Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/458 K.2025/2704

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/458 📋 K. 2025/2704 📅 07.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/458 E.  ,  2025/2704 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/145 E., 2023/1465 K.
KARAR : İhbar olunan vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/356 E., 2022/329 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ihbar olunan Orman İdaresinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları esnasında Kastamonu ili...ilçesi ... köyü 114 ada 33 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 2.000 m²'lik bölümünün kendisine ait 114 ada 23 parselin bir bölümü iken hatalı olarak Hazine adına tespit ve tescilinin yapıldığını, ancak bu alanın yıllardır malik sıfatı ile kendisi ve ataları tarafından kullanıldığını belirterek 114 ada 33 parselin yaklaşık 2.000 m²'lik kısmının tapusunun iptali ile adına kayıtlı olan 114 ada 23 parsele eklenerek adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Kastamonu Kadastro Mahkemesi'nin 27.09.2018 tarihli ve 2018/19 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının askı ilan süresi içinde dava açılmadığından kesinleştiği, davanın kadastro tutanağının kesinleşmesinden sonra açılması halinde görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, dosyanın yetkili ve görevli Kastamonu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi ve talep üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 11.04.2019 tarihli keşifte alınan mahalli bilirkişi beyanları ve 22.04.2022 tarihli keşifte yapılan teknik incelemeler ile oluşturulan bilirkişi raporlarında, dava konusu (B) rumuzu ile gösterilen alanın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 114 ada 33 no.lu parselle bir bütünlük içinde olmadığı, aralarında kot farkı bulunduğu, davacı adına kayıtlı 114 ada 23 no.lu parselle bütünlük içinde olduğu ve aralarında ayırıcı bir unsurun bulunmadığı, 1951 ve 1955 tarihli hava fotoğraflarında 114 ada 23 no.lu parselle aynı renkte olduğu, 1960 tarihli memleket haritasında kısmen bir kısmının yeşil olarak göründüğü, bu durumun boyama hatasından kaynaklandığı çünkü evveliyatının açıklık olduğunun tespit edildiği, dava konusu alanın 1.504,01 m² olduğu, ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda ise, taşınmazın üzerinde en az 25-30 yıldan beri işlenerek tarım yapıldığı, taşınmazın eğim, toprak yapısı, toprak profil derinliği, bitki örtüsü, kullanım durumu ve benzeri özellikleri dikkate alındığında tarla vasfındaki tarım arazileri ile aynı özellikte olduğunun tespit edildiği, ham toprak vasfında olmadığı, üzerinde orman emvali ağaçlar bulunan 114 ada 33 parsel ile bitki örtüsü olarak benzerliğinin bulunmadığı, taşınmazın niteliğinin tarla vasfında kuru tarım arazisi olduğu, hükme esas alınabilecek nitelikte olan bilirkişi raporları doğrultusunda davacı tarafın iddiasını ispat ettiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, ... ilçesi ... köyü 114 ada 33 parsel sayılı taşınmazın keşfe katılan ... mühendisi ... jeodezi ve fotogrametri mühendisi ..., harita mühendisi ...nın hazırladığı 16.05.2022 tarihli rapor ve rapora ekli krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1.519,60 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile, iptal edilen bu kısmın Kastamonu ili...ilçesi ... köyü 114 ada son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili ile ihbar olunan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Orman İdaresinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, davada taraf olmayıp ihbar olunan sıfatını taşıdığı ve aleyhine hüküm kurulmadığından ihbar olunanın istinaf hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği belirtilerek, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla Değişik 4. maddesi hükmüne göre 2008 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 28.06.2013 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 2/B madde uygulama çalışması yapıldığı, dosya kapsamından 2008 yılında yapılan kadastro sonucu dava konusu 114 ada 33 parsel sayılı 14.526,90 m² yüzölçümündeki taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleşmekle tapuda tescil işleminin yapıldığı, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişilerce benzer şekilde çekişmeli taşınmaz bölümünün etrafının çitle çevrilmiş olduğu, davacıya ait komşu taşınmazın devamı olup bildikleri zamandan bu yana davacı ve ataları tarafından kullanıldığının beyan edildiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında, çekişmeli taşınmazın dava konusu yapılan (B) harfi ile gösterilen kısmının %2-6 eğimli olup kadimden günümüze kadar sürülen, ekilen ve biçilen tarım arazisi olduğu, taşınmazın diğer kısımları ile benzer özellikleri olmadığı, aralarında kot farkı bulunduğu, davacıya ait 23 parselle arasında ayırıcı bir sınır olmadığı ve bir bütün olarak kullanıldığı, benzer özellikte olduğu, uygulaması yapılan 1960 tarihli memleket haritası,1951 ve 1955 tarihli hava fotoğraflarına göre taşınmaz bölümünün tarım yapılan açık alan olduğunun belirtildiği, ancak dosyada taşınmazın tespit tarihine yakın tarihli belgelerdeki durumunun incelemesi yapılmadığından Dairece dava ekonomisi ve yargılamanın seriliği ilkeleri gözetilerek 1993 tarihli memleket haritası ve 1990 tarihli hava fotoğrafının incelendiği aynı gün istinaf incelemesi yapılan Dairenin 2022/1029 Esas sayılı dosyasında yer alan orman mühendisi bilirkişileri tarafından tanzim edilen 24.04.2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu suretinin bu dosya içerisine alındığı, anılan rapor incelendiğinde dava konusu yer ile Dairenin 2022/1029 Esas sayılı dosyasında davaya konu yerin 1993 tarihli memleket haritası ve 1990 tarihli hava fotoğrafında aynı konumda gözüktüğünün tespit edildiği, istinaf aşamasında yazılan müzekkerelerle davacı yanın senetsizden iktisabının olup olmadığı ve daha önce bu konularda dava açılıp açılmadığı araştırılarak yargılamada bulunan eksikliklerin tamamlandığı, bu haliyle dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çekişmeli taşınmaz bölümünün evveliyatı ve eylemli durumu itibarıyla tarım arazisi olup taşınmazda imar-ihyanın olduğu, taşınmazın diğer kısımları ile benzer özellikleri olmayıp aralarında kot farkı bulunduğu, davacıya ait 23 parselle arasında ayırıcı bir sınır olmadığı ve geçmişten bu yana bir bütün olarak kullanıldığı ve benzer özellikte olduğu, çekişmeli taşınmaz bölümünün kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisaba elverişli nitelikte bulunduğu, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların gerçekleştiği gerekçeleriyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak kamu düzeni gözetilerek yapılan incelemede, eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) no.lu bendinde 16.05.2022 tarihli rapor ve rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.519,60 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile tarla vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, hükme esas alınan ve atıf yapılan 16.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda 114 ada 33 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen dava konusu bölümünün 1.504,01 m² olarak tespit edildiği anlaşılmakla, infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmaz yüzölçümünün hatalı yazılarak hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) no.lu bendinde yer alan "1.519,60 m²" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1.504,01 m²" ibaresinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.