Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/185 K.2025/2675

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/185 📋 K. 2025/2675 📅 07.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/185 E.  ,  2025/2675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1292 E., 2023/1409 K.
VEKİLİ : Avukat ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLLERİ : Avukat ..., Avukat ...
2- ...
VEKİLLERİ : Avukat ..., Avukat ...
Avukat ...
3- ...
VEKİLLERİ : Avukat ..., Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/85 E., 2022/5 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dahili davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili Bodrum ilçesi Kızılağaç Mahallesi 156 ada 50 parsel sayılı taşınmazda davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın hiçbir zaman tarla vasfında kullanılmadığı, taşınmazda bulunan zeytin ağaçlarının yaşları ve uydu fotoğraflarından anlaşılacağı üzere 10-15 aşı yaşında olduğu, bu nedenle imar-ihyanın tamamlanmasından itibaren 20 yılı süre ekonomik amaçlı nizasız fasılasız zilyet olunma şartını sağlamadığı, % 30 eğime sahip olduğu, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın makilik vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Hükmün dahili davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davanın tespit maliki olan davalı yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dahili davalılar ... ile ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken, anılan dahili davalıları da kapsar şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde; ayrıca infazda tereddüte neden olmayacak şekilde, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı "komisyon kararının iptali ile" tespit ve tescil hükmü kurulması gerekirken, "komisyon tutanağının iptali ile" tespit ve tescil hükmü kurulmasında dava konusu taşınmazın "orman" vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar vermek gerekirken, "makilik" vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesinde bir isabet bulunmadığı gerekçesi ile dahili davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dahili davalılar ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı ... yönünden kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespiti iye tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.