Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2036 K.2025/2669
8. Hukuk Dairesi 2023/2036 E. , 2025/2669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2510 E., 2023/22 K.
2-İzmir Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/252 E., 2020/142 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulüne, el atmanın önlenmesi talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili ...ilçesi ...mahallesi 167 ada 46 parselde kayıtlı taşınmazın 1975 yılında bölgede yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığını, orman niteliğinde olan taşınmazın kişiler adına tespit ve tescilinin mümkün olmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu 167 ada 46 parsel nolu yerin en eski tarihli memleket haritasının bütünleme tarihi olan 1958 yılından önceki evveliyatından bugüne kadar üzerinde kapalılık teşkil eden kızılçam ağaçları ve pırnal, delice, çitlembik sistus vs. gibi ağaççık vasfındaki maki elemanlarının mevcut olduğu, toprağın sürülüp işlenmediği ve herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, tarımsal amaçlı kullanılmadığının tespit edilmiştir. Yine, dava konusu 47.354.22 m2 yüzölçümündeki 167 ada 46 parselin tamamının tahdidi kesinleşmiş orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir ili ...ilçesi ...mahallesi, 167 ada 46 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının ve beyanlar hanesindeki yazılı tüm şerhlerin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarında da orman niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi isabetli ise de; davacı tarafın müdahalenin önlenmesi talebi ile ilgili olumlu-olumsuz karar verilmemiş olması ve 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesine aykırı şekilde yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesi isabetsiz olup bu eksiklikler yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.2 ve 355. maddeleri gereğince kararın kaldırılıp düzeltilmesine karar vermek gerekmiş, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş ise de, davalının dava tarihine kadar tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazı kullandığı ve haksız müdahalesinin bulunmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile İzmir ili ...ilçesi ...mahallesi 167 ada 46 parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının müdahalenin önlenmesi yönündeki talebinin reddine şeklinde hüküm kurulmuş, bu hüküm de davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.