Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3549 K.2025/2706
8. Hukuk Dairesi 2022/3549 E. , 2025/2706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/404 E., 2022/475 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/8 E., 2020/88 K.
Taraflar arasındaki 2/B uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen dosya davacıları vekilleri tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, dava değeri itibarıyla duruşma isteminin reddine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde;.. ili ...köyü, 208 parsel sayılı taşınmazın uzun yıllardan beri müvekkilinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla tasarrruf ve zilyetliğinde olduğunu, 2014 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında taşınmazın 3 bölüme ayrıldığını, XII numarası ile tarif edilen kısmı............. işgalinde bulunduğunun, XIII numarası ile tarif edilen kısmın ... (... olması gerektiği) mirasçıları işgalinde, kalan kısmın ise orman vasfında olduğunun tespit edildiğini, XII numaralı kısım için ayrı dava açtıklarını, tutanaklarda taşınmazın tamamının 31.12.1981 öncesi orman niteliğini kaybetmiş olduğunun kabul edilmesine rağmen bir kısmının orman olarak belirlenmesinin hukuki ve fiili dayanağının olmadığını belirterek 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması yapılan taşınmazın orman vasfında sayılan bölümüyle ilgili tespitin iptaline, bu bölümün 2/B vasfında olduğunun ve davacının tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu yerin murislerinden kaldığını, uzun yıllardır kendi zilyetlik ve tasarruflarında bulunduğunu, yapılan tespitin hatalı olduğunu, dayanağı olmadığını belirterek çalışmanın iptali ile davacıların malik sıfatıyla tasarruf ve zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; müvekkilinin ............. mirasçısı olduğunu, taşınmazın uzun yıllar muris ve mirasçılarının tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile taşınmazın davacıların malik sıfatıyla tasarruf ve zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2017/23 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; tamamı 47.744,16 metrekare olan dava konusu taşınmazı müvekkillerinin murisi .. ...'un vefatına kadar 50 yıl ekip biçtiğini, ölümünden sonra da mirasçısı ...'ın fiili hakimiyetinde bulundurarak aynı amaçla kullandığını, arazinin kadastro çalışmaları sırasında 3 parçaya ayrılarak parsel XIII'ün ...mirasçıları işgalinde olduğu, parsel XII'in taşınmazla ilgisi bulunmayan .............. işgalinde olduğu, kalan kısmın ise orman vasfında olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın ormanda kalan kısmı ile XII parsel yönünden yapılan tespitin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, tespitin iptaline, davaya konu taşınmazın 2/B vasfına haiz olduğunun, müvekkillerinin murislerinin ve yasal mirasçıların senelerdir iyiniyetle, davasız, aralıksız olarak malik sıfatı ile fiili hakimiyet ve tasarrufunda olduğunun tespitine, ayrıca dosyanın Mahkemenin 2015/8 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2018/184 Esas sayılı dosya davacıları vekili dava dilekçesinde; tamamı 47.744,16 metrekare olan dava konusu taşınmazı müvekkillerinin murisi ............'un vefatına kadar 50 yıl ekip biçtiğini, ölümünden sonra da müvekkillerinin akrabası ve diğer mirasçılardan olan ...'ın fiili hakimiyetinde bulundurarak aynı amaçla kullandığını, arazinin kadastro çalışmaları sırasında 3 parçaya ayrılarak parsel XIII'ün ... mirasçıları işgalinde olduğu, parsel XII'in taşınmazla ilgisi bulunmayan ...................işgalinde olduğu, kalan kısmın ise orman vasfında olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın ormanda kalan kısmı ile XII parsel yönünden yapılan tespitin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, tespitin iptaline, davaya konu taşınmazın 2/B vasfına haiz olduğunun, müvekkillerinin murislerinin ve yasal mirasçıların senelerdir iyiniyetle, davasız, aralıksız olarak malik sıfatı ile fiili hakimiyet ve tasarrufunda olduğunun tespitine, ayrıca dosyanın Mahkemenin 2015/8 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı Devlet ormanı olduğu, evveliyatının da orman niteliğinde olduğu, orman vasfının kaybı nedeni ile orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarına tanındığı, herhangi bir sebeple orman niteliğinde bulunan bir taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması için Orman İdaresinin zorlayıcı biçimde dava açılamayacağı, bununla birlikte 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca taşınmazların Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılabileceği gerekçesiyle, davacı, birleşen davacılar ve asli müdahillerin dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından davalarının reddine karar vermiş; hüküm, davacı ... vekili, birleşen dosya davacıları ..., ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, birleşen dosya davacıları ..., ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, birleşen dosya davacıları ..., ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.