Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1754 K.2025/2695
8. Hukuk Dairesi 2023/1754 E. , 2025/2695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/196 Esas, 2023/42 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/131 Esas, 2021/254 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve birleşen dosyada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli ... Mahallesi, ........... mevkii, 331 ada 24 parsel sayılı taşınmaz hakkında 23.03.2020 tarihli kadastro tutanağı düzenlenerek 911,08 metrekare yüzölçümlü tarla vasfı ile belgesizden Hazine adına tespit edildiği, taşınmazın beyanlar hanesine "Bu parsel üzerindeki iki katlı ev ...oğlu ...'a aittir." şerhi yazıldığı, kadastro çalışma sonuçlarının 05.11.2020 ila 07.12.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği anlaşılmıştır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi... mevkii 331 ada 24 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında Hazine adına tespit yapıldığını, dava konusu yerin 30 yılı aşkın süredir zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, içerisinde evi, tuvaleti ve otoparkının bulunduğu, çok sayıda ağaç diktiğini belirtilerek kadastro tespitine itirazın kabulü ile tescilin iptaline ve taşınmazın adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
3. Birleşen 2020/143 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 331 ada 7 parselin dedesi ... adına kayıtlı iken müvekkile hibe edildiği, yine bu parselin yanında bulunan 331 ada 24 parselin 40 yılı aşkın süredir müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, uzun yıllar öncesinde müvekkilin dedesinin imar ve ihya ettiğini, ayrıca bu 331 ada 24 parsel içerisinde 1988 yılında yapılmış ...'a ait iki katlı ev olduğunu, evinde bulunduğu dava konusu parselde bulunan 911 metrekarelik alana ilişkin kadastro tespitine itirazın kabulü ile tescilin iptaline, taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini talep etmişlerdir.
Milas Kadastro Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/143 Esas, 2021/19 Karar sayılı dosyasının, aynı Mahkemenin 2020/131 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, yargılamaya 2020/131 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 331 ada 24 parsel yönünden imar ihya şartlarının oluşmadığı, ev ve avlusu olarak kullanıldığı, eğimin %25-30 olduğu ve büyük kaya bloklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, ... Mahallesi, Köyiçi mevkii 331 ada 24 parselin Hazine adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2020/143 Esas sayılı dosyada, davanın ... yönünden pasif husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, diğer davalı yönünden davanın reddine, dava konusu taşınmaz yönünden 2020/131 Esas sayılı asıl dosyada hüküm kurulduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve birleşen dosyada davacı ... vekilinin ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazda davacılar lehine yasada tanımlanan anlamda imar ve ihya şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, birleşen davaların ayrı ayrı, davalı ... lehine muhtesat şerhi verilen dahili davalı ... yönünden esastan reddi ile, dava konusu taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosyada ayrıca davalı gösterilen davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekili ile birleşen dosya davacısı vekilinin tüm istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 03.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 1992, 2009, 2015 tarihli hava fotoğraflarında çevre taşınmazlarla arasında ayırıcı nitelikte sınır yapısı bulunan taşınmazın kendi içinde de 3 bölüm halinde kullanılmakta olduğunu, üzerindeki yapının, söz konusu bölümlerden 1 ve 3 no.lu bölüm arasında zeminde görülen blok kaya ve taş duvardan oluşan sınır bulunduğunu, 911,08 metrekare yüzölçümlü ve tarla vasfı ile sınırlandırma ve tespit görmüş olan taşınmazın (1 no.lu bölüm) 229,21 metrekarelik bölüm tanık beyanları ile de sabit olmakla birlikte 1977 den bu yana müvekkili ... tarafından kullanılmakta olduğunu, davaya konu parselde imar ve ihya şartlarının oluştuğu, taşınmazda kayalık olmadığı eğim olmayan düz bir arazide meyve ağaçları olduğu düzlük alanda tarım işlemleri yapıldığını, tarım ve hayvancılık yapılmaya devam ettiğinden eski tuvalet dahi bu kullanılmakta olduğunu, söz konusu parsel yalnızca ev ve sundurma olarak kullanılmadığı, tarım yapıldığı halde içerisinde meyve ağaçları olduğunu ve imar ve ihya edildiği halde verilen karar haksız, hatalı ve hukuka olduğunu beyan etmiştir.
2. Birleşen 2020/143 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; ... Mahallesi sınırları içerisinde 331 ada, 7 parsel sayılı tapu kayıtlı gayrimenkul müvekkilin dedesi ... adına kayıtlı iken müvekkiline 31.12.2019 tarihinde kayıtsız şartsız hibe edildiğini, yine bu parselin yanında bulunan 331 ada, 24 parselin de 40 yılı aşkın süredir müvekkilin dedesinin zilyetliği ve tasarrufunda olup, uzun yıllar öncesinden beri müvekkilin dedesi tarafından imar ve ihya edildiğini, son 20 yıldır da müvekkilinin de dedesiyle birlikte bu yeri ekip biçtiğini, 331 ada 24 parsel içerisinde ayrıca müvekkilinin dedesi ... tarafından 1988 yılında yapılmış olan ve ...'a ait ev de bulunmakta olduğunu, taşınmazın imar ve ihya edildiğinin tanık beyanları ve raporla da ispatlandığını, ancak yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, imar ve ihya şartları oluştuğu halde mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve birleşen dosyada davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50TL'nin temyiz eden davacı ...'tan alınmasına,
179,90TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50TL'nin temyiz eden davacı ...'tan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.