda kızılçam ağaçlarının bulunduğu, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.06.2014 tarihli ve 2014/3030 Esas, 2014/6967 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere tapu ve zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi gerektiği, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen ve fiilen zeytin bahçesi olarak kullanılan 14.850 metrekarelik kısmının ise memleket haritasında beyaz renkli açık olduğu, tarım alanı olarak kullanılageldiği, 65 yıldır zeytin tarımı yapıldığı, kuzey, güney ve batısındaki komşu parsellerin de zeytin tarımı yapılan araziler olduğu, taşınmazın ormandan açıldığına dair teknik, idari veya hukuki bir belgenin bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, 06.08.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 11.800 m² alanın 164 nolu Orman Kadastro Komisyonunca orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin uygulamanın iptali ile krokisinde (A) harfi ile gösterilen bu bölümün orman sınırları içerisine alınmasına, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 14.850 m² alana ilişkin davanın reddine, Orman ve Su İşleri Bakanlığı yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar vermiş; hüküm, davacı ... İdaresi ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ve 2019/240 Esas, 2019/754 Karar sayılı kararı ile hükmün miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bu kez 23.09.2019 tarihli ek karar ile tarafların temyiz istemli dilekçelerinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiş, iş bu karar da davacı ... İdaresi ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle reddine ilişkin kararı ile temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararının doğru olmadığı gerekçesiyle ek kararın kaldırılarak, dosyanın esas yönünden incelemesinin yapılmak üzere 11.07.2019 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritaları üzerinde yapılan incelemede, arazi kadastrosunun yapıldığı tarihte orman niteliğinde olup rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazla ilgili davanın kabulü ile bu kısmın orman sınırları içine alınmasına, (B) harfi ile gösterilen kısma ilişkin talebin ise reddine ve davada pasif husumet ehliyeti bulunmayan davalı bakanlık aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında ... Köyü 90 parsel sayılı 26.650,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, 437 tahrir nolu vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ....... adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra taksim ve intikal sonucu ... adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede, 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 20.12.2013 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve (2/B) uygulama çalışması vardır.
Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda, davacı ... İdaresi ve davalı ... mirasçıları vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak TKGM parsel sorgu uygulaması üzerinde yapılan incelemede, karar tarihinden sonra, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapıldığı, bu çalışmada taşınmazın 131 ada 10 parsel sayısı ve 26.602,39 m2 yüzölçümü ile tespit edildiği, dolayısıyla taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin yüzölçümlerinin değiştiği, bu nedenle hükme dayanak bilirkişi rapor ve krokisinin infaza elverişliliğini yitirdiği anlaşılmıştır.
O halde, Mahkemece taşınmaz hakkında düzenlenen 22/2-a uygulamasına ilişkin kadastro tutanak ve krokileri Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, 22/2-a çalışmasına itiraz olup olmadığı araştırılmalı, var ise sonucu beklenmeli, sonrasında dosya fen bilirkişisine verilerek güncel parsel bilgileri üzerinde infaza elverişli kroki düzenlettirilmelidir.
İlk Derece Mahkemesi kararının bu haliyle infaza elverişli olmaması nedeniyle hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.