Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6100 K.2025/2691
8. Hukuk Dairesi 2023/6100 E. , 2025/2691 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1434 Esas, 2022/1090 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ :... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/563 Esas, 2021/99 Karar
Taraflar arasındaki zilyetlikle taşınmaz kazanma koşullarının oluşmadığı iddiasıyla kadastro tespiti öncesi nedene dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi kapsamında Orman Kadastrosu yapılarak 12.08.2009-10.09.2009 tarihleri arasındaki askı ilanı sonucunda itiraz edilmeksizin 11.09.2009 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın ziraat arazileri olarak belirlenen alanda kaldığı anlaşılmaktadır.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili... ilçesi...Mahallesi yaylası ...Mekiinde bulunan 247 ada 2 parsel sayılı taşınmazın arazi kadastro tespitine davalı adına tespit ve tescil edildiğini, işlemin hatalı olduğunu, 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerindeki şartlar oluşmadığından taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2018 tarih ve 2016/205 Esas 2018/5 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın sınırlarını belirli olduğu, tarım yapıldığına dair izler bulunduğu, davacının ve murisi evvellerinin zilyetliğinin en az 20 yıldan beri devam ettiği ve davalı lehine zilyetlikten tescil şartlarının olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin az yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2018 tarih ve 2018/272 Esas 2018/274 Karar sayılı kararı ile; zilyetlik araştırması yapılması için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporlarının kanuna, bilime ve fen kurallarına uygun olduğu, taşınmazın hava fotoğraflarından da anlaşıldığı üzere 2009 yılı itibari ile imar ihyasına başlandığı, dava tarihi itibari ile imar ihyasının tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Antalya ili... ilçesi...Mahallesi 247 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu parselin öncesi imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olup doğal yapısı itibariyle % 15-17 eğimli olması kalması nedeniyle zilyetlik süresinin Orman Kadastrosunun kesinleştiği 2009 yılından itibaren başlatılması gerektiğinden ve 2009 yılından tesis kadastrosu tespit tarihi olan 2010 yılına kadar 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından, davalı yararına zilyetlikle taşınmaz kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, mahkemenin keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarına, davalı tanıkları hatta davacı tanıklarının bu yerin evveliyatında müvekkilin babası ...'a ait olduğu ekin ekilerek kuru hudubat tarımı yapılarak zilyetliğin sürdürüldüğü sonrasında babasının ölümü ile taksim edilerek müvekkiline geçtiği yine aynı şekilde ekin ekilmeye devam edildiği sonrasında 2009 yılında meyve ağaçları dikildiği fakat zilyetliğin yalnızca bununla sınırlı olmadığı, 1950 yıllarına ilişkin yazılı satım sözleşmesi ile bugüne kadar zilyetliğin davalı tarafta olduğunun ispatlandığı, müvekkilinin babası zamanından kalma 30, 35 yaşlarında armut ağaçlarının olduğunun dikkate alınmayıp yalnızca memleket haritası ve hava fotoğraflarında bu yerin öncesinde çalılık olduğu dolayısıyla orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığına karar vermesinin hatalı bir değerlendirme olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, zilyetlikle taşınmaz kazanma koşullarının oluşmadığı iddiasıyla kadastro tespiti öncesi nedene dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.